T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1507 - 2025/1746 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1507 KARAR NO : 2025/1746 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2023 NUMARASI : 2022/447 E. - 2023/202 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli) Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fik…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1507 - 2025/1746 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1507 KARAR NO : 2025/1746 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2023 NUMARASI : 2022/447 E. - 2023/202 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli) Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/05/2023 tarih ve 2022/447 E. - 2023/202 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilini tescilli "..." esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, bu markalar üzerinde öncelik hakkı sahibi olduğu gibi markasını kullanmasının da kanuna ve sicile dayandığını, müvekkilinin markalarını 2003 yılından bu yana 29 ve 30. sınıflarda tescilli olarak kullandığını, karşı yana kıyasla öncelikli hak sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin mal ve hizmetlerini içerir kötüniyetli markalarına karşı da hükümsüz davaları açtıklarını, müvekkilinin markalarını perakende satış mağazasında kullanılması hukuka uygun olup karşı yanın tecavüze ilişkin iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/51 D.İş sayılı dosyası ile müvekkili adresinde yer alan her türlü tanıtım vasıtası, boş fatura, işletme tabelaları, promosyon ürünleri vb. el konulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinde bulunduğunu, açıkça hukuka aykırı bu tür eylemlerin önüne geçmek adına bu davayı açtıklarını, müvekkilinin "..." esas unsurlu markalarını 2003 yılından bu yana 30. sınıfta "Kahve, kakao, suni kahve, moka (kahve), kahve yerine geçen maddeler, kahve veya kakao esaslı içecekler" ve "şekerlemeler, lokumlar, helvalar, pişmaniyeler, donmuş yoğurt (şekerleme), çikolatalar, çikolata ürünleri, çikolata veya şekerle kaplanmış ürünler, yılbaşı ağacı süsü olarak şekerli ve çikolatalı ürünler, çikolata esaslı içecek" bakımından tescilli olarak korunduğunu ve müvekkili tarafından ciddi şekilde kullanıldığını, müvekkilinin bu marka ile ürettiği mal ve hizmetlerin satışını da yapabileceğinin açık olduğunu, zira ticari alanda bir malı üreten kimsenin onu satmak için ürettiği açık olup, bu malın ayrıca satışına özgü olarak bir marka tescilinde bulunma zorunluluğunun söz konusu olmadığını, müvekkilinin mağazaları perakende mağazası olup "restoran, kafe" hizmeti verilmediğini, üretmiş olduğu ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, 43. sınıf kapsamında kullanımı bulunmadığını, davalı markalarının yalnızca "restoran-kafe hizmetleri" bakımından bir koruma sağladığını, davalının, müvekkili sanki 43. sınıfta bir hizmet sunuyormuş gibi iddialarda bulunarak müvekkili aleyhine haksız bir işlem başlattığını, müvekkilinin zarara uğratmayı ve itibarını zedelemeyi amaçladığını, karşı yanın tespit ve tedbir taleplerinde kötüniyetli olduğunu, davalının müvekkili markalarından haberdar olmasına rağmen "..." esas unsurlu marka başvurularında bulunduğunu, başvuruların müvekkilinin itirazı sonrası kısmen reddedildiğini, davalının tek amacının müvekkilinin haklı kullanımları hakkında haksız bir karar alarak faaliyetine zarar vermeyi, bir yandan türevi markaları tescil ettirmeye çalışarak müvekkilinin yerine geçmeyi ve onun haklarını ele geçirmeyi amaçladığını ileri sürerek, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde tescilli ve uzun yıllardan beri nizasız ve fasılasız olarak kullanmakla ayırt edicilik kazandırdığı "..." esas unsurlu markalarını kullanarak faaliyet göstermesinin davalının "..." ibareli markalarına tecavüz etmediğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflarınca açılmış ve halihazırda derdest olan tecavüzün tespiti talepli davanın varlığına rağmen eldeki davanın açılmasının usulen mümkün olmadığını, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2022/59 D.İş sayılı dosyada görülmekte olan tecavüzün tespiti talepli dava bulunduğunu, müvekkilinin 1996 yılında "... ..." konsepti ile hizmet vermeye başladığını, "..." esas unsurlu markalarını da 43. sınıf hizmetleri kapsar şekilde tescil ettirdiğini, davacının kullanımlarının müvekkilinin seri markalarına açık bir tecavüz oluşturduğunu, davacının eylemleri para karşılığı gerçekleştirildiğinden ikram olarak kabul edilemeyeceğini, 2022/59 D.