T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/129 - 2026/23 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/129 KARAR NO : 2026/23 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/10/2023 NUMARASI : 2021/... Esas, 2023/... Karar DAVACILAR : 1- ... ... - 2- ... ... - 3- ... ... - 4- ... ... - 5- ... ... - 6- ... -…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/129 - 2026/23 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/129 KARAR NO : 2026/23 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/10/2023 NUMARASI : 2021/... Esas, 2023/... Karar DAVACILAR : 1- ... ... - 2- ... ... - 3- ... ... - 4- ... ... - 5- ... ... - 6- ... - 7- ... ... - VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- ... ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. DAVALI : 3- ... - VEKİLİ : Av. DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 05/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2026 Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.10.2023 tarih 2021/... Esas 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerin desteği olan ...'in, 16.02.2020 tarihinde. sevk ve idaresindeki ... plakalı mnolosiklet ile Mersin ili Akdeniz ilçesi D-400 kara yolu üzerinde yer alan Karacailyas kavşağında karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı esnada, işleten ... A, Ş.'ye ait ... plakalı sayılı aracın sürücüsü ...'ın azami biz sinirinin saatte 50 km olduğu kavşağa saatte 102 km hızla girerek kendisine çapması neticesinde vefat ettiğini, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2020/... numaralı adli soruşturma neticesinde, araç sürücüsü ... hakkında taksirle insan öldürme suçundan Mersin 16.Asliye Ceza Mahkemesinde 2020/... esas sayılı dosya kapsamında kamu davası açıldığını, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda ...'ın tali kusurlu tespit edildiğini, Ankara Adli Tıp Kurumunun raporunda sürücü ...'ın tali kusurlu tespit edildiğini, ...'in geçirmiş olduğu kaza sebebi ile 18/02/2020 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın ölümü nedeni ile çocukları, annesi ve babası maddi destekten yoksun kaldığını, davacılardan her biri için şimdilik 100,00-TL toplamda 700,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile kaza tarihinden itibaren işleyecek faizin, yargılama giderleri ve avukatlık ücretleriyle birlikte davalılara müştereken ve müteselsilen ödetilmesini, davacı eş için 100.000,00-TL müşterek çocukların her biri için 25.000,00-TL, davacı anne ... için 25.000,00-TL ve davacı baba ... ... için 25.000,00-TL olmak üzere toplam 250.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işletilecek faizin yargılama giderleri ve avukatlık ücretleriyle birlikte davalı araç sürücüsü ...'a ve araç sahibi ile işletmecisi konumunda olan davalı ... A.Ş.'ye müştereken ve müteselsilen ödetilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın gerçekleşmesinde müteveffa sürücü ... asli kusurlu olduğunu, müvekkili şirket çalışanı ... kazanın gerçekleşmesinde bir kusuru olmadığını, müvekkili şirketin aracının tüm bakımlarını yaptırdığını ve hiç bir arızası olmadan trafiğe çıkardığını, her ne kadar ceza yargılaması sonucunda müvekkili şirket çalışanının alt düzeyde tali kusurlu olduğu kanaatine varılmışsa da düz yolda kendisine yeşil ışık yanarken frene basılması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, maalesef müteveffa ehliyetsiz ve kasksız olmasının yanında evrensel bir kuralıda ihlal ederek kendisini bilinçli olarak tehlikeye attığını ve kazaya sebebiyet verdiğini, davacı tarafın haksız maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini, usul ve yasaya aykırı açılmış bu davacın reddini, davacı tarafın mesnetsiz ihtiyati tedbir talebinin reddini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından, işyerine ait ... plakalı araç ile 16.02.2020 tarihinde dava konusu kaza gerçekleştiğini, müvekkili, kazanın gerçekleşmesinde kusursuz olduğunu, zira müvekkili, bütün trafik kurallarına uygun şekilde seyir halinde iken, müteveffa ..., motosikletiyle kasksız şekilde, A sınıfı ehliyeti olmaksızın, kendisine kırmızı ışık yandığı esnada geçmesi nedeniyle trafik kazası gerçekleştiğini, Müvekkil alt düzeyde tali kusurlu bulunduğunu, müteveffanın asgari ücretle çalışmakta, evli ve 4 çocuklu olduğunu, davacıların manevi tazminat taleplerinin reddini, şayet mahkemece aksi kanaat hasıl olmakta ise manevi tazminat miktarının tayininde müvekkilinin durumu da gözetilerek hakkaniyet ölçüsünün dikkate alınmasına karar verilmesini, arz olunan nedenlerle davacıların haksız ve hukuka aykırı maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından ödeme tarihindeki verilere göre yapılan ödemeyle davacıların zararları karşılandığından dolayı sayın mahkemece huzurda görülen davanın reddedilmesi gerektiğini, kazada motosiklet sürücüsü müteveffa ...'in kaskının takılı olmaması ihtimalinde, Yargıtay kararları uyarınca tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmasından dolayı davanın reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması ihtimalinde ise; kusur durumlarının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, mahkemece herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda tazminat tutarına uygulanacak faiz tür ve başlangıç tarihinde dilekçemizde belirtilen hususların dikkate alınmasını, davaya yönelik tüm beyanlarımız dikkate alınmak suretiyle şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 26.10.2023 TARİHLİ KARARI: Davacıların maddi tazminat davalarının tüm davalılar yönünden feragat nedeniyle reddine, davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı çocuklar ..., ..., ..., ..., baba ..., anne ... için 5.000,00'er TL; eş ... için 15.000,00-TL (toplam 45.000,00 TL )manevi tazminatın davalılar davalı ... Anonim Şirketi ve ...'dan kaza tarihi olan 16/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; Adli Tıp Kurumu raporunda müteveffanın %90 kusurlu olduğu incelemesini kabul etmediklerini, oranlamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılamayı gerçekleştiren hakimin bilirkişilerin tespit ettikleri kusurun varlığı ya da yokluğu ve kusur oranları ile bağlı olmayı olayın gerçekleşme şeklini belirleme görevinin hakime ait olduğunu, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiğini, sürücünün %10 oranında kusurlu olsa da hakkında alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edildiğini, sürücünün 50 km/st hız sınırı olan bölgede 102 km/st hız yapmasına rağmen hız limitinin aşılması hususunda yaptıkları itirazın bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, rapora olay yeri kavşağını dikkate alarak kavşaktan her an tedbir alabilecek şekilde geçiş yapması gerekirken bu hususlara riayet etmemesi hususunun üzerinden kusur tespiti yapıldığını, ATK raporunun bu hali ile hükme esas alınmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen tazminat miktarına itiraz ettiklerini, müvekkili davacıların küçük çocukları ile kimsesiz kaldıklarını, davalılar lehine manevi tazminat miktarı ile aynı miktarda vekalet ücreti hükmedilmiş olmasına da itiraz ettiklerini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığını, müteveffanın motosikletiyle kasksız şekilde, A sınıfı ehliyeti olmaksızın, kendisine kırmızı ışık yandığı esnada yola bir anda çıkmasıyla kazaya sebebiyet verdiğini, dava dosyasında alınan ilk bilirkişi raporunda müvekkilinin kusursuz bulunduğunu, itirazlar neticesinde alınan yeni raporda ise %10 oranında kusurlu bulunduğunu, tüm kusurun müteveffadayken müvekkilinin %10 dahi olsa kusurlu bulunmasını kabul etmediklerini, davacıların manevi tazminat taleplerinin hukuken ve hakkaniyete aykırı olduğundan reddedilmesi gerektirdiğini, müvekkilinin zaten yaşanan ola nedeniyle derin üzüntüsünün yanı sıra uzun bir süre tutuklu kaldığını, ruhsal çöküntü yaşadığını, kendisinin ve ailesinin çok ciddi anlamda yıprandığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. Davalı ... Güvenlik Hizmetleri vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket çalışan olan... ın kazanın gerçekleşmesinde bir kusurunun olmadığını, Adli Tıp Kurumunun raporunda da tespit edilen %10 kusuru kabul etmediklerini, müteveffanın kusur oranının %100 olduğunu, Adli Tıp Kurumunun 23.12.2020 tarihli raporunda da açıkça ortaya konduğunu, müvekkil şirket aracının tüm bakımlarının yapılmış ve hiç bir arızası olmadan trafiğe çıktığını, %10 kusur oranına dayalı olarak gerekli maddi tazminatın davacılara ödendiğini, manevi tazminata hükmedilmesini hakkaniyete aykırılık olarak değerlendirdiklerini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı ve davalılar ... ile ... A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Kusur raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde: Kusur tespit tutanağında, sürücü ...'ın kusurunun olmadığı, ...'in kırmızı ışık ihlali yaptığından asli kusurlu olduğu, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/... soruşturma numaralı dosyasından alınan bilirkişi raporunda ve Mersin 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda ...'ın tali kusurlu olduğu, ATK raporunda ise ...'ın kavşakta hızlı olduğundan alt düzeyde tali kusurlu olduğu, ...'in ise asli kusurlu olduğu, ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporuna göre ise %10 ...'ın, %90 ise ...'in kusurlu olduğunun belirtildiği, davalı sürücü hakkında verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya arasında mevcut bulunan kaza tespit tutanağında sürücü ...'in sola dönüş kurallarına riayet etmediğinden kusurlu, ...'ın ise herhangi bir kusurunun olmadığı belirtilmiştir. İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 18.05.2023 tarihli raporda davalı sürücü ...'in kırmızı ışıkta geçmesi sebebiyle %90 oranında kusurlu olduğu, ...'