7. Hukuk Dairesi 2024/2214 E. , 2024/2968 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/281 E., 2021/267 K. DAVA TARİHİ : 27.01.2014 KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve yıkım davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı daval…
**7. Hukuk Dairesi 2024/2214 E. , 2024/2968 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/281 E., 2021/267 K. DAVA TARİHİ : 27.01.2014 KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve yıkım davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu dava konusu 178 ada 15 parsel sayılı taşınmaza davalının müdahalesinin önlenmesine, davalıya ait 176 ada 16 parsel sayılı taşınmazda bulunan yapının müvekkilinin taşınmazına taşan kısmının kal'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili duruşmada; davanın reddini savunmuş ve 22.09.2021 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, binasının bütünleyici parçası olan kısmının uygun bir bedel karşılığı müvekkiline verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.07.2014 tarihli ve 2014/32 Esas, 2014/303 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 17.07.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.06.2016 tarihli ve 2014/18523 Esas, 2016/6915 Karar sayılı kararıyla taşınmazların çap kayıtları getirtilmeden, imar durumları sorulmadan, krokileri getirtilmeden, tecavüzün imar ile oluşup oluşmadığı açığa kavuşturulmadan eksik incelemeyle ve taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik incelemeyle karar verildiğini, temliken tescil istemlerinin değerlendirilmediğini, yıkımı istenen yapının merdiven olduğunu, yıkımının fahiş zarar doğuracağını, diğer hissedarların muvafakati alınmadan dava açıldığını, müvekkilinin taşınmazda paydaş haline geldiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. 2. Somut olayda; her ne kadar dava tarihinde davacı kayden maliki olduğu 178 ada 15 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve yıkım istemleriyle eldeki davayı açmışsa da, yargılama sırasında davacıya ait 178 ada 15 parsel sayılı taşınmaz ile davalıya ait 176 ada 16 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu 1139 ada 4 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü ve davacı ile davalının 1139 ada 4 parsel sayılı taşınmazda paydaş haline geldikleri anlaşılmıştır. Bu durumda; dava, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve yıkım davasına dönüştüğünden Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.