7. Hukuk Dairesi 2010/7239 E. , 2011/5576 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 130 ada 10 parsel sayılı 98185,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... vergi kayıtlarına, satın almaya, miras yoluyla gelen hakka ve kazandır…
**7. Hukuk Dairesi 2010/7239 E. , 2011/5576 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 130 ada 10 parsel sayılı 98185,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... vergi kayıtlarına, satın almaya, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 130 ada 10 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline tespit gibi kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 130 ada 10 parsel sayılı taşınmazın, temyize konu uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 2.6.2010 günlü haritada (A) harfi ile işaretli 4449,03 m2 yüzölçümündeki bölümünün kamu malı niteliğinde mera olduğu, davacının tutunduğu 1937 tarih 347 tahrir sayılı vergi kaydının uymadığı, 1937 tarih 356 tahrir sayılı vergi kaydının ise hudutları ve miktarı itibarıyla dava dışı 176 ada 2 parsel sayılı taşınmaza uyduğu, dava konusu taşınmazı kapsamadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Gerçekten çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün sınırında eylemli biçimde kamu malı niteliğinde mera bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazın temyize konu bölümü ile sınırlarını oluşturan temyize konu olmayan taşınmaz bölümleri arasında doğal ya da yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak bir sınır yeri tarif edilmemiştir. Kaldı ki, bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde dere, tepe, hendek, çukur gibi doğal ve yapay sınır yerlerinin bulunması da mümkündür. Hal böyle olunca dava ve temyize konu taşınmazın sınırlarını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen, dava ve temyize konu olmayan bölümlerine el atılarak kazanıldığının ve onun bir bölümünü oluşturduğunun kabulü gerekir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı ...'nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 6,85 TL harcın davacıdan alınmasına, 29.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.