T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/584 - 2026/429 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/584 KARAR NO : 2026/429 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/07/2024 NUMARASI : 2022/343 E. - 2024/541 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince ve…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/584 - 2026/429 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/584 KARAR NO : 2026/429 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/07/2024 NUMARASI : 2022/343 E. - 2024/541 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/07/2024 tarih ve 2022/343 E. - 2024/541 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, Ankara'da beton ve hazır beton üretim ve satışı işi yapan müvekkili bünyesinde 17/2/2012 ile 24/5/2018 tarihleri arasında satış temsilcisi olarak davalının müvekkili ile olan iş akdine son verdiğini, taraflar arasındaki işçi alacakların ilişkin davanın derdest olduğunu, iş akdine son veren davalının kısa bir süre sonra müvekkilinin sektördeki rakibi ... Beton adlı bir firmada işe başladığını, iş sözleşmesine aykırı olmasına rağmen müvekkili tarafından bu duruma ses çıkarılmadığını, ancak 2020 yılı Eylül ayında müvekkili ile bir işçisi arasında çıkan ihtilaftan sonra davalının, işten ayrılırken yanında götürdüğü müşteri bilgilerini kullanarak gerçek dışı beyanlarla bazı müşterilerin ... Beton ile çalışmasını temin ettiğini, taraflar arasındaki iş akdinin 25. maddesi uyarınca davalının, iş akdinin sona ermesinden itibaren iki yıl süre ile müvekkili ile benzer alanda faaliyet gösteren bir iş yerinde çalışmamayı ve çalıştığı takdirde almış olduğu son brüt maaşın 20 katını ödemeyi taahhüt ettiğini, buna göre son brüt maaşı üzerinden müvekkilinin davalıdan 54.552,24-TL alacaklı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin sigorta primlerinin eksik yatırılması, fazla çalışma ve diğer işçilik ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini, işçi alacaklarına ilişkin davanın Ankara 23. İş Mahkemesi'nin 2018/371 E. sayılı dosyasında halen derdest olduğunu, İş Kanunu 24. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi halinde müvekkili hakkında rekabet hükümlerinin uygulanmayacağını, bu nedenle iş mahkemesindeki yargılamanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının müşterilerinin müvekkilinin eylemleri sonucu davacı ile çalışmaya son verdikleri hususunun doğru olmadığını, serbest piyasa koşullarında gayet doğal bir şekilde yapılan ticaretin sıradan bir işçinin rekabet yasağına aykırı davranışları olarak değerlendirilmesinin zorlama, akıl ve mantık dışı bir iddia olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Ankara 54. İş Mahkemesinin istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen 2021/91 E. sayılı dosyasında verilen karar ile davalının TBK'nın 447/2 maddesi gereğince haklı sebeple iş sözleşmesini feshettiği hususu sabit olduğundan rekabet yasağının sona erdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraflar arasındaki işçi alacaklarına ilişkin davada iş mahkemesi tarafından davalının 7 yıllık çalışma süresi içinde 2 aylık fazla mesai ve 1,5 gün ulusal bayram genel tatil ücretinden oluşan toplam 971,50 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda davacının eyleminin rekabet yasağımı ihlal eder nitelikte olduğu belirlenmişken bu miktar nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiği yönündeki kabulün TMK'nın 2. maddesindeki hakkın açıkça kötüye kullanması yasağına aykırı olduğunu, dolayısı ile 24/05/2018 Perşembe günü işten ayrılan işçinin 28/05/2018 Pazartesi günü rakip firmada işe başlamasının haksız rekabet teşkil ettiğini, işçilik alacaklarını karara bağlayan Ankara 54. İş Mahkemesinin kararının eldeki dava için kesin ve bağlayıcı olamayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasındaki işçi alacaklarına dair Ankara 54. İş Mahkemesinin istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen hükmü uyarınca davalının davacı tarafından ödenmeyen işçi alacaklarının varlığının sabit olduğu, bu durumda 6098 sayılı TBK'nın 447/2 maddesi uyarınca iş akdinin işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği, fazla mesai ve ulusal genel tatil ücretinden oluşan alacakların Anayasa'nın 55. maddesinde güvence altına alınan ücret kapsamında olduğu, bu itibarla işçinin emeği karşılığı olan ve işçiye tam ve zamanında ödenmesi gereken ücretin kısmen de olsa ödenmemiş olması nedeniyle iş akdine son veren davalının Kanun'un tanıdığı bir hakkı kullanmasının hakkın kötüye kullanımı olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı da nazara alındığında taraflar arasındaki haksız rekabet yasağının sona erdiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/02/2026 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.