T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/684 - 2026/205 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/684 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/205 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/03/2023 ESAS-KARAR NO : 2020/115 E - 2023/269 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 27/02/2026 YAZILDIĞI T…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/684 - 2026/205 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/684 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/205 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/03/2023 ESAS-KARAR NO : 2020/115 E - 2023/269 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 27/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 17/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, dava dışı ... A.Ş. ile eser sözleşmesi imzaladığını ve bu kapsamda inşaatını gerçekleştirdiği yapıları teslim ettiğini, sözleşmenin yerine getirilmesi esnasında gerekli olan ... model ısıtıcıların ticari ilişki doğrultusunda davalı şirketten temin edildiğini, ancak ısıtıcılar kullanım alanlarına götürüldüğünde ısıtma sisteminde arızaların oluştuğunun görüldüğünü, dava dışı ... A.Ş.'nin davacı şirkete bu arızaları bildirdiğini ve ilk etapta 779 adet ısıtıcının ayıplı olduğu gerekçesiyle ısıtıcıların müvekkil şirkete iade edildiğini, bunun üzerine söz konusu parçaların 21/09/2018, 10/01/2019, 15/08/2019 ve 05/09/2019 tarihli iade faturaları ile davalı şirkete iade edildiğini, dava dışı ... A.Ş. tarafından iade edilen 779 adet ısıtıcının sıcaklık mukavemetlerinin düşük olduğunun ve ürünlerin ayıplı olduğunun davalı şirketçe kabul edildiğini, devamla parçaların yerine sıcaklık mukavemeti daha yüksek üst model ısıtıcı türünün önerildiğini, önerilen ürünün birim fiyatının ayıplı malın birim fiyatından 17 ila 20 Euro daha fazla olduğunu, buna karşın davalı şirketin fark bedeli alınmadan ayıplı ürünlerin değiştirileceğinin ifade ettiğini, ne var ki ayıplı ürünlerin yenileri ile değiştirilmediğini, ilerleyen süreçte dava dışı ... A.Ş. tarafından 114 adet ısıtıcının daha müvekkil şirkete iade edildiğini, davacı şirketin dava konusu ... model ısıtıcıların ayıplı olup olmadığının tespiti bakımından Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/215 D. İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını, tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporunda ayıbın varlığının belirlendiğini, bu tespitin davalı şirkete tebliğinden sonra davalı şirketin değişik iş raporuna itirazda bulunduğunu ve İzmir Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/170 D. İş sayılı dosya ile tespit yaptırdığını, bahsi geçen tespit raporunda ise ısıtıcılarda bir sorun bulunmadığı yönünde açıklamaya yer verildiğini, davalı şirketçe, tespitin tek taraflı yaptırıldığını ve raporun müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, ilerleyen süreçte dava dışı ... A.Ş. tarafından aynı şikayetlerle 14 ısıtıcının daha iade edildiğini, müvekkili şirketin gizli ayıplı olan ısıtıcılardan dolayı davalı firmaya 779 ısıtıcı için 52.536,71 Euro, 128 ısıtıcı için ise 11.932,16 Euro ödemede bulunduğunu, davacı şirketin her türlü iyiniyetli yaklaşımına rağmen davalı şirketin ayıplı ürünler ile ilgili üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ürünlerin gizli ayıplı bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, iade edilen 907 adet ısıtıcı için ödenen bedel yönünden şimdilik 1.000,00 Euro ile gizli ayıplı ısıtıcıların yerine yeni alınan ürünler nedeniyle oluşan zarar yönünden şimdilik 500,00 Euro'nun 3095 sayılı Kanun uyarınca ticari işlerde uygulanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ürünlerin Alman Firması olan ... tarafından üretildiğini, ilerleyen süreçte davacı şirket ile gerçekleştirilen ticari ilişki neticesinde bahsi geçen ... duvar tipi ısıtıcıların davacı şirkete satıldığını, ancak davacı şirket tarafından, ürünlerde ayıplar bulunduğunun ifade edildiğini ve ürünlerin bir kısmının müvekkili şirkete gönderildiğini, bunun üzerine davalı şirketin arızaların, üretici firmanın hatasından kaynaklanması halinde ürünlerin bedelsiz olarak değiştirileceğini bildirdiğini, konuya ilişkin üretici firma ile irtibata geçildiğini ve uluslararası laboratuvarlarda gerçekleştirilen test işlemleri neticesinde ürünlerde herhangi bir ayıbın bulunmadığının tespit edildiğini, ayrıca İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/170 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırdığını, söz konusu tespit raporunda normal koşullar altında çalıştırılan ürünlerde herhangi bir teknik sorun ile karşılaşılmadığının açıklandığını, ısıtıcılarda üretimden kaynaklı bir ayıp bulunmadığını, bahsi geçen ayıpların kullanıcı hatasından kaynaklandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, konuya ilişkin olarak bilirkişi raporları düzenlendiği, alınan raporlar arasında bir kısım farklılıkların bulunduğu, ancak son iki raporun teknik üniversiteden alındığı ve ürünlerin laboratuvar ortamında farklı tarihlerde farklı sıcaklık değerleri ile farklı sürelerle test edildiği, dolayısıyla 14/06/2022 ve 18/12/2022 tarihlerinde düzenlenen raporların hükme esas alındığı, bu kapsamda dava konusu cihazların gizli ayıplı olmadığı, tespit raporunda dava konusu ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı ve ürünlerin test edilmesi sonucu durumun anlaşılabileceğinin belirtildiği, somut olayda, ısıtıcıların testler sonucu kurulum ve kullanım şartlarına uygun şekilde kullanıldığında davaya konu olan deformasyonların oluşmayacağı, deformenin sebebinin ancak sıcak hava çıkışının blokajı sonucu oluşabileceği, o halde üretimden kaynaklı bir ayıbın olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan raporlarda itiraz dilekçesinde yer alan hususlara değinilmediğini, ara karara aykırı rapor hazırlandığını, alınan tespit raporunda ısıtıcılardaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde bulunduğunun ifade edildiğini, hükme esas alınan İTÜ raporlarında ürünlerin ayıplı olup olmadığı hususunda bir değerlendirmeye yer verilmediğini, ısıtıcıların montajında müvekkil şirketin bir kusurunun bulunmadığını, davalı şirkete gönderilen maillerde ürünlerin ayıplı olduğunun kabul edildiğini, ısıtıcıların kullanım amacına aykırı şekilde oda sıcaklığında test edildiğini, bahsi geçen ısıtıcıların soğuk ortamı ısıtmak için kullanıldığını, İTÜ'den alınan raporlarda hava sıcaklığının 23 derece tutulduğunu, ilgili bilirkişi raporunda deforme olan ısıtıcının aşırı derecede ısınması sonucu sigortanın attığının ve cihazın kendisini kapattığının teyit edildiğini, ancak ısıtıcının test edildiği ortamın ısıtıcının kullanılmasının planlandığı ortamdan 45 derece daha sıcak olduğunu, tüm ısıtıcılarda aynı sorunun yaşanmasının mümkün bulunmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu ile dava değerinin 498.606,00 TL olarak tespit edildiğini, eldeki davanın bedel iadesi ile yeni ürünler için ödenen tutarın tahsili için açıldığını ve davanın kısmi dava niteliğinde bulunduğunu, dolayısıyla bilirkişi raporu ile belirlenen tutar üzerinden müvekkil şirket lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, esas yönünden ise reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, satım sözleşmesine konu ürünlerin ayıplı olup olmadığı ve bu kapsamda ürünler (ısıtıcılar) için ödenen bedelin iadesi ile yeni alınan ürünler karşılığında yatırılan tutarın tahsili koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ayıplı ürün satışı iddiasına dayalı bedel iadesi ve yeni alınan ürünler için ödenen tutarın tahsili talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, kontrol ve otomasyon mühendisi bilirkişilerden ısıtıcı üzerinde inceleme yapılmak suretiyle alınan raporda özetle; daha önce hazırlanan bilirkişi raporlarının yerinde olduğu, laboratuvar ortamında farklı tarihlerde farklı sıcaklık değerleri ile farklı sürelerde testler gerçekleştirildiği, deforme olan cihazlar ile yeni cihazların incelendiği, deforme olan cihazlarda aşırı ısınmaya bağlı arızaların tespit edildiği ve cihazların koruma sistemlerinin işlevini yerine getirerek ısıtıcıyı durdurduğu, yeni cihazın iki (2) saat boyunca test edildiği, cihazın tasarımında uygun sıcaklık değerinde çalıştığı ve bu sıcaklığın cihazda herhangi bir deformasyona sebep olmadığı, sigorta atmasının, ısının hava çıkışının engellenmesinden ve cihazın aşını ısınmasından kaynaklandığı, deforme cihazların deforme olma sebebinin, cihaz üzerinin örtülmesi ile sıcak hava çıkısının blokajı (giysi v.b. Kurutmak için) olduğu, cihazın yapılan testleri sonucunda ürünlerin gizli ayıplı bulunmadığı, ürünler (ısıtıcılar) kurulum ve kullanım şartlarına uygun şekilde kullanıldığı taktirde deformasyonların oluşmayacağı görüş olarak bildirilmiş, itirazlar üzerine alınan ek raporda da aynı hususların tekrar edildiği görülmüştür. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle İstanbul Teknik Üniversitesi'nde konusunda uzman öğretim üyeleri tarafından hazırlanan ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda ısıtıcıların gizli ayıplı olmadığının tespit edilmesine ve satışı yapılan ısıtıcıların deforme olma sebebinin, cihaz üzerinin örtülmesi ile sıcak hava çıkısının blokajı (giysi v.b. Kurutmak için) olduğunun açıkça belirtilmesine, bununla birlikte ürünlerin (ısıtıcıların) kurulum ve kullanım şartlarına uygun şekilde kullanılması durumunda deformasyonların oluşmayacağının ifade edilmesine, bu hali ile somut olayda alacak koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin ve katılma yoluyla davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve katılma yoluyla davalı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1.maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 27/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."