11. Hukuk Dairesi 2019/1630 E. , 2020/5159 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.12.2018 tarih ve 2018/75-2018/466 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 03.11.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan da…
**11. Hukuk Dairesi 2019/1630 E. , 2020/5159 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.12.2018 tarih ve 2018/75-2018/466 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 03.11.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı tarafından davalı hakkında 14.05.2013 tarihli sözleşme gereğince ödenmeyen alacağın tahsili için ilamsız takip yapıldığını, takibe konu alacağın 127.723.00 TL'lik kısmına itiraz edildiğini, sözleşme veya imzaya itiraz olmadığını, davalının sözleşme gereğince peşin ödemesi gereken 50.000,00 TL'yi ödediğini geriye kalan 150.000,00 TL'nin ise ödemediğini ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, icra takibine konu olan miktardan 50.000,00 TL için haksız icra takibi yapıldığının dava dilekçesinden de anlaşıldığını, sözleşmede düzenlenen ek 1 de gösterilen borçların tamamının davalı tarafından ödendiğini, kalan 150.000,00 TL borcun bir kısmının davacının rızasıyla kardeşine ve gösterdiği diğer kişilere ödendiğini, devir öncesi döneme ilişkin borçların karşılandığını, böylece icra dosyasında itiraz edilmeyip yapılan ödeme sonrasında davacıya dava konusu sözleşme uyarınca herhangi bir borcun kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.