İş sayılı dosya kapsamında düzenlenen raporda davacının kahve yapıp satmasının "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" ile benzer bulunduğunu, davacının müvekkilinin seri markalarından haksız bir şekilde yararlanma ve taraflar arasında bir bağ olduğu izlenimi yaratarak tüketicileri yanıltması amaçladığını, davacı kullanımlarının kafe ve restoran hizmeti sunulması için gerekli tüm unsurları içerdiğini, taraflar arasında görülen tüm davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, davacı kullanımlarının haksız rekabet de teşkil ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı adına "..." ibareli tescilli markaların kapsamında; 43. sınıf; yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, 35. sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için “kahve kakao, kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri, 03. sınıf; parfümeri, kozmetik ürünleri; kişisel kullanım amaçlı koku vericiler, emtiaları ile 30. sınıf "Şekerlemeler, çikolatalar" emtialarının yer aldığı; davacının tespit edilen fiili kullanımının ise; kahve, çikolata, kolonya ürünlerinin satışına ilişkin olup; davacının bu emtialarda tescilli "..." ibareli markalarının bulunduğu; SMK'nın 154. maddesinde menfaati olan herkesin, Türkiye’de giriştiği veya girişeceği ticari veya sınai faaliyetin ya da bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda, hak sahibinden görüşlerini bildirmesini talep edebileceği; marka hakkına karşı işlenebilecek tecavüz fiili hakkında, hak sahibi kişi bu fiilin tecavüz fiiline vücut verip vermediğinin tespitini mahkemeden talep edebileceği; davacı şirketin "..." ibareli markalarını "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler" emtialarında; davalı şirketin ise "..." ibareli markalarını 43. sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde uzun süredir kullandığı, tarafların markaları ilgili tescilli oldukları sınıfta kullanmasının taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusu olmadığının anlaşıldığı; taraflar arasındaki uyuşmazlığın; gerek dosya kapsamında bulunan belgeler, gerekse taraf beyanlarından davacının fiili kullanımının 43. sınıf kapsamında olan kafe, restoran hizmetlerinde kullanılıp kullanılmadığı noktasında toplandığı; Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2022/59 D.İş sayılı dosyasında; davacının 29 ve 30. sınıfta tescilli markaları ile ürettiği ürünleri 35. sınıf kapsamında satışa arz etmesinin markanın tescilinin koruması kapsımda kalabileceği, bilirkişi raporunda bulunan tespit ve görsellerde davacının 43. sınıf yönünden hizmette bulunduğuna dair yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, davacının kahve yapıp satması şeklindeki kullanımlarının davalının 43. sınıftaki "yiyecek ve içecek sağlanması" hizmetleri ile benzer olmadığı, davacının iş yerinde paketlenmiş veya açık halde, müşteriye sunulmak üzere kahve, kakaolu toz içecek, çikolata, karamel ve fındıklı draje, kolonya mallarının satmasının davalının 35.05. sınıfta yer alan perakendecilik hizmeti ile aynı/ benzer olduğu, ancak davacının 43. sınıftaki "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" kapsamında olmayan "..." esas unsurlu markaları kullanarak gösterdiği faaliyetin davalı tarafın "..." markalarına tecavüz etmediği kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının 43. sınıf "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" kapsamında olmayan ... esas unsurlu markaları kullanarak gösterdiği faaliyetin davalı tarafın "..." markalarına tecavüz etmediğinin tespitine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, derdest dava varken davacının eldeki davayı açmasının usulen mümkün olmadığını, davacı kullanımlarının müvekkilinin seri markalarına açık bir tecavüz oluşturduğunu, davacı eyleminin ikram kapsamında değerlendirilemeyeceğini, para karşılığı satışa konu edildiğini, "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" kapsamında kaldığını, tespit dosyasında rapor düzenleyen bilirkişi dinlenerek davacı faaliyetlerinin 43. sınıf kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilebileceğini, ancak mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, davacı kullanımlarının haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka tecavüzünün mevcut olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı tarafça Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2022/59 D.İş sayılı dosyasında yapılan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği ve davalının istinaf başvurusunun da Dairemizce esastan reddedildiği, dava konusu kullanımlar, söz konusu D.İş dosyasına konu kullanımlar olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere bir malı üretenin onu satmasının da ticari hayatın olağan akışı içerisinde doğal olduğu, davacının markasını 43. sınıf hizmetlerde kullanıldığının ise ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.