(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/17529 E. , 2012/44804 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Sanığın mağdur ...'na yönelik 01.02.2005 tarihli eylemi açısından kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 01.02.2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi …
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/17529 E. , 2012/44804 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Sanığın mağdur ...'na yönelik 01.02.2005 tarihli eylemi açısından kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 01.02.2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 2-Sanığın mağdur ...'ya yönelik 10.06.2005 tarihli eylemi açısından kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK'nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;