10. Ceza Dairesi 2023/13318 E. , 2024/18901 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/476 E., 2016/36 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fık…
**10. Ceza Dairesi 2023/13318 E. , 2024/18901 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/476 E., 2016/36 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 12.02.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/28040 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59194 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/59194 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Asıl kararın kanun yararına bozulması halinde ertelenen cezanın aynen infazına ilişkin Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2018 tarihli ve 2015/476 Esas, 2016/36 Karar sayılı ek kararı ile anılan karara karşı yapılan itirazın reddine dair Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli ve 2018/601 değişik iş sayılı kararının infaz kâbiliyetinin bulunmayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede, Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 Esas, 2020/4900 Karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, dosya içerisinde şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ evrakı bulunmaması sebebiyle anılan kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmediği ve bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, durma kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 11.06.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2015 tarihli ve 2015/13196 Soruşturma, 2015/251 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edildiğine ilişkin bir bilgi ve belgenin dosya arasında bulunmadığı, 24.06.2015 tarihinde tedbirin infazı için Malatya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Malatya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 30.06.2015 tarihli ve 2015/1211 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 08.07.2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği, Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verildiği, C. Erteleme kararının kaldırılarak Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 26.08.2015 tarihli ve 2015/13196 Soruşturma, 2015/4641 Esas, 2015/3727 sayılı iddianamesi ile Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.02.2016 tarihli ve 2015/476 Esas, 2016/36 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, E. Sanığın 10.12.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2018 tarihli ve 2018/82 Esas, 2018/230 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2018 tarihli ve 2015/476 Esas, 2016/36 Karar sayılı ek kararı ile erteli hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, sanığın ek karara itirazı üzerine Mercii Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli ve 2018/601 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. F. Asıl kararın kanun yararına bozulması halinde ertelenen cezanın aynen infazına ilişkin Malatya 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2018 tarihli ve 2015/476 Esas, 2016/36 Karar sayılı ek kararı ile anılan karara karşı yapılan itirazın reddine dair Malatya 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli ve 2018/601 değişik iş sayılı kararının infaz kâbiliyetinin bulunmayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede,28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi uyarınca, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24.06.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda her ne kadar itiraz kanun yolu gösterilmiş ise de, kararın şüpheliye tebliğ edildiğine ilişkin dosya arasında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, şüpheliye tebliğ edilmemesi nedeniyle karar kesinleşmediğinden tedbirin infazına başlanamayacağı, müdürlükçe yapılan infaza ilişkin işlemler hukuki sonuç doğurmayacağı gibi, Malatya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 30.06.2015 tarihli ve 2015/1211 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğinin usulsüz olduğu, şüpheliye ısrar uyarısını içeren ikinci tebligatın da yapılmadığı dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendindeki kovuşturma şartı olan "ısrar şartı"nın da gerçekleşmediği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan açıldığı anlaşılan kamu davalarında yapılan yargılamalar sonucunda verilen; Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2018 tarihli ve 2018/82 Esas, 2018/230 Karar sayılı kararı ile Malatya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli ve 2021/158 Esas, 2021/329 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi hususunda Mahkemesince ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Malatya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2016 tarihli ve 2015/476 Esas, 2016/36 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.05.2024 tarihinde karar verildi.