7. Hukuk Dairesi 2023/1743 E. , 2024/1686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/133 E., 2023/330 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/120 E., 2022/360 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuru
**7. Hukuk Dairesi 2023/1743 E. , 2024/1686 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/133 E., 2023/330 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/120 E., 2022/360 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 441 ada 16 ve 24 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davalı ... Belediyesine ait ... Mahallesindeki ... Caddesinde toplanan yağmur sularının sel halinde taşınmazlarına (cadde üzerindeki 3 üncü şahıs ...’a ait evin yanından itibaren) akıtılmak suretiyle müdahalede bulunduğunu, yolun iki tarafında bordür taşları döşeli olduğundan 500-600 metre yukarıdan itibaren yol içerisinde toplanan yağmur sularının müvekkiline ait taşınmazlara akıtılarak müdahalede bulunulduğunu, müvekkilinin 24.03.2017 tarihinde Ordu Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına müracaat etmesi üzerine Ekim 2017 tarihinde Yol Ulaşım Dairesinin yola oluktaşı döşediği ve yağmur suyunun akışının durdurulduğunu, ancak daha sonra Ocak 2018 tarihinde yağmur suyunun tekrar müvekkilinin bahçesine bağlandığını, yağmur suyunun akıtıldığı güzergahın doğal dere olmadığını ve bu konuda ... Mahallesi muhtarlığının il muhaberinin ekli olduğunu ileri sürerek, davalının müdahalesinin men’ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, husumetin ayrı bir tüzel kişiliği bulunan Ordu Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, olayda mücbir sebep olup İdarenin kusuru olmadığını ve yerinde keşif yapılarak akan suların doğal olarak akan su olup olmadığı iddia edilen taşkınlığın komşuluğun olağan hoşgörü sınırları içinde katlanıp katlanmayacağının saptanması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; inşaat mühendisi, ziraat mühendisi ve jeoloji mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti ek raporu değerlendirildiğinde, davacının hissedarlarından olduğu 441 ada 16 ve 24 parsel sayılı taşınmazlara ... Caddesi üzerinden akan yağmur sularının toplanarak akması hususunun taşınmazları tehlike altında bıraktığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazların 30 metre yakınına davalı tarafından döşenen yağmur suyunun akışını sağlayan koruge borunun çevreden bulunan diğer taşınmazlara zarar vermeden kaldırılması suretiyle müdahalenin men'ine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: 1. Davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönlerinden reddini talep ettiğini, 2. Müvekkili kurumun davada sorumluluğu ve ihmali bulunmadığını, yol güzergahının parke kaplama yol olup tanıkların da ilgili parke yolun 2010 yılında yapıldığını beyan ettiklerini, ...'nın 2014 yılında kurulduğu gözetildiğinde davada sorumluluğunun bulunmadığının açık olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte imar uygulaması olmayan mevkilerde suların geçici olarak doğal hendeklere ve doğal kanallara bağlanabildiğini, bilirkişi raporunda yağmur sularının taşınmaz sınırında bulunan dere içerisinde toplandığının belirtildiğini, 3. İstinaf incelemesi öncesi yapılan keşifte taşınmazda mevcut bir zarar olup olmadığının; var ise de bu durumun neden kaynaklandığı hususunun net olarak ortaya konamadığını, raporda taşınmaz sınırında bulunan dere içerisinde toplanan yağmur sularının yetiştiricilik bağlamında tarım arazisi olarak kullanılan fındık bahçesindeki fındık ocakları üzerinde olumsuz etkilerinin görülmediğinin, fındık ocaklarının vejetatif gelişimlerinin iyi olduğunun belirtildiğini, 4. Medeni Kanun gereğince doğal olarak akan suya katlanılmasının zorunlu olduğunu, 5. Davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 683 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.