11. Hukuk Dairesi 2009/12641 E. , 2011/3444 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.05.2009 tarih ve 2007/334-2009/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t
**11. Hukuk Dairesi 2009/12641 E. , 2011/3444 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.05.2009 tarih ve 2007/334-2009/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin kiracısı olduğu iş yerini, hatalı gider borusunun yağmur nedeniyle dirsekten açılması sebebiyle 17/10/2006 tarihinde su bastığını, asma tavanın da çökerek satışını yaptığı gümüşler ile aydınlatma sistemi ve vitrin camlarının hasar gördüğünü, yapılan tespitte gider borusunun gerektiği gibi yapılamaması nedeni ile zararın meydana geldiğinin, aydınlatma sisteminde ve vitrinde 2.964,00 TL, gümüşlerde 72.920,00 TL zararın belirlendiğini ve bu zarardan davalı kiralayanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, toplam 75.884,00 TL’nin 17/10/2006 zarar tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kira sözleşmesinin 10.madde c.2 bendinde alış veriş merkezinde veya eklentilerinde hatalı çalışma ya da buralarda yer alan boruların bozulması kırılması ya da kopmasından kaynaklanan her türlü zarardan kiralayanın sorumlu olmadığının kararlaştırıldığını, aynı maddenin m bendinde kiracının işyerini sigortalatması gerektiğinin sigorta yaptırmadığı takdirde meydana gelecek tazmin yükümlülüğünün münhasıran kiracıya ait olduğunun belirlendiğini, gümüşlerin bu dükkanda olduğuna dair belge olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı şirketin 2005-2006 yevmiye defterlerinde stok alışlarının şube bazında değil üç şube toplamı olarak takip edildiği, tüm mağazalar toplamındaki mal stokunun 36.122,23 TL olduğu, dükkanın tavanından geçen ana yağmur suyu borusunun aşırı yağmurdan zorlanarak arıza yaptığı, alçıpan tavanının göçerek elektrik tesisat ve armatürlerinde hasara neden olduğu, malların teşhir edildiği cam vitrinlerinin kırıldığı, vitrinde bulunan ve satışa arz edilmiş takıların da hasara uğradığı, vitrinler ile elektrik tesisat ve armatürlerdeki hasarın 2.964,00 TL olduğu, oksitlenen 542 gram gümüş takının cila giderinin 75 TL olduğu, toplam 9.704,90 gr gümüş ile, 594,38 gr kehribarın, satışa arz edilmeyecek şekilde hasarlandığı, piyasa maliyet değerinden hurda değeri düşülerek hesaplanan zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle elektrik tesisatı armatör ve cam vitrin vb. hasarları nedeniyle 2.964,00 TL, gümüşler nedeniyle 16.109,31 TL’nin reeskont faizi tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent dışında, davacı vekilinin ise aşağıdaki (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2) Ancak, davalı taraf, davacı ile imzaladıkları kira sözleşmesinde, boruların bozulması, kırılması ya da kopmasından dolayı ileri gelen zarardan sorumlu olmayacaklarına ve sigorta yaptırılmaması halinde meydana gelen zararlardan kiralayanın sorumlu olmadığına ilişkin hükümler bulunduğunu savunduğuna göre, mahkemece davalının bu savunması üzerinde durularak sorumsuzluk kaydının geçerli olup olmadığının tespiti bakımından davalının olaydaki kusur durumunun ne olduğu, sigorta ile ilgili sözleşme hükmünün davalıyı sorumluluktan kurtarıp, kurtaramayacağı veya bunun davacı yönünden müterafik kusur teşkil edip etmeyeceği değerlendirilerek neticesine göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir. 3) Mahkemece davacının gerçek zararı olan piyasa rayicine göre hesaplama yapılarak hüküm kurulması gerekirken, maliyet giderleri üzerinden yapılan hesaba göre hüküm kurulması ve gerekçede kabul edildiği halde oksitlenen 542 gram gümüş takının cila masrafı olarak tespit edilen 75 TL’nin zarar hesabında nazara alınmaması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ise davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.