11. Hukuk Dairesi 2009/13144 E. , 2011/8704 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.06.2009 tarih ve 2008/1105-2009/676 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 14.200 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tet…
**11. Hukuk Dairesi 2009/13144 E. , 2011/8704 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.06.2009 tarih ve 2008/1105-2009/676 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 14.200 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin Yurtbank A.Ş.’nin Pendik Şubesi’ne toplam 4.000 TL yatırdıklarını, bu paranın usulüne uygun bir talimat olmaksızın Yurt Security Offshore Bank Ltd.’ne havale edildiğini, söz konusu bankaya devlet tarafından el konulduğunu ve bu güne kadar müvekkillerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, daha sonra Yurtbank’ın davalı banka ile birleştirildiğini, davalı bankanın zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 4.000 TL’nin paranın yatırılma tarihinden vade sonuna kadar akdi, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında daha önce konusu aynı olan bir davanın hükme bağlandığını, bu hükmün işbu dava için kesin hüküm oluşturduğunu, bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, husumetin Yurt Security Offshore Ltd.’ne yöneltilmesinin gerektiğini, usulüne uygun aciz vesikası alınmadığını, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yurtbank ile Yurt Security Offshore Ltd. arasında organik bağ bulunduğu, hatta gerçekte Yurt Security Offshore LTD’nin hiç olmadığı, paravan bankacılık yapıldığı, tüm işlemler Yurtbank üzerinden yapıldığından bu bankanın(davalının) davacıların zararından sorumlu olduğu, davacının davalıdan 23.11.1999 tarihi itibariyle 1.000 TL, 08.12.1999 tarihi itibariyle de 3.000 TL tutarında alacaklı olduğu, anılan tarihlerden tahsil tarihine kadar davalıdan reeskont faizi istenebileceği, davalının offshore hesabı için kararlaştırılan faizden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.000 TL’nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacılardan Zeynep Keskin’in isminin hükmünde yazılmamış olmasının mahallinde her zaman giderilebilecek maddi hatadan ibaret bulunmasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı banka harçtan muaf olduğu halde mahkemece bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafça davada vade sonuna kadar mevduat vade sonundan itibaren ise ticari faiz talebinde bulunduğu halde TTK’nun 4 ncü maddesine aykırı olarak yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenlerle taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 nci maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenler mahkeme kararının “Hüküm” bölümünün 3 ncü bendinin tümüyle hükümden çıkartılmasına, keza “Hüküm” bölümünün 2. bendinde yer alan “yasal faiz” ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine “avans faizi” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.