11. Hukuk Dairesi 2010/6876 E. , 2012/6852 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2009 tarih ve 2004/249-2009/173 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/04/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin…
**11. Hukuk Dairesi 2010/6876 E. , 2012/6852 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2009 tarih ve 2004/249-2009/173 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/04/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı bulunan domates emtiasının, davalı tarafından gerçekleştirilen Fethiye-Diyarbakır taşıması sırasında, araç kasasının kopması ve devrilmesi sonucunda uğradığı (16.400) TL hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, olay sonucunda bir kısım domates emtiasının hasar gördüğü iddiası doğru ise de hasar miktarı konusundaki iddiayı kabul etmediklerini, olaydan sonra davacı ... ettireni ile müvekkili temsilcisinin kaza yerine gelerek yola dökülen domatesler de dahil tüm emtiayı başka araçlara yükleyip götürdüklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının BK'nun 42. maddesi uyarınca meydana gelen gerçek zarar miktarını ispat ile yükümlü olduğu, dava konusu kaza sonucunda ne miktarda domatesin hasar gördüğünün, ne miktarda domatesin Adana Hali'ne gönderilip satıldığının anlaşılamadığı, davacının hasar miktarını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Ancak dava, taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan emtianın uğradığı hasar bedelinin, davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. TTK.’nun 781. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde uğradığı ziya ve hasardan sorumludur. Ziyadan ve hasardan doğan tazminat miktarı, aynı Yasa’nın 785 vd. maddelerine göre belirlenir. Sigorta bedelini sigorta ettiren Hikmet Balık’a 28.05.2004 tarihinde ödeyen davacı sigortacının da TTK.’nun 1301. maddesi uyarınca hukuken sigorta ettiren yerine geçtiği ve sigorta ettirenin vaki zarardan dolayı davalı taşıyıcıya karşı dava hakkının, ödediği bedel nispetinde davacıya intikal ettiği açıktır. Mahkemece her ne kadar BK.’nun 42. maddesi uyarınca davacının meydana gelen zarar miktarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, tek taraflı olarak meydana gelen dava konusu trafik kazası sonucunda, davalıya ait araç kasasının koparak devrildiği ve kasada bulunan domateslerin yola dökülerek kısmen hasara uğradığı anlaşılmaktadır. Hayatın olağan koşullarına göre böyle bir durumda domates türünden bir emtianın hasara uğrayacağı tabii olduğu gibi, dosyaya sunulan fotoğraflardan da hasar durumu açıkça görülmektedir. Kaldı ki davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde dahi 40 kasa kadar domatesin hasara uğradığı kabul edilmiştir. Gerçekten de BK.’nun 42. maddesi uyarınca zararı ispat yükümlülüğü davacıya düşerse de, aynı Yasa hükmüne göre, zararın gerçek miktarını tespit etmek mümkün olmadığı taktirde hakim, halin mutad cereyanını ve zarara uğrayan tarafın yaptığı tedbirleri dikkate alarak onu adalete tevfikan tayin eder. Ayrıca somut uyuşmazlıkta hasarın niteliği itibariyle sektörde uzman bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak hasar miktarının tespit edilmesi de mümkündür. Mahkemece görüşüne başvurulan avukat bilirkişinin mesleki bilgisinin ise domates emtiasının uğradığı hasar miktarının tespiti için yeterli olmayacağı açıktır. Bu durum karşısında mahkemece, zararın varlığının ispat edildiği kabul edilerek, aralarında bir ziraat mühendisi ile taşıma hukuku konusunda uzman bir bilirkişinin bulunduğu heyet aracılığıyla inceleme yaptırılarak, TTK.’nun 785 vd. maddeleri ile BK.’nun 42. maddesi uyarınca, davacının talep edebileceği gerçek zarar miktarının tespit edilmesi ve sonucuna göre adalete uygun miktarda bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.