ın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından %10 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür. Mahkemece aldırılan ve hükme esas alınan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu, her ne kadar müteveffa kazada asli kusurlu ise de, davalı sürücünün de ışıklı kavşağa çok hızlı girdiği, hız limitinin 70 km olduğu alanda 102,7 km hızla seyretmesi sebebiyle tali de olsa kusurunun bulunduğu anlaşıldığından davacılar ve davalılar vekilinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Manevi tazminatın miktarına yönelik yapılan incelemede: Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Somut olayda 02.05.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ...'ın sürücüsü, diğer davalının işleteni olduğu aracın, davacıların murisine çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün %10 oranında kusurlu olduğu, davacıların murisinin 33 yaşında vefat ettiği, geride eşi ile 4 küçük çocuğunun ve anne babasının kaldığı, buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların ve ölenin yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu, bir miktar arttırılması gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece manevi tazminatın bir miktar artırılarak kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... ile ... A.Ş. vekilinin HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.10.2023 tarih 2021/... Esas 2023/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davacıların maddi tazminat davalarının tüm davalılar yönünden feragat nedeniyle REDDİNE, 4-Davacıların manevi tazminat davalarının KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, A-Her bir davacı için ayrı ayrı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 105.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Anonim Şirketi ve ...'dan kaza tarihi olan 16/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken veya müteselsilen tahsili ile davacılara ayrı ayrı ödenmesine, B-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 5- a-)Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan alınması gereken 7.172,55 TL nispi karar ve ilam harcının davalılar ... A.Ş ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 26.10.2023 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine, 6-Davacıların adli yardım taleplerinin kabul edildiği 01/09/2021 tarihinden itibaren suçüstü ödeneğinden karşılanan posta ücreti, bilirkişi ücreti ve tebligat gideri olarak sarf edilen 5.250,00-TL yargılama giderlerinin davalı sigorta şirketi ile ... A.Ş ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderinin davalının kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı ... A.Ş tarafından yapılan yargılama giderinin davalının kendi üzerinde bırakılmasına, Maddi tazminat yönünden vekalet ücretleri; 9-Davalı ... A.Ş vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 20/04/2022 tarihli dilekçesinde vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-Davalı ... A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri nazara alınarak hesaplanan 700,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine, (maddi tazminat yönünden istinaf olmadığından önceki gibi bırakılmıştır.) 11-Davalı ... vekilinin mahkememizin 23/05/2023 tarihli 5.celsesi ile vekalet ücreti talebi olmadığı bildirildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 12-Arabulucuya ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi gereğince davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 13-Manevi tazminat yönünden davacılar kendilerini vekille temsil edildiklerinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT hükümleri nazara alınarak hesaplanan her bir davacı için 15.000,00'er TL vekalet ücretinin davalılar ... A.Ş ile ...'dan müştereken veya müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, 14-Anayasa Mahkemesinin 14/03/2025 günlü resmi Gazetede yayınlanan 2024/... esas 2024/... sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "..Manevi Tazminat Davaları..." yönünden uygulanmasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak, davalılar lehine reddedilen manevi tazminat yönünden vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, 15-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, İstinaf giderleri açısından; 16-Davacı adli yardım sebebiyle harç yatırmamakla birlikte istinafında haklı olduğundan davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 17-Harçlar Kanunu gereğince davalılar ... A.Ş ve ...'dan alınması gereken 3.073,95 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.536,96 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 1.536,99 TL harcın bu davalılardan müştereken veya müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 18-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 19-Davalılar tarafından yapılan 355,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 20-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.05/01/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.