Hukuk Genel Kurulu 2024/723 E. , 2024/625 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/68 E., 2023/96 K. KARAR : Davanın reddine 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen 12.09.2023 tarihli ve 2022/68 Esas 2023/96 Karar sayılı karar asıl ve birleşen davada davacı vekili tara…
**Hukuk Genel Kurulu 2024/723 E. , 2024/625 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/68 E., 2023/96 K. KARAR : Davanın reddine 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen 12.09.2023 tarihli ve 2022/68 Esas 2023/96 Karar sayılı karar asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Hukuk Genel Kurulunca incelenerek asıl ve birleşen davada verilen kararın temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği düşünüldü: 3. Asıl ve birleşen dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 46 ncı maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 4. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında öncelikle, asıl ve birleşen dava ve temyiz dilekçeleri birlikte değerlendirildiğinde asıl davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 5.000,00 TL, ek dava niteliğindeki birleşen davada ise toplam zararının 48.576,14 TL olduğu belirtilerek asıl davada saklı tutulan 43.576,14 TL maddi tazminatın tahsilinin istenmesi ve asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi karşısında, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyize konu edilen kararın miktar itibari ile temyizi kabil nitelikte olup olmadığı hususu ön sorun olarak tartışılmış ve değerlendirilmiştir. 5. Bu aşamada istinaf ve temyize ilişkin yasal düzenlemelerin açıklanmasında yarar vardır. 6. Bölge adliye mahkemeleri 20.07.2016 tarihinde faaliyete geçmiş olup bu tarihten itibaren 6100 sayılı Kanun’un istinaf ve temyiz hükümleri uygulanmaya başlanmıştır. 7. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun istinaf yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 341 inci maddesi; (1) (Değişik:22/7/2020-7251/34 md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar. (2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir…” düzenlemesini içermektedir. 8. İlk derece mahkemeleri tarafından verilen ve miktar veya değeri 3.000,00 (yeniden değerleme oranlarına göre hesaplandığında 2023 yılı için 17.830,00) Türk Lirasını geçmeyen mal varlığına ilişkin davalardaki kararlar kesindir. Kesinlik sınırı bakımından manevi tazminat istemleri için bir istisna getirilmiş ve miktarı ne olursa olsun manevi tazminata ilişkin kararlara karşı istinaf yoluna başvurunun mümkün olduğu belirtilmiştir.