11. Hukuk Dairesi 2011/7116 E. , 2012/14120 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/11/2010 tarih ve 2009/845-2010/982 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2011/7116 E. , 2012/14120 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/11/2010 tarih ve 2009/845-2010/982 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin bir kısım taşıma işlerini yapan davalı şirketin, alacaklısının başlattığı takibe istinaden, davalı şirketin taşıma işinden kaynaklanan alacaklarına haciz konulduğunu ve müvekkiline birinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi üzerine, davalı şirketin alacağı olan 4.320,52 TL’nin icra dosyasına yatırıldığını, aynı miktardaki ödemenin davacı şirket yetkilileri tarafından mükerrer olarak davalı şirkete de yapıldığını, çekilen ihtarnamelere rağmen mükerrer ödemenin iade edilmediğini, davalı belediyenin de, 5747 sayılı Yasa gereği Ulucak Belediyesi’nin davalı ... Belediyesine katılması ve katılan belediyeye ait davalı şirketin de davalı ... Belediyesi uhdesine geçmesi nedeniyle, davalı belediyenin de sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, mükerrer ödenen 4320,52 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili belediyenin davada taraf sıfatının bulunmadığını, davalı şirketin, Ulucak Belediyesi teşekkülü iken 5747 sayılı kanun kapsamında Ulucak Belediyesi’nin lağvedilmesi üzerine, % 99 hissesinin müvekkil belediye bünyesine geçtiğini, adı geçen limited vasfındaki şirkete belediyenin yalnızca hissedarı olduğunu, belediyenin ayrı tüzel kişiliği haiz olan şirket yanında davalı olarak gösterilmesinin kötü niyetli bir davranış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Kemalpaşa İcra Müdürlüğü’nün icra takip dosyasında borçlu davalı şirketin, davacı şirketteki taşıma işinden kaynaklanan alacaklarına haciz konulduğu, davacı şirketin 4.310,52 TL'yi icra müdürlüğüne yatırdığı, davacının davalı firmaya da 4.321,00 TL havale ederek mükerrer ödeme yaptığı, dava dışı Ulucak Belediyesi’ne ait olan davalı şirketin, 5747 Sayılı Kanun ile Kemalpaşa Belediyesi’ne katıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile mükerrer ödemenin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı limited şirkete mükerrer ödemeden dolayı alacak istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulü ile uyuşmazlık konusu alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Ancak, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 503. ve 532. maddelerindeki düzenlemeye göre, limited şirket, sermaye ortaklığı olup, ortakların sorumluluğu, koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır. Sermaye borçlarını ödeyen ortakların, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı herhangi bir sorumlulukları bulunmadığından, kişisel yönden dava ve takip olunamazlar. Somut olayda, davalı ortağın, davalı şirkete sermaye borcu olduğu noktasında bir iddia ve savunma bulunmadığı gibi davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarında halen faal olarak göründüğü dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu itibarla, ayrı bir tüzel kişiliği haiz limited şirketin borcundan dolayı, ortağı olan davalı belediyeye başvurulamayacağı gözetilmeden, her iki davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.