T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/109 Esas KARAR NO: 2026/134 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO:2025/874 Esas - 2025/867 Karar TARİHİ: 20/10/2025 DAVA :Tazminat KARAR TARİHİ: 22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası in…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/109 Esas KARAR NO: 2026/134 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO:2025/874 Esas - 2025/867 Karar TARİHİ: 20/10/2025 DAVA :Tazminat KARAR TARİHİ: 22/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Şirketin, alıcısı ... olan, ... Nolu gönderinin usulüne uygun olarak kendisini ... olarak tanıtan kişiye teslim edildiğini beyan ettiğini, taraflarınca yapılan araştırmada ise öncelikle kargonun ...'a değil bir erkeğe teslim edildiği, gönderi şifresinin, imzanın alınmadığının tespit edildiğini, kargonun, müvekkilinin alıcı olarak göstermiş olduğu kişiye teslim edilmemiş olduğu gibi davalı yanın işbu noktada kargonun alıcısına teslim edildiğini de ispatlayamadığını, müvekkili tarafından önce Tüketici Hakem Heyetine başvurulmuş işbu talep sonucunda Müvekkili haklı bulunmuşsa da Davalı yanca Tüketici Mahkemesi'ne hakem heyeti kararının kaldırılması için dava açıldığını,Tüketici Mahkemesi ise dava konusu olayın Ticari iş olması nedeniyle Tüketici Hakem Heyeti'nin görevli olmadığına karar vermiş olduğunu, sonuç olarak taraflarınca Ticari Davalarda Arabuluculuk yoluna başvurulmuş, anlaşılamamış olup huzurdaki davanın açılması zarureti hasıl olmuş olduğunu, ... A.Ş. Tarafından 89.880,00.-TL miktarlı kozmetik ürünler Kapaklıda ikamet eden bir şahısa satılmış olup ürünlerin ücreti teslim sonrasına bırakıldığını, müvekkili ...'nin kız kardeşi ...'ın ...'da ikamet etmesi nedeniyle Müvekkilinin, söz konusu ürünleri kız kardeşine kargolamış ve böylece alıcı kişiye elden teslim edilmesini sağlayarak ürünlerin bedelini de garanti altına almak istemiş olduğunu, işbu nedenle Müvekkilinin esasen şahıs olarak, Davalı Şirket aracılığı ile kargoyu kız kardeşine göndermiş, ürünleri sipariş edene ise kargoyu gönderdiğini, kardeşinin teslim edeceğini bildirmiş olduğunu, davalı yanın, teslim alanın kargo takip numarasını bilmesi nedeniyle teslimatın yasal olduğunu iletmişse de kargonun usule uygun teslimi için salt kargo numarasının bilinmesi yeterli olmadığı izahtan vareste olduğunu, mahkemece de takdir edileceği ve davalı şirketinde bilgisi dahilinde olduğu üzere kimlik ya da kargo teslim şifresinin verilmesinin zorunlu olduğunu, aile üyeleri dahi kargo teslimi esnasında kimlik göstermekte ve teslim için verilen şifreyi kargo görevlisine bildirilmesi gerekiyor iken Dava Dışı ... ile hiçbir şekilde iletişime geçilmeden, kendisini ... olarak tanıtan bir erkeğe tesliminin tam olarak nasıl usule uygun teslim edilmiş olduğunun taraflarınca anlaşılamadığını, kargoyu teslim alan kişinin kargo bilgisi ile ilgili bildiği tek şey kargo kodu olup işbu kod sadece kargonun takibi amacıyla önemli olduğunu ancak teslim anında kimlik kontrolü ya da kargo şirketi tarafından alıcının telefon numarasına gönderilmiş olan teslim şifresinin kargo görevlisine teslimi zorunlu olup somut olayda ise gerekli prosedür hiçbir şekilde uygulanmamış ve Müvekkilinin alıcı olarak göstermiş olduğu kişiye kargo teslimi yapılmadığını, işbu durumdan davalı şirketin birebir sorumlu olduğunun ise tartışmasız olduğunu beyan ederek, davanın kabulüne, kargo içeriğine ilişkin fatura bedeli olan 89.880,00.-TL'nin olay tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 20/10/2025 tarih ve 2025/874 Esas - 2025/867 Karar sayılı kararında;"...Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davanın,TTK'nun 4.maddesinde sayılan diğer anlatımla bu maddede 6098 sayılı TBK'na atıf yapan sözleşmelere ilişkin olmadığından mutlak ticari davalardan olmadığı ve tarafların tacir sıfatının bulunmadığı,diğer anlatımla her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası(nispi ticari dava) niteliğinde değildir. İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesi, 2021/2476 Esas, 2022/1782 Karar sayılı ilamı ile aynı dairenin 2023/1684 Esas, 2024/298 Karar sayılı ilamı dikkate alındığında, davacı gönderi yapmış olduğu kozmetik ürünlerini kız kardeşi ... a gönderdiği ve ona teslimini talep ettiği, ticari ve mesleki olarak kar amacı