Hukuk Genel Kurulu 2017/2446 E. , 2019/80 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasında birleştirilerek görülen “boşanma” davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 9. Aile Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen 26.06.2014 tarih ve 2013/344 E., 2014/538 K. sayılı karar davalı -birleşen davacı (kadın) vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 08.09.2015 tarih ve 2014/27370 E., 2015/15096 K. sayılı kararı ile: "...Topl…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/2446 E. , 2019/80 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasında birleştirilerek görülen “boşanma” davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 9. Aile Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne dair verilen 26.06.2014 tarih ve 2013/344 E., 2014/538 K. sayılı karar davalı -birleşen davacı (kadın) vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 08.09.2015 tarih ve 2014/27370 E., 2015/15096 K. sayılı kararı ile: "...Toplanan delillerden; davacı-davalı erkeğin yurt dışında çalıştığı, müşterek çocuklar 2007 doğumlu ..... ile 2008 doğumlu....ve .....'nin, yargılama sırasında babanın ailesi ile birlikte yaşadıkları, velayetin babaya verilmesi durumunda da, çocukların babanın ailesi tarafından bakım ve gözetimlerinin sağlanacağı anlaşılmaktadır. Velayet kamu düzenine ilişkin olup, velayete ilişkin düzenleme yapılırken asıl olan küçüğün menfaatlerinin gözetilmesidir. Velayetin anneye verilmesinin çocukların bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmadığı ve hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı da ispat edilmediği halde çocukların velayetinin davacı-davalı babaya verilmesi doğru görülmemiştir...." gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava ve birleşen dava, evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı boşanma istemine ilişkindir. Davacı -birleşen davalı (erkek), eşinin evlendikten sonra tavırlarının değiştiğini, sadakatsiz davranışlar içine girdiğini, evi terk ederek sığınma evine gittiğini, çocukların ise kendi yanında olduğunu ileri sürerek boşanma kararı ile ortak çocukların velayet hakkının kendisine verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı -birleşen davacı (kadın) vekili, erkek eşin evliliğin başlangıcından beri müvekkiline şiddet uyguladığını, tecavüz ettiğini, bunlara dayanamayan müvekkilinin sığınma evine yerleştiğini ileri sürerek tarafların boşanmalarına karar verilmesini, velayetin müvekkiline tevdiini, çocuklar için 250,00'şer TL iştirak nafakasına, müvekkili için 500,00TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Yerel Mahkemece, kadın eşin telefon ve internet üzerinden başka erkeklerle görüştüğü ve mesajlaştığı, eşine karşı senden boşanacağım dediği, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, erkek eşin de maddi ve manevi şiddet uyguladığı, eşiyle zorla cinsel ilişkiye girdiği, bu suretle tarafların eşit kusurlu olduğu belirtilerek tarafların boşanmalarına, çocukların menfaatinin de kamu düzeni ile ilgili olduğu ve çocuklarının babalarının yanında kalmasının onların yararına olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle küçüklerin velayet haklarının babaya verilmesine karar verilmiştir.