11. Hukuk Dairesi 2011/13224 E. , 2012/20594 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/06/2011 tarih ve 2008/453-2011/435 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutan…
**11. Hukuk Dairesi 2011/13224 E. , 2012/20594 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/06/2011 tarih ve 2008/453-2011/435 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten paket tur satın aldığını, bu kapsamda 15.12.2007 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanından davalı havayollarının uçağı ile yola çıkıldığını, Amsterdam aktarmalı olarak San Francisco havalimanına iniş yapıldığını, burada bagajın kayıp olduğunun anlaşıldığını, tur yetkilisinin kayıp bagaj araştırması için gereken formları doldurarak havayolu şirketine bildirdiğini ve gerekli işlemleri kendilerinin yapacağını söylediğini, 22.12.2007 günü seyahat dönüşünde kaybolan bagajı hakkında bilgi almak için gittiği KLM Havayolu yetkilisinden kendilerine herhangi bir başvuru yapılmadığının, olayın üzerinden 8 gün gibi uzun bir sürenin geçmesi sebebiyle kayıp bagajın bulunmasının çok zor olduğunun öğrenildiğini, müvekkilinin gerekli yazılı bildirimi KLM Havayolları yetkilisine yaptığını ileri sürerek, 30.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı havayolu şirketi vekili, hasar halinde öğrenmeden itibaren derhal ve tesliminden itibaren en geç 7 gün içinde taşıyana ihbarda bulunulması gerektiğini, davacının müvekkiline süresi içinde geçerli bir ihbarda bulunmadığını, bildirimin tur yetkililerine değil, havayolu taşıyıcısına yapılması gerektiğini, Varşova Konvansiyonu'nun 22. maddesi uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun kilo başına 20 USD ile sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, Varşova Konvansiyonu'na göre havayolu ile uluslararası taşıma sırasında bagajın kaybolması nedeniyle uğranılan zarardan taşıyıcının sorumluluğunun söz konusu olacağını, davanın kendilerine yöneltilemeyeceğini, istenen tazminatın fahiş olduğunu, bagaj kayıp formlarının internet üzerinden ve taşıyıcı firma yetkililerince tutulduğunu, San Francisco Havalimanında tutulan tutanağın da taşıyıcı tarafından tutulduğunu, kişilik haklarına yapılan bir saldırının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bagajın kaybından doğan zarardan, davalı ... Hollanda Kraliyet Havayolları A.Ş.'nin Varşova Konvansiyonu hükümleri uyarınca, diğer davalı ...Ş.’nin ise BK.nın 100. maddesi uyarınca sorumlu oldukları, eşyaların değerinin 11.635,00 TL olduğu, emtianın değerinin davalıların sorumluluk miktarının altında bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 11.635,00 TL'nın davalılardan tahsiline, 8.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Ancak, manevi tazminat istenebilmesi için davalıların eylemi sonucunda davacının kişilik haklarının ihlal edilmesi gerekmektedir. Somut olayda davacı, valizinin kaybolması nedeni ile sıkıntılar yaşadığını ileri sürmüş ise de bu kayıplar sonrası yaşandığı ileri sürülen davacı iddialarının kişilik haklarının ihlaline neden olacağının kabulü mümkün bulunmamaktadır. Bu itibarla davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın temyiz eden davalı ...Ş. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı ...Ş. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.