4. Ceza Dairesi 2021/41886 E. , 2024/2357 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/978 E., 2020/210 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Düzeltilerek esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edeni
**4. Ceza Dairesi 2021/41886 E. , 2024/2357 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/978 E., 2020/210 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Düzeltilerek esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 5820 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun, temel cezanın adli para cezası olarak belirlenmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen artırımın uygulanmasına ilişkin kısım çıkartılarak neticeten suça sürüklenen çocuğun 5060 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Tebliğname'de karar tarihinden sonra yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin düzenleme ve Anayasa Mahkemesi kararı çerçevesinde hükmün bozulması gerektiği görüşü belirtilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi, mevcut delil durumu ve dinlenen tanık beyanları göz önüne alındığında suça sürüklenen çocuğun beraat etmesi gerekirken cezalandırılmasına karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sincan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan suça sürüklenen çocuğun rahatsızlığı nedeniyle cezaevi kampüs hastanesine sevk edildiği, tedavi sonrasında cezaevine götürülmek üzere ring aracına bindirildiği sırada oradaki çöp kutusundan sigara izmariti almaya çalıştığı, görevli jandarma personeli tarafından müdahale edilerek ring aracına bindirilmeye çalışıldığı esnada aracı yumruklayarak şikâyetçi ve mağdur jandarma personeline yönelik sinkaflı sözlerle hakarette bulunduğu İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Atılı eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiği ve doğru olarak nitelendirildiği, kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış, incelenen dosyaya ve açıklanan gerekçeye göre yerinde görülmeyen sair istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, ancak; suça sürüklenen çocuğun sübuta eren hakaret sözlerinin içeriği, suçun işleniş şekli ile suç sebep ve saiklerine göre 5237 sayılı Kanun'un üçüncü maddesinin birinci fıkrasında "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklinde açıklanan "orantılılık" ilkesine uyulmadan ve somut olayın özellikleri gözetilip değerlendirilmeden, aynı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın adli para cezası yerine hapis olarak belirlenmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi ile hakaret suçunun işlendiği ring aracı içi ve ceza infaz kurumunun 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aleni yerlerden olmadığı gözetilmeksizin fazla ceza tayin edilmesi hususları yasaya aykırı görülmüş, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılıklar, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile 303 üncü maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temel cezanın adli para cezası olarak belirlenmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen artırımın uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hükmün diğer paragrafları buna göre tanzim edilerek diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname'deki Bozma Düşüncesi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin yedinci fıkrasında "Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz" hükmü uyarınca tebliğnamedeki basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden Şikâyetçi ve mağdur beyanları ile tanıklar N. Ç. ve Y. B.'nin suça sürüklenen çocuğun jandarma görevlilerine hakaret ettiğine ilişkin anlatımları doğrultusunda suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı hakaret suçunu işlediği yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiş ve sübuta yönelik temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir. C. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Sebepler Yönünden Suça sürüklenen çocuğa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sair temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.