11. Hukuk Dairesi 2008/13725 E. , 2010/9346 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.06.2008 tarih ve 2006/489-2008/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.09.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinl
**11. Hukuk Dairesi 2008/13725 E. , 2010/9346 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.06.2008 tarih ve 2006/489-2008/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.09.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin değişik bankalarda yüksek meblağlarda döviz ve TL.hesapları bulunan başarılı blir iş adamı olduğunu, 20.03.2003 tarihinde (100.000) Euro' yu davalı bankanın Gazi Mahallesi Şubesi hesabına yatırmak istediğini, şube görevlilerince paranın sayılarak desteklendiğini ve işlerin yoğunluğu ve öğleden sonra daha detaylı görüşme yapılabileceği gerekçesiyle müvekkiline iade edildiğini, aynı gün saat 16.30 civarında şube görevlileriyle birlikte paranın vadeli ve dövize endeksli Euro Band hesabında değerlendirilmesinin kararlaştırldığını ve tekrar sayılarak teslim alındığını, bir gün sonra ise müvekkiline paranın tamamının sahte olduğu bildirilip bir takım usulü evrakın imzalanması halinde sorunun daha kolay çözümleneceği söylenerek üzerinde seri numaralarının yazıldığı belgelerin imzalatıldığını, daha sonra da paranın ödenmediğini, basit bir kontrol ile sahtelik anlaşılabilecekken paranın teslim alınmasından bir gün sonra sahtelik iddiasında bulunulamayacağını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının paranın kendisine başlangıçta nasıl geçtiği konusunda çelişkili ifadeler verdiğini, olaydan sonra davacıya imzalatılan belgelerin işlemin iptaline ilişkin olduğunu, davacı hakkında sahte parayı tedavüle sürmek suçundan dava açıldığını, sahte paraların davacıya iadesinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve Dairemize ait 13.04.2006 tarihli ilama dayanılarak, davacının 28.03.2003 tarihli mahkeme kararı ile adını "cihat" olarak değiştirdiğinden karar başlığında bu durumun dikkate alındığı, davalı bankanın seri numaralarının davacı tarafından da imzalandığı ve davacı tarafından hesaba yatırıldığını ileri sürdüğü paraların tamamının sahte olduğu, anılan tarihlerde davalı banka şubesine (100.000) Euro' luk başka bir para girişinin yapılmadığı, 24.03.2003 tarihinde paranın davacıya ödendiğine dair dekontun da davacı tarafından imzalandığın, parayı nasıl temin ettiğine dair davacı ifadelerinin çeliştiği, kendisi de bir tacir olan davacının, paranın banka kayıtlarına girmesinden sonra sahte paraların seri numaralarının yazılı olduğu listeyi imzalamakla, yatırdığı paraların anılan listedeki paralar olduğunu kabullendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 28.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.