İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 02/10/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/06/2025 tarih ve 2024/771 E - 2025/527 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirket ile davalı şirket arasında uzun zamandan süre gelen ticaret mevcut olduğunu, bu ticaret neticesinde…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1456 KARAR NO: 2025/1685 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/06/2025 ESAS NO: 2024/771 KARAR NO: 2025/527 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 02/10/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/06/2025 tarih ve 2024/771 E - 2025/527 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirket ile davalı şirket arasında uzun zamandan süre gelen ticaret mevcut olduğunu, bu ticaret neticesinde davacı şirket ile davalı şirket arasında düzenli alışveriş ve ödemeler olup gelinen bu noktada davacı şirketin davalı şirketten alacaklı konumunda olduğunu, 06/02/2024 tarihinden itibaren açılan cari hesapta davalı şirket tarafından davacı şirkete toplamda 782.762,99 TL malzeme verilmiş olup davacı şirkette bunun karşılığında davalı şirkete 01/04/2024 tarihinde ...bankası aracılığı ile 173.223,00 TL, 25/04/2024 tarihinde ...bankası aracılığı ile 384.240,00 TL, 10/05/2024 tarihinde ...bankası aracılığı ile 319.000,00 TL ve 15/08/2024 tarihinde ... Bankası aracılığı ile 180.000,00 TL olmak üzere toplamda 1.056.463,00 TL ödeme yapmış olduğunu, yapılan ödemeler sonucunda davacı şirketin 273.700,01 TL alacaklı konuma geçtiğini, Davalı şirket tarafından kesilmiş olan faturalar ve davacı şirket tarafından yapılan ödemeler davacı şirketin ticari defterleri incelendiğinde ortaya çıkacak olduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan fazla ödemeler sonucunda bu fazla ödemelerin davacı şirket tarafından talep edilmesine rağmen ödenmemiş olduğunu, davacı şirket yaptığı ödemelere karşılık gerekli mal ve malzeme desteğinin alamamasından kaynaklı olarak ödenen paranın iadesi için Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...sayılı dosyasıyla davalı şirket aleyhine icra takibi başlatmış ancak davalı şirket 29/08/2024 tarihinde davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığından bahisle haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ederek icra takibinin durdurulmasına sebebiyet vermiş olduğunu, davalı şirket itirazında haksız olup öncelikle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, alacak likit ve davalı itirazında kötü niyetli olduğundan alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davalı şirketin inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, borca itiraz edilmesi üzerine arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ama anlaşma sağlanamamış olduğunu, bu sebeplerle işbu itirazın iptali davasının açılması zorunluluğu doğmuş olduğunu belirterek, davanın kabulü ile, davalı borçlunun Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, Davalı borçlu itirazında haksız ve kötüniyetli olup alacak da likit olduğundan alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davalı şirketin icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle dava dilekçesi ve duruşma tarihini içerir tensip tutanağının davalı şirkete KEP adresi üzerinden tebliğ edilmiş olduğunu ancak KEP adresleri tebligat almaya elverişli adresler olmayıp şirketlerin elektronik yolla tebligat alabilmeleri için UETS adreslerine tebligat yapılması gerekli olduğunu, KEP adresleri resmi yazışmalar için kullanılmakta olmalarına karşın KEP adreslerine yapılan tebligatlar Tebligat Kanununa aykırılık oluşturduğunu, Danıştay 8. Daire Esas : 2022/802 Karar : 2022/3417 Karar Tarihi :25.05.2022 sayılı kararına göre "davacı şirketin KEP adresine yapılan e-tebligatın ilgili mevzuat uyarınca geçerli bir tebligat olmaması," gerekçesiyle hüküm kurulmuş olduğunu, öyledir ki; davalı şirketin KEP adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, bu nedenle öncelikle usulsüz tebligat dolayısıyla davadan henüz haberdar olduklarını bildirmekte ve davaya cevaplarını derhal sunmakta olduklarını, Kayseri Genel İcra Dairesinin...sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, davalının gönderilen icra takibine süresi içinde itiraz etmiş olduğunu, bunun sonucunda işbu itirazın iptali davasının açıldığını, davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin...sayılı dosyasından kaynaklanan bir borcu bulunmadığını, bu nedenle açılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı icra takibi ile davalının borçlu olmadığı ve var olmayan bir alacağı tahsil etmek istemekte olduğunu, Ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile görüleceği üzere davalının davacıya borcu bulunmadığını, bu nedenle açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle davacının haksız ve kötü niyetli olarak başlattığı icra takibinin alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin...sayılı icra dosyasından kaynaklanan borcu bulunmadığından haksız ve hukuka aykırı olarak açılan işbu davanın reddine, Davacının haksız ve hukuka aykırı olarak başlatmış olduğu Kayseri Genel İcra Dairesinin...sayılı dosyası nedeniyle davacı aleyhine alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının takibe konu cari hesap alacağı nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığının ve davacının davalıya fazla ödemesi olup olmadığının tespiti için tarafların defterlerinin incelenmesine karar verilmiş ve 23/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği ve Mahkememizce de kabul edildiği üzere, davacının kabulünde olan satış tutarının 782.762,99 TL olarak dikkate alınması ile davacının yaptığı ve ispatladığı ödemenin de 1.056.463,00 TL olduğu görülmüş, bu durumda davacının davalıdan fazla ödeme sebebiyle 782.762,99 TL – 1.056.463,00 TL = 273.700,01 TL alacağı olduğu anlaşılmış olup, davacının söz konusu miktar yönünden asıl alacağını ispat ettiği değerlendirilmiş, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediğinden davacının faiz talebi yerinde görülmemiş, davalının yemini delilinin bulunmadığı anlaşılmış ve böylece, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün...sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 273.700,01 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacak bedeli olan 273.200,01TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin İİK madde 67/2 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün...sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış olan itirazın kısmen iptali ile takibin 273.700,01 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen alacak bedeli olan 273.200,01TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının İİK madde 67 gereğince davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkil firmaya olan borcu nedeni ile Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. Dosyası ile icra takibi yapılmış olup, davacı tarafın sanki ödeme olarak görünen 180.000,00 TL bu dosyaya ilişkin anapara ve avukatlık ücretine istinaden olup müvekkