Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1622 E. , 2024/3458 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1622 Karar No:2024/3458 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- (DAVACI) ... A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şir
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1622 E. , 2024/3458 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1622 Karar No:2024/3458 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- (DAVACI) ... A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin 2010 yılı net satış hasılatının tamamı üzerinden evrensel hizmet katkı payı alınmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin kaldırılması ve sadece elektronik haberleşme hizmeti kapsamına giren hizmet gelirleri üzerinden evrensel hizmet katkı payı alınmasına yönelik 11/04/2011 tarihli başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile fazladan tahsil edildiği iddia edilen 1.873.802,47-TL'nin tahsil tarihi olan 28/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Dairemizin 29/03/2024 tarih ve E:2023/2153, K:2024/546 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı şirketin tüm faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin yetkilendirme kapsamında kabul edilmesine yönelik işlemde mevzuat kurallarına uygunluk bulunmadığından, davacı şirketin elde ettiği gelir kalemlerinden hangilerinin yetkilendirme kapsamındaki faaliyetlerden elde edildiği hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın, doğrudan 2010 yılı net satış hasılatının tamamı üzerinden evrensel hizmet katkı payı alınmasına ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı; Davacının, fazladan tahsil edildiği ileri sürülen 1.873.802,47-TL evrensel hizmet katkı payının tahsil tarihi olan 28/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemine gelince, davacı şirketin elde ettiği gelir kalemlerinden hangilerinin yetkilendirme kapsamındaki faaliyetlerden elde edildiği hususunun değerlendirilmesinden, içerik (katma değerli servis) ve cihaz satış hizmetlerine ilişkin gelir kalemleri yönünden ayrı ayrı inceleme ve değerlendirme yapıldığında; cihaz satış hizmetlerine/faaliyetlerine ilişkin gelir kalemleri yönünden, ilgili mevzuatı ile Danıştay Onüçüncü Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2022/3505-K:2023/921 sayılı bozma kararı üzerine Mahkemelerince verilen 28/12/2023 tarihli ara kararı üzerine dosyaya sunulmuş olan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, cihaz satış faaliyetinin, doğrudan yetkilendirmeye tabi bir faaliyet olmadığı, yetkilendirme konusu hizmeti yerine getirirken gerekli ve/veya ilgili olan bir faaliyet kapsamında olduğu anlaşıldığından, cihaz satış hizmetlerinden elde edilen gelir kalemlerinin, evrensel hizmet katkı payı matrahına dahil edilmemesinin gerektiği, dolayısıyla bu gelir kalemleri bakımından davacıdan fazladan evrensel hizmet katkı payı tahsil edildiği sonucuna varıldığı, bu haliyle, davacının cihaz satış hizmeti gelirleri üzerinden ödemiş olduğu 1.464.056,42-TL'nin yasal faiziyle birlikte davacıya iadesinin gerektiği; içerik (katma değerli servis) satış hizmetlerine ilişkin gelir kalemleri yönünden ise, ilgili mevzuatı ile Danıştay Onüçüncü Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2022/3505-K:2023/921 sayılı bozma kararı üzerine Mahkemelerince verilen 28/12/2023 tarihli ara kararı üzerine dosyaya sunulmuş olan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, ilgili mevzuatında, içeriği, kodu, protokolü veya benzer hususları üzerinde bilgisayar işlemleriyle veya başka surette işlem yaparak aboneye/kullanıcıya ek, farklı ya da yeniden yapılandırılmış bir ses veya veri ileten ya da eğlence, oylama, yarışma, katılım, bilgi verme veya benzeri amaçlı içeriklere erişimi sağlayan hizmetlerin, katma değerli elektronik haberleşme hizmetleri olarak tanımlandığı, öte yandan, anılan hizmetlerin internet altyapısı kullanılarak sağlandığı, bu doğrultuda içerik (katma değerli servis) satış hizmetlerinin yetkilendirme kapsamında elektronik haberleşme hizmetleri olduğu anlaşıldığından, içerik (katma değerli servis) satış hizmetlerinden elde edilen gelir kalemlerinin, evrensel hizmet katkı payı matrahına dahil edilmesinin gerektiği, dolayısıyla davacının içerik (katma değerli servis) satış gelirleri üzerinden ödemiş olduğu 409.746,05-TL'nin tarafına iadesi talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptali ile 1.464.056,42-TL'nin tahsil tarihi olan 28/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine, fazlaya ilişkin kısmın ise reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak, 05/12/2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7061 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile değiştirilen 406 sayılı Posta ve Telgraf Kanunu'nun Ek 37. maddesi uyarınca doğru hasım olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na husumet yöneltilerek davanın reddine karar verilmesinin gerektiği; esasa ilişkin olarak, Mahkeme kararının davalı idareye ağır ve bariz yetki tecavüzüne zorlayan hukuka aykırı bir karar olduğu, 5369 sayılı Kanun'un 6. maddesinde işletmecilere yönelik yahut işletmecilerin faaliyetlerine yönelik hiçbir ayrım gözetilmediği, yalnızca evrensel hizmet katkı payı matrahı ve evrensel hizmet katkı payını ödemekle yükümlü olan işletmeciler ile kamu tüzel kişilerinin tespit edildiği, evrensel hizmet için işletmecinin sadece 5369 sayılı Kanun'un 5. maddesinde yer alan hizmet türlerinden değil, "60. Brüt Satışlar"a kaydedilmesi gereken yetkilendirmesi kapsamındaki tüm faaliyetlerin gelirleri üzerinden evrensel hizmet katkı payının alınacağı, Mahkeme kararının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğu, 5369 sayılı Kanun'da herhangi bir matrah muafiyeti veya istisnası getirilmediği ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, içerik hizmetleri ile katma değerli elektronik haberleşme hizmetlerinin farklı hizmetler olduğu, bu çerçevede hatalı değerlendirme içeren kararın bu yönden bozulmasının gerektiği, Mahkeme kararının aksine, avans faiz talebinin hukuka uygun olduğu, mülkiyet hakkının ihlal edildiği süre boyunca oluşan tüm zararın karşılanması gerektiğinden Mahkemece yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının davanın kısmen reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik temyiz talebinin hukuka aykırı olduğu, davanın tamamının reddi gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından, davanın konusu davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali talebi olduğu, dolayısıyla ilgili işlemin iptali için açılacak davada husumetin Bakanlığa yöneltilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, 5369 sayılı Kanun'da açıkça herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri olarak tanımlandığı, hal böyleyken eletronik haberleşme hizmeti ve dolayısıyla evrensel hizmet kapsamında yer almayan gelirlerinin üzerinden evrensel hizmet katkı payı alınmasının hukuka aykırı olduğu, iade talebine konu gelir kalemleri tek tek incelendiğinde de, dava konusu gelir kalemlerine ilişkin hizmetlerin herhangi birinin 5809 sayılı Kanun'da yer alan elektronik haberleşme hizmeti tanımı ile uyuşmadığı ve yetkilendirme hizmeti niteliğindeki hizmetlerden olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi, davalının temyiz isteminin ise kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin usule ilişkin itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi. ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Elektronik haberleşme alanında faaliyet gösteren davacı şirkete, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, 5369 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince 2010 yılına ait net satış hasılatının %1’i tutarındaki evrensel hizmet katkı payını Nisan ayı sonuna kadar ödemesi gerektiği bildirilmiştir. Davacı şirketin 11/04/2011 tarihli dilekçesiyle; elektronik haberleşme hizmeti kapsamına girmeyen katma değerli servis (... Müzik, ... Oyun, ... Vitamin vb.), modem ve bilgisayar satışı gibi diğer hizmet gelirleri üzerinden evrensel hizmet katkı payı alınmaması gerektiği belirtilerek, elektronik haberleşme kapsamında olmadığı ve fazladan ödendiği ileri sürülen kısımların düzeltilmesini sağlamak üzere ... tarih ve ... sayılı işlemin kaldırılması talep edilmiştir. Anılan başvuru, evrensel hizmet katkı payının şirketin tüm gelirleri dikkate alınarak hesaplanması gerektiği belirtilerek ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmiştir. Bunun üzerine ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile fazladan ödendiği ileri sürülen 1.873.802,47-TL’nin tahsil tarihi olan 28/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu'nun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde, “Elektronik Haberleşme”, işaret, sembol, ses, görüntü ve elektrik işaretlerine dönüştürülebilen her türlü verinin kablo, telsiz, optik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, elektrokimyasal, elektromekanik ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesi, gönderilmesi ve alınması; “Evrensel Hizmet”, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan, internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetler; “Evrensel Hizmet Yükümlüsü”, elektronik haberleşme sektöründe, ilgili mevzuatına göre Kurumca yetkilendirilmiş ve bu Kanun kapsamındaki hizmetleri sağlamakla yükümlü kılınan işletmeci; “İşletmeci” ise, ilgili mevzuatına göre Kurumca veya bu Kanun kapsamına alınmış hizmetler bakımından ilgili diğer mercilerce yetkilendirilmiş olan işletmeciler olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un "Evrensel hizmetin kapsamı" başlıklı 5. maddesinde, "Evrensel hizmet; a) Sabit telefon hizmetlerini, b) Ankesörlü telefon hizmetlerini, c) Basılı veya elektronik ortamda sunulacak telefon rehber hizmetlerini, d) Acil yardım çağrıları hizmetlerini, e) internet hizmetlerini, f) Ulaşımı deniz yoluyla sağlanabilen yerleşim alanlarına yolcu taşıma hizmetlerini, g) Deniz haberleşmesi ve seyir güvenliği haberleşme hizmetlerini, kapsar. ..."; işlem tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle “Evrensel hizmetin gelirleri” başlıklı 6. maddesinde, “… b) Hazine payı ödemekle yükümlü işletmeciler dışındaki işletmeciler ve Türk Telekom yıllık net satış hâsılatının % 1’ini, izleyen yılın Nisan ayı sonuna kadar; faaliyetleri gereği Hazine payı ödemekle yükümlü olduğu hâlde Hazine payı ödemeyi gerektirmeyen hizmetleri de yürüten işletmeciler ise Hazine payına esas teşkil etmeyen yıllık net satış hâsılatının % 1’ini, izleyen yılın Nisan ayı sonuna kadar, Bakanlığa bildirir. Bu meblağ aynı süre içinde Bakanlığın Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına aktarılır ve bütçeye “Evrensel hizmet gelirleri” adı altında gelir kaydedilir …” kurallarına yer verilmiştir. 28/05/2009 tarih ve 27241 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin "Yetkilendirme başvuru şartları" başlıklı 7. maddesinde, "Bildirim veya bildirimle birlikte kullanım hakkı verilmesi suretiyle yetkilendirilmek için Kuruma başvuru yapan şirkette aşağıdaki şartlar aranır: a) Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre, yalnızca yetkilendirmeye tâbi faaliyetleri veya bununla birlikte yetkilendirme konusu hizmeti yerine getirirken gerekli ve/veya ilgili olan cihaz satış, kurulum, bakım-onarım ve danışmanlık gibi faaliyetleri yürütmek üzere anonim veya limited şirket statüsünde kurulmuş olması, b) Şirketin tescil ve ilan olduğu Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan ana sözleşmesinde faaliyet alanı kapsamında “elektronik haberleşme hizmeti/telekomünikasyon hizmeti sunulması ve/veya şebekesi veya altyapısı kurulup işletilmesi” ifadesine veya yetkilendirilmeyi talep ettiği elektronik haberleşme faaliyetine yer verilmiş olması (...)" kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Mahkeme kararının, dava konusu işlemin iptali ile davacının cihaz satış gelirleri üzerinden ödediği 1.464.056,42-TL'nin tahsil tarihi olan 28/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine yönelik kısmının incelenmesinden; Aktarılan kurallardan, evrensel hizmetin, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetleri ifade ettiği, işletmecilerin tüm faaliyetlerinden elde ettiği gelirlerin yetkilendirme kapsamında kabul edilemeyeceği, dolayısıyla evrensel hizmet geliri olarak yapılacak ödemenin gelir tablosunda yer alan tüm net satış hasılatı üzerinden hesaplanarak ödenmesinin istenilemeyeceği açıktır. Ancak, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 7. maddesinde, işletmecilerin, yetkilendirmeye tabi elektronik haberleşme hizmeti faaliyetleri veya bununla birlikte yetkilendirme konusu hizmeti yerine getirirken gerekli ve/veya ilgili olan cihaz satış, kurulum, bakım-onarım ve danışmanlık gibi faaliyetleri yürütmek üzere kurulacağı belirtildiğinden, anılan gerekli ve/veya ilgili faaliyetlerin de esasen dolaylı olarak yetkilendirme kapsamında kabul edildiği anlaşılmaktadır. Buna karşılık, yetkilendirme konusu elektronik haberleşme hizmetleri için gerekli ve/veya bu hizmetlerle ilgili olmayan diğer faaliyetler ise yetkilendirme kapsamında kabul edilemeyecektir. Yetkilendirmeye tabi faaliyetler için gerekli ve/veya bunlarla ilgili bu yan faaliyetleri gerçekleştiren ve bunlardan gelir elde eden işletmecilerin, piyasada aynı faaliyetlerden gelir elde eden yetkilendirilmemiş diğer teşebbüslerle aynı hukuki durumda olduklarının kabul edilemeyeceği açıktır. Zira yetkilendirilmiş işletmeciler, abonelerden kaynaklı hazır bir müşteri portföyüne sahip olup, bu ürün ve/veya hizmetleri ilgili elektronik haberleşme hizmetiyle birlikte pazarlayabilme ve bunların ücretlerinin aylık faturaya yansıtılmak suretiyle tahsil edilebilmesi gibi rekabet avantajlarını haizdir. Dolayısıyla, yetkilendirmeye tâbi hizmetler yerine getirilirken gerçekleştirilen, yetkilendirme konusu hizmet için gerekli ve/veya bu hizmetle ilgili olan faaliyetlerden elde edilen gelirlerin de evrensel hizmet katkı payı matrahına dahil edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Uyuşmazlıkta, davacının evrensel hizmet katkı payı matrahına dahil edilmemesi gerektiğini ileri sürdüğü gelir kalemleri bu bağlamda değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemenin 28/05/2021, 15/06/2022 ve 23/06/2022 tarihli ara kararlarıyla, davalı idareden, davacıya ait 2010 yılına ilişkin evrensel hizmet katkı payının hesaplanmasına ilişkin bilgi ve belgeler, 2010 yılına ilişkin evrensel hizmet katkı payı olarak davacı şirketten tahsil edilen miktara ilişkin bilgi ve belgeler ile davacı şirketin 2010 yılına ilişkin yetkilendirme kapsamındaki faaliyetlerinden elde edilen net satış hasılatları üzerinden hesaplanmış olsaydı ne kadar evrensel hizmet katkı payı ödemesi gerekeceğine ilişkin bilgi ve belgeler istenilmiş, davacı tarafından dosyaya sunulan tabloda; cihaz satış hizmetlerine ilişkin kalemler (DECT Telefon Satış Geliri, ADSL Modem Satış Gelirleri, VDSL Modem Satış Gelirleri, IPTV Modem Satış Geliri, Bilgisayar Satış Geliri, Cep Telefonu Bedeli, Netbook Satış Geliri) ve içeriğe ilişkin kalemlerin (Katma Değerli Servis/Hizmet Ücreti (Oyun, Müzik, Güvenlik Paketleri, Yedekleme Hizmeti, Vitamin Eğitim, Wifi, E-posta, Web Alan Adı Hizmeti), Ek Katma Değerli Servis/Hizmet Ücreti (Vitamin Eğitimi, Web Alan Adı Hizmeti), Vitamin Kart Satış Geliri, Oyun Şifre Kartı Satış Geliri, Oyun Satış Geliri (DVD), Ek Katma Değerli Servis/Hizmet Ücreti İade, Vitamin Kart Satış Geliri İade, Oyun Şifre Kartı Satış Geliri İade, Oyun Satış Geliri (DVD) İade, Katma Değerli Servis/Hizmet Ücreti İskonto, Ek Katma Değerli Servis/Hizmet Ücreti İskonto, Oyun Şifre Kartı Satış Geliri İskonto) olduğu ve bu kalemler bakımından davacıdan içerik satışları üzerinden 409.746,05-TL ve cihaz satışları üzerinden 1.464.056,42-TL olmak üzere toplam 1.873.802,47-TL evrensel hizmet katkı payına yer verilmiştir. Davalı idarenin cevabi yazılarında ise, Sanal Mobil Şebeke Hizmeti, Sabit Telefon Hizmetleri, Altyapı İşletmeciliği Hizmeti, Uydu Haberleşme Hizmeti, Uydu Platform Hizmeti, Kablolu ve Kablosuz İnternet Servis Sağlayıcılık Hizmetleri, Kablolu Yayın Hizmeti İşletmeciliği alanlarında yetkilendirmeler kapsamında ilgili elektronik haberleşme hizmeti ve bu hizmetleri sunarken gerekli ve/veya ilgili olan cihaz satış, kurulum, bakım onarım ve danışmanlık gibi faaliyetleri yürütmek üzere davacının yetkilendirildiği belirtilmiş ve cevabi yazıların ekinde davacı şirketin 2010 yılı gelir tablosuna yer verilmiştir. Davacının yetkilendirildiği elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin olarak, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin birçok maddesinde atıf yapılan ve BTK tarafından hazırlanan "Elektronik Haberleşme Hizmet, Şebeke ve Altyapılarının Tanım, Kapsam ve Süreleri"ne ilişkin dokümanda; "Sanal Mobil Şebeke Hizmeti"nin, işletmeci tarafından, adına tahsis edilmiş frekans bandı olmaksızın, mobil elektronik haberleşme hizmeti sunmak üzere Kurum ile imtiyaz sözleşmesi imzalayan işletmecilerin altyapıları üzerinden, ağırlayan işletmecinin Kurumca verilen yetkilendirmesi kapsamında, kendi markası ile abonelerine mobil elektronik haberleşme hizmetlerinin sunulmasını kapsadığı, "Sabit Telefon Hizmetleri" ile işletmecinin, kullanıcılara sabit karasal telefon şebekesi üzerinden il içi, iller arası ve uluslararası telefon hizmetleri de dâhil olmak üzere tüm temel telefon hizmetlerini ve sesli veya kısa mesaj, faks, görüntülü telefon ve benzeri tüm katma değerli telefon hizmetlerini sunma hakkına sahip olduğu, "Altyapı İşletmeciliği Hizmeti"nin, telefon hizmeti hariç olmak üzere, işletmecilere ve kullanıcılara elektronik haberleşme hizmetleri sunulmasına imkân sağlayan transmisyon altyapısının kurulması ve işletilmesi olduğu, "Uydu Haberleşme Hizmeti"nin, uydular ve uydu yer istasyonları ve/veya uydu terminalleri aracılığı ile tek veya çift yönlü olarak, elektromanyetik dalgalar vasıtasıyla coğrafi olarak birbirinden uzak noktalar arasında telefon hizmeti hariç olmak üzere abonelerine/kullanıcılara ses, veri, görüntü iletişimi hizmetinin sunulmasını ve ilgili altyapının kurulup işletilmesini kapsadığı, "Uydu Platform Hizmeti"nin, değişik iletim ortamlarından alınan telefon hizmeti hariç olmak üzere ses, veri ve görüntü işaretlerinin sayısal uydu platformunda kodlayıcı ve çoklayıcı grupları yardımıyla sayısal ortama çevrilerek, uydu yer istasyonları vasıtasıyla sayısal paketler halinde uyduya gönderilmesi ve uydudan alınan sayısal işaretlerin uygun terminal cihazları vasıtasıyla abonelerine iletilmesi hizmeti olduğu, "Kablolu ve Kablosuz İnternet Servis Sağlayıcılık Hizmetleri"nin, abonelerinin veya kullanıcılarının internet üzerinden sunulan elektronik haberleşme hizmetlerinden ve içerik hizmetlerinden yararlanmalarını sağlamak üzere, abonelerini veya kullanıcılarını İnternet şebekesine eriştirme hizmetini kapsadığı, "Kablolu Yayın Hizmeti İşletmeciliği"nin ise şifreli ve/veya şifresiz radyo, TV ve video sinyalleri ile oyun, anlık mesajlaşma gibi sayısal/etkileşimli ek hizmetlere ilişkin sinyallerin (telefon ve İnternet hariç) koaksiyel, bakır, fiber gibi kablolu şebekeler üzerinden abonelere iletilmesini içeren elektronik haberleşme hizmeti olduğu belirtilmiştir. Davacı şirketin yetkilendirildiği hizmetlerin niteliği ve davacı şirket tarafından evrensel hizmet katkı payı matrahına dahil edilmemesi gerektiği iddia edilen gelir kalemleri birlikte değerlendirilmelidir. Cihaz satış hizmetlerine ilişkin kalemleri yönünden, internet servis sağlayıcılığı hizmetinin sunumu ve abonelerin/tüketicilerin bu hizmete erişimi için gerekli olan ürünlerin satışından elde edilmiştir. İçeriğe (Katma Değerli Servis) ilişkin kalemler ise, bir bütün olarak davacının yetkilendirildiği elektronik haberleşme hizmetleriyle açıkça ilgili bulunmaktadır. Dolayısıyla, bu gelirlerin yetkilendirme konusu hizmetleri yerine getirirken gerekli ve/veya ilgili olan faaliyetlerden kaynaklandığı ve davacı şirketin esas faaliyet konusu olan elektronik haberleşme hizmeti sunumuyla ilgili olduğu anlaşıldığından, elektronik haberleşme sektöründe yetkilendirilmiş olan davacı şirketin yürüttüğü bu faaliyetlerden elde ettiği gelirler üzerinden de evrensel hizmet katkı payı ödemekle yükümlü olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, yetkilendirmeler çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmeci davacı şirketin, yetkilendirmeye tabi faaliyetleri ile birlikte yetkilendirme konusu hizmetleri yerine getirirken gerçekleştirdiği ve elektronik haberleşme hizmetlerinin sunumu veya bu hizmetlere erişim için gerekli ve/veya ilgili olduğu anlaşılan faaliyetlerinden elde ettiği net satışlar dahil olmak üzere evrensel hizmet katkı payı ödemesi gerektiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali ile 1.464.056,42-TL'nin tahsil tarihi olan 28/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine ilişkin Mahkeme kararında bu kısım yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Mahkeme kararının, davacının içerik (katma değerli servis) satış gelirleri üzerinden ödemiş olduğu 409.746,05-TL'nin iadesi talebi yönünden davanın reddine ilişkin kısmında ise hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, Dairemiz kararına uyulması halinde yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden, Mahkemece yeniden bir değerlendirme yapılacağı açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptali ile davacının cihaz satış gelirleri üzerinden ödediği ...-TL'nin tahsil tarihi olan 28/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine yönelik kısmının, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Davacının temyiz isteminin reddine; 4. Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, davacının içerik (katma değerli servis) satış gelirleri üzerinden ödemiş olduğu ... TL'nin yasal faiziyle iadesi talebi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 5. Bozulan kısım ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, dava konusu işlemin "... Telefon Satış Geliri, Bilgisayar Satış Geliri, Cep Telefonu Bedeli, Netbook Satış Geliri" kalemlerine ilişkin kısmı ile bu kalemlere yönelik toplam ...-TL tutarındaki evrensel hizmet katkı payının tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi istemi yönünden oyçokluğuyla, diğer kısımlar yönünden oybirliğiyle, 23/09/2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY (X): Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından evrensel hizmet katkı payı olarak fazladan tahsil edildiği iddia edilen kalemlere ilişkin dosyaya sunulan tabloda; cihaz satış hizmetlerine ilişkin kalemler (... Telefon Satış Geliri, ADSL Modem Satış Gelirleri, VDSL Modem Satış Gelirleri, IPTV Modem Satış Geliri, Bilgisayar Satış Geliri, Cep Telefonu Bedeli, Netbook Satış Geliri) ve içeriğe ilişkin kalemlerin olduğu, bu kalemler bakımından davacıdan içerik satışları üzerinden 409.746,05-TL ve cihaz satışları üzerinden 1.464.056,42-TL olmak üzere toplam 1.873.802,47-TL evrensel hizmet katkı payına yer verildiği görülmüştür. Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 7. maddesinde, işletmecilerin, yetkilendirmeye tabi elektronik haberleşme hizmeti faaliyetleri veya bununla birlikte yetkilendirme konusu hizmeti yerine getirirken gerekli ve/veya ilgili olan cihaz satış, kurulum, bakım-onarım ve danışmanlık gibi faaliyetleri yürütmek üzere kurulacağı belirtildiğinden, anılan gerekli ve/veya ilgili faaliyetlerin de esasen dolaylı olarak yetkilendirme kapsamında kabul edildiği, gerekli ve/veya ilgili faaliyetlerden anlaşılması gerekenin ise, yetkilendirme olmaksızın söz konusu faaliyette bulunamamasını ve yetkilendirme faaliyetinde bulunabilmesi için zorunlu unsur olması gerekmektedir. Davacı şirket tarafından sunulan cihaz satış hizmetlerine ilişkin kalemleri arasında yer alan "ADSL Modem Satış Gelirleri, VDSL Modem Satış Gelirleri, IPTV Modem Satış Geliri"nin internet servis sağlayıcılığı hizmetinin sunumu ve abonelerin/tüketicilerin bu hizmete erişimi için zorunlu olan ürünlerin satışından elde edildiğinin kabulü gerekmekle birlikte; yetkilendirme olmaksızın da telefon, netbook ve bilgisayar satış faaliyetlerinin yürütülebileceği dolayısıyla davacının yetkilendirme faaliyetinde bulunabilmesi için zorunlu unsur olarak değerlendirilmemesi gerektiği değerlendirilmektedir. Bu itibarla, "... Telefon Satış Geliri, Bilgisayar Satış Geliri, Cep Telefonu Bedeli, Netbook Satış Geliri" kalemlerinin evrensel hizmet katkı payı matrahına dahil edilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu idare mahkemesi kararının "... Telefon Satış Geliri, Bilgisayar Satış Geliri, Cep Telefonu Bedeli, Netbook Satış Geliri" kalemlerine ilişkin kısmı yönünden belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyorum.