11. Hukuk Dairesi 2024/3985 E. , 2025/2437 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1391 Esas, 2024/823 Karar HÜKÜM : Esastan ret; davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/256 E., 2022/39 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar …
**11. Hukuk Dairesi 2024/3985 E. , 2025/2437 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1391 Esas, 2024/823 Karar HÜKÜM : Esastan ret; davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/256 E., 2022/39 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yetkili distrübitörlük sözleşmesi kapsamında, Türkiye’de "... ..." markasının ürün ve hizmetlerini temin etme ve satışa sunma konusunda tek yetkili olduğunu, davalı tarafça yönetildiği anlaşılan internet sitelerinde "... ..." markasına ait isim, ... ve sair yazılı ve görsel içeriklerin kullanıldığını, markaya ait ürünlerin satışının yapıldığını, davalı tarafından yapılan temin etme- satma- teklif sunmanın açıkça marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, yetkili servis hizmeti verme yetkisi olmadığı halde hizmet verildiğini, davalı tarafın, müvekkiline ait mevcut ve potansiyel müşteri kitlesinden haksız kazanç elde ettiğini, ihtarname gönderildiğini, ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek davalının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğinin ve bu eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile, durdurulmasını, önlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sistem kurulumu, ürün tedariki, eğitim hizmetleri ve piyasadaki muhtelif markalı ürünler için teknik (özel) servis hizmeti sunduğunu, bu hizmet kapsamında gerekli olan yedek parçaların bir kısmını kendisinin ürettiğini, bir kısmını ithal ettiğini, bir kısmını da iç piyasadan temin ettiğini, müvekkili şirket tarafından satılan ürünlerin arasında taklit ürün olmadığını, ya orijinal "..." markalı ürünler satıldığını, ya da üçüncü kişiler tarafından üretilen farklı markalara ait orijinal ürünleri sattıklarını, söz konusu ürünlerin "..." markalı ürünlerde kullanılıyor olmasının "..." markasına tecavüz edildiği anlamına gelmediğini, orijinal ürünlerin bir kez piyasaya sürüldükten sonra, söz konusu ürünler üzerinde marka sahibinin haklarının tükendiğini, müvekkilin "..." markası yanında dava dışı şirketlere ait markaları kullanırken yaptığı tercihler dikkate alındığında, hiçbirini baskın unsur olarak kullanmadığını, davacı şirketin "..." markalı ürünlerin distribütörü veya yetkili servisi olmasının, müvekkilinin teknik (özel) servis olarak bu ürünlerle ilgilenemeyeceği, ilgili tüketicilere fiyat bilgisi veremeyeceği, bu markaları ürünlerin yedek parçalarını, eş değer parçalarını üretip satamayacağı anlamına gelmediğini, davacının aradan 5 yıldan fazla