11. Hukuk Dairesi 2014/3828 E. , 2014/12475 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.11.2013 tarih ve 2013/150-2013/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları
**11. Hukuk Dairesi 2014/3828 E. , 2014/12475 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.11.2013 tarih ve 2013/150-2013/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler elektronik ortamda okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının .... Sağlık Hiz. Tic. Ltd. Şti'de sahip olduğu hissesinin %2,5'ini 10/09/2012 tarihli hisse alım satım satış vaadi sözleşmesi ile müvekkiline 150.000 TL karşılığında satmayı taahhüt ettiğini, 120.000 TL'yi müvekkilinden hukuka ve usule aykırı olarak aldığını, bu paranın ödendiğine ait iki adet dekont olduğunu, limited ortaklıklarda devir sözleşmesi ve devir vaadi sözleşmesinin yazılı şekle tabi olduğunu, tarafların imzalarının noterce onaylanması gerektiğini, dava konusu hisse satış vaadi sözleşmesinde imzaların noterce onaylanmamış olmasının, satış vaadi sözleşmesinin geçersizliğini doğurmakta olduğunu, davalı tarafın sebepsiz zenginleştiğini, yine Ticaret Kanunu'na göre rekabet yasağı, ön alım ve alım hakları gibi konuların sözleşmede olmadığını, davalının bu sözleşmeyi yaparken müvekkilini aldattığını, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek, davalının hukuka ve usule aykırı olan hisse alım satım sözleşmesi vaadine dayalı olarak aldığı 120.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının beyanlarının tamamen yasaya aykırı ve kötü niyetli olduğunu, sözleşmenin bizzat davacı ile düzenlendiğini, davacının aradan geçen süreden sonra bu kez şekli eksiklikten dolayı bizzat kendi imzaladığı ve uyguladığı sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmesinin hukukun genel ilkelerine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; karşı davasında ise şirketin mali dengesinin sağlanması için alınan karar gereğince 1.000.000,00 TL sermaye arttırımına gidildiğini, davacı ...'ın % 2,5 hissesine düşen 25.000,00 TL sermaye artırım bedelini ödemediğini, hisse bedeli alacağından ise bakiye 30. 000 TL'yi ödemediğini ileri sürerek 55.000 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gerek 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesi ve gerekse 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde, limited şirketlerde pay devrinin imzası noterce onaylanan sözleşme ile yapılması gerektiğinin düzenlendiği, bu düzenlemenin devri taahhüt eden ön akitler açısından da geçerlilik şartı olduğu, somut olayda sözleşmenin adi yazılı şekilde yapıldığı, yasanın öngördüğü şekil şartına uyulmadığından geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak her iki tarafın verdiği şeyleri geri alması mümkün olup, bu nedenle davacının davalıya verdiği ihtilafsız olan devir bedeli 120.000,00 TL'nin davalıdan alınması gerektiği; karşı dava açısından geçersiz sözleşmeye dayalı olarak, davalının bakiye bedeli talep etmesi mümkün bulunmadığı, yine davalı, karşı dava ile her ne kadar dava dışı .... Sağlık Hiz. Ltd. Şti'nin sermaye arttırımı nedeniyle, davacının hissesine düşen arttırım bedeli 25.000,00 TL'yi talep etmiş ise de, sermaye arttırımı yapanın dava dışı şirket olduğu, bedelin ancak bu şirket tarafından talep edilmesinin mümkün olduğu, davalı-karşı davacı ... Koç'un kendi şahsı için bu bedeli talep etmesinin mümkün olmadığı, davalı gerçek kişinin bu açıdan aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, 120.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6.127,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.