10. Ceza Dairesi 2020/22119 E. , 2023/8045 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/220 E., 2015/481 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir old…
**10. Ceza Dairesi 2020/22119 E. , 2023/8045 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/220 E., 2015/481 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında Gölhisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.02.2015 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması sebebi ile Gölhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Gölhisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2015/220 Esas., 2015/481 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden dosyanın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği belirtilerek beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi; Gölhisar Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; sanığın dava açılmasının ertelenmesi kararına itiraz ettiğinden dolayı Denetimli Serbestlik müdürlüğüne başvurmadığına dair beyanının kabul edilebilir bir mazeret olduğundan bahisle atılı suçun unsurları oluşmadığından beraat kararı verildiği, sanığın anılan karara itiraz etmesinin denetimli serbestlik kararının uygulanmasını durdurmayacağı gerçeği, sanığa yapılan tebligatın yasal olduğu, ayrıca sanığın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gitmesi gerektiğini bildiğini kabul ettiği dikkate alındığında, yalnızca kamu davasının açılması hususunda dava şartı olarak getirilen düzenleme karşısında sanık tarafından işlendiği ikrar vesair delillerle sabit olan atılı suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın yeğeni olan ...'ın temin ettiği uyuşturucu maddeleri evlerinin arkasında kullandıkları, sanığın rahatsızlanması ile hastaneye kaldırıldığı, sanığın hastanede üzerinde uyuşturucu madde ve yanık kağıt parçası ele geçirildiği, Antalya Adli Tıp Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesinin 05.11.2014 tarihli raporunda,sanığın kanında OPİAT grubuna ait etken maddelerden morfin ; idrarında ise OPİAT grubuna ait etken maddelerden kodein, morfin ve eroin tespit edildiğinin belirtildiği, yine Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün raporunda, sanıktan elde edilen 4 adet kağıt parçası ve 1 adet karton parçası üzerinde uyuşturucu maddelerden eroin kalıntılarının bulunduğunun belirtildiği, sanığın da savunmasında intihar etmek amacıyla söz konusu uyuşturucu maddeyi kullandığını ikrar ettiği anlaşılmıştır. Gölhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2015 tarih 2015/166-1 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve sanığın 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına Burdur Sulh Ceza Hakimliğine itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği, bu kararın sanığa 03.03.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın da aynı havale tarihli dilekçesi ile söz konusu karara itiraz ettiği, Burdur Sulh Ceza Hakimliğinin 30.03.2015 tarihli kararı ile sanığın itirazının reddine karar verildiği, bununla birlikte söz konusu kararın kesinleşmesi beklenmeksizin 16.02.2015 tarihinde Denetimli Serbestlik Tedbirinin infazı için Burdur Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, Burdur Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce de sanığa 03.03.2015 tarihinde yapılan tebligata rağmen 10 gün içinde müracaat etmemesi nedeniyle kayıtların kapatılarak denetimli serbestlik evraklarının Gölhisar Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Gölhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2015 tarihli kararı ile de dava açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aynı tarihli iddianamenin düzenlendiği anlaşılmıştır. Sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de sanığın savunmasında kararın kendisine 03.03.2015 tarihinde itiraz yolu açık olmak üzere tebliğ edildiğini, itiraz dilekçesini verdikten sonra buna ilişkin bir karar beklediği sırada davanın açıldığını öğrendiğini, talebinin reddedildiğine dair yazı gelmesi halinde denetimli serbestliğe başvuracağını belirttiği, davanın açılmasının ertelenmesi kararının sanığa 03.03.2015 tarihinde tebliğ edildiği ve sanığın süresi içerisinde bu karara itiraz ettiği, itirazın da Burdur Sulh Ceza Hakimliğinin 30.03.2015 tarihli kararı ile reddedildiği, bu aşamada Burdur Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce de sanığa 03.03.2015 tarihinde tebligat yapıldığı ancak sanığın Gölhisar Cumhuriyet Başsavcılığının kararına itiraz etmiş olması nedeniyle Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmadığı, sanığın tebligatı aldıktan sonra mazeretini bildirdiği ve bu mazeretinin kabul veya reddi yönünde bir karar beklemesinin kabul edilebilir olduğu, bu durumda sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığından söz edilemeyeceği kanaatine varılarak beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesi birinci fıkrasında; “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” Soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlemenin yer aldığı, tüm bu düzenlemeler karşısında somut olayda; sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin çağrı yazısının sanığa tebliğ edilmesi üzerine sanığın müdürlüğe başvurmaması üzerine dosyanın kapatılarak yapılan yargılamada kamu davsının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden infaza başlandığı belirtilerek beraat kararı verilemeyeceği, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi sekizinci fıkrası ikinci cümlesi uyarınca kamu davası hakkında durma kararı verilerek, gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazının sonucunun beklenilmesi, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gölhisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2015/220 Esas, 2015/481 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.