11. Hukuk Dairesi 2012/15641 E. , 2012/18349 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Hasımsız olarak görülen davada Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/06/2012 tarih ve 2012/13-2012/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelend…
**11. Hukuk Dairesi 2012/15641 E. , 2012/18349 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Hasımsız olarak görülen davada Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/06/2012 tarih ve 2012/13-2012/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili müvekkil şirketin lehdarı olduğu ve rızası olmaksızın kaybolmak suretiyle elinden çıkan, keşidecisi Ahmet Balım olan, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Çorum İnönü Caddesi Şubesi'nden keşide edilen çekin zayi olduğu gerekçesiyle iptaline ve sözkonusu çek hakkında ödeme yasağı konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İzmir 1. Asliye (Hukuk) Ticaret Mahkemesi'nce re'sen verilen yetkisizlik kararı uyarınca dosyanın gönderildiği Çorum Asliye Ticaret (Hukuk) Mahkemesi'nce, dava konusu uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nun 382. maddesindeki çekişmesiz yargı işlerinden olduğu, HMK'nun 383. maddesine göre görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. İstem, kambiyo senedinin zayii nedeniyle iptaline ve kambiyo senedine ödeme yasağı konulmasına ilişkindir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nun 383.maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Kıymetli evrak iptali davalarının çekişmesiz yargı koluna dahil olduğu kuşkusuzdur. Ancak, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Yine aynı yasanın 5\2 maddesi uyarınca bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vazifesi içinde bulunan ve TTK'nun 4. maddesinde tanımlanan ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılır. Mahkemenin gerekçesinde belirtildiği gibi HMK 382/2-e bendi gereğince kıymetli evrakın iptaline ilişkin taleplerin çekişmesiz yargı işi olduğu ortada ise de, yukarda anılan TTK hükümleri gözetildiğinde, HMK'nun 383.madddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğundan, görev tayininde değer esasının benimsenmediği HMK'nun yürürlüğe girdiği tarihten sonra, bu nitelikteki davalarda sulh hukuk mahkemeleri değil asliye hukuk ve/veya asliye ticaret mahkemeleri görevlidir. Nitekim 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757/1. ve 4. maddelerinde de bu tür davalarda ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiği belirtilerek yasa koyucunun bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tayininde ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiği yönündeki iradesi açıkça ortaya koyulmuştur. Açıklanan bu nedenlerle istemle ilgili işe bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olmasına rağmen görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.