11. Hukuk Dairesi 2012/17758 E. , 2014/7220 K. "" MAHKEMESİ : ANTALYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2012 NUMARASI : 2011/181-2012/152 Taraflar arasında görülen davada Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/05/2012 tarih ve 2011/181-2012/152 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/04/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre d…
**11. Hukuk Dairesi 2012/17758 E. , 2014/7220 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANTALYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2012 NUMARASI : 2011/181-2012/152 Taraflar arasında görülen davada Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/05/2012 tarih ve 2011/181-2012/152 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/04/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalının 08.10.2009 tarihinde dava dışı limited şirketi kurduklarını, müvekkilinin bu şirket için kullanılmak üzere davalı ortağa çeşitli defalar para gönderdiğini, ayrıca 50.000 TL'yi de şirket hesabına yatırdığını, ancak müvekkilinin daha sonra davalının gönderilen paraları şirket için kullanmayıp kendisine gayrimenkul ve araç aldığını öğrendiğini, ayrıca şirket için aldığı mobilyaların değerlerini yüksek gösterdiğini, bu olaylar nedeniyle müvekkilinin davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek, 155.000 TL'nin 08.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın hukuki dayanağının belli olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazları müvekkilinin kendi parası ile aldığını, davacının davalıya para gönderdiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının yalnızca kurulan şirketin sermaye payını bankaya yatırdığını ve bu paranın da şirket giderleri için harcandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ödeme yaptığına ilişkin yalnızca email çıktıları sunduğu, davalının imzasını taşıyan ya da resmi bir kurumdan tasdikli ödemeye ilişkin herhangi bir belgenin verilen kesin süreye rağmen ibraz edilmediği, alacak miktarı itibari ile iddianın tanıkla kanıtlanamayacağı, davacının yemin teklif etme hakkını da kullanmadığı, bu haliyle davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava, davacı şirket ortağı tarafından şirket işlerinde kullanılmak üzere davalıya gönderilen para ile davalının kendisine gayrimenkul ve araç aldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, ödeme iddiasına ilişkin olarak yalnızca email çıktılarının sunulduğu, davanın yazılı delille kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.