hareket ettiğine dair somut delilin bulunmadığı anlaşılmaktadır.Davacı taşıma hizmeti alan Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda tanımı yapılan tüketici sıfatında olduğu, dolayısıyla uyuşmazlığın tüketici işlemi olan taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. " gerekçesi ile ,''1-Davanın dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiğini ve İstanbul Tüketici Mahkemelerine gönderilmesi yönünde hüküm kurulduğunu, ancak davanın ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,Huzurdaki davada uyuşmazlık konusunun davacının müvekkil şirket tarafından taşınan kargosu ile ilgili olup esasen taşıma işine ilişkin olduğunu, taşıma işine ilişkin düzenlemelerin de 6102 sayılı TTK’nın 4. kitabında yer aldığını, TTK'nın 3 maddesine göre ise işbu kanunda düzenlenen hususlara ilişkin işlerin ticari işler olduğunu, TTK 4/1-(a)-(f)’de sayılan davaların ise mutlak ticari dava olduğunu, mutlak ticari davada niteliği, tarafların sıfatına, uyuşmazlığın konusuna, ticari işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticari uyuşmazlık sayıldıklarını, bu sebeple huzurdaki davanın ticaret mahkemesinde ikame edilmesi gerektiğini, dolayısıyla TTK madde 5 uyarınca da görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olması gerektiğini, bu hususta görev itirazları olduğunu ve huzurdaki davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olması gerektiğini, dolayısıyla huzurdaki davanın HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddinin gerektiğini, davacının taleplerinin Tüketici Mahkemesi'nde görülme olanağı bulunmadığından mahkemenin görevsiz olması nedeniyle verilen kararın kaldırılması ve yargılamanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, yurt içi kargo taşıması sırasında zayi olan emtia bedelinin, TTK' nın 875 vd. maddeleri uyarınca, davalı taşıyıcıdan tahsili istemiyle açılmış bir tazminat davasıdır.Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taşıma, TTK' nın taşıma işleri başlıklı 4. kitabında 850 ile 930 maddeleri arasında düzenlenmiştir.TTK' nın 4. maddesine göre, TTK' da öngörülen hususlardan doğan davalar mutlak ticari davadır. 5. maddeye göre aksine düzenleme bulunmadıkça Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Anılan, TTK' nın 5. maddesinde ticari davalarda Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin kuralın istisnası 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun' un 73. maddesinde düzenlenmiş olup, 1 fıkrasına göre Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Buna göre bir işlemin tüketici işlemi sayılarak 6502 sayılı kanun 73/1 maddesine göre Tüketici Mahkemelerinin görevine girmesi için işlemin taraflarından birinin tüketici olması gerekir.Somut olaya döndüğümüzde davacı taraf, yetkilisi olduğu dava dışı ... A.Ş. tarafından 89.880,00.-TL miktarlı kozmetik ürünleri Kapaklıda ikamet eden bir şahısa satılmış olup ürünlerin ücreti teslim sonrasına bırakıldığı belirtilerek yetkilisi olduğu şirket tarafından satılan ürünün müşteriye teslimini sağlamak üzere kız kardeşi ...'a gönderdiği ve ona teslimini talep ettiğini ancak taşıma sözleşmesine konu kargo gönderisinin alıcıya teslim edilmediği belirtilerek tam zayi nedeniyle oluşan zararın tazmini talep etmiş ise de, iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacının dava konusu emtiayı kendi ad ve hesabına değil, yetkilisi olduğu dava dışı şirket adına gönderdiği, bu durumda taşıma sözleşmesinin tarafının dava dışı şirket olduğunun kabulü gerekmektedir. Buna göre davacı ve davalı tacir olup, uyuşmazlığın taraflarından hiç biri tüketici değildir. Uyuşmazlık taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olan davada TTK 4 ve 5. maddeleri gereğince Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan mahkemenin görevsizlik kararı vermesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Bu nedenle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının HMK' nın 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, yargılama yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın görevli ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2025 tarih ve 2025/874 Esas - 2025/867 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/01/2026 tarihinde HMK'nın HMK 353/1-a3 maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.