11. Hukuk Dairesi 2020/2950 E. , 2021/2618 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.07.2017 tarih ve 2017/235 E. - 2017/535 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.04.2019 tarih ve 2017/5252 E. - 2019/821 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenme…
**11. Hukuk Dairesi 2020/2950 E. , 2021/2618 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06.07.2017 tarih ve 2017/235 E. - 2017/535 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.04.2019 tarih ve 2017/5252 E. - 2019/821 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine senede dayanarak icra takibi başlatıldığını, dava konusu senedin teminat olarak verildiğini, senet bedelinin ödemesine rağmen icra takibi başlatılmış olduğunu, borçlu olmadığının tespiti talebiyle daha önce dava açıldığını, davanın mahkemece reddedildiğini, dava esnasında elde edilememiş yeni deliller ortaya çıktığını, bu delillerin yargılamanın sonucunu değiştirecek nitelikte olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılması ve yargılamanın iadesi talebinin kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili, yargılamanın iadesi sebeplerinin bulunmadığını, davacının dayandığı belgelerin nitelik ve mahiyetleri itibariyle yargılama esnasında davacının ihmal ve kusuru ile mahkemeye sunulmamış olduğundan, sonradan elde edilme hali mevcut olmadığından ve davacı tarafça delil olarak bildirilip haberdar olunması ve sunulma imkanı varken sunulmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılamaya göre, davacı tarafça yargılamanın iadesine sebep olarak belirtilen, ödeme dekontları, fatura ve kendi ticari defterleri göstermiş ise de bunların başta davacını elinde olan sonradan ele geçirilen belgeler olmadığı, bu haliyle de 3 aylık sürede davanın açılması gerekmesine rağmen açılmadığı ve yargılamanın iadesine sebep olarak gösterilen hususların da yargılamanın iadesine sebep oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. Bölge adliye mahkemesince, davacının delillerin ne zaman elde edildiğini ve neden yargılamada sunulmadığını açıklamadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan havale dekontu, işletme defteri ve davalı tarafça kesilen faturaların davacının elinde olduğu, yargılamadan sonra ele geçirilen belgelerden ve delillerden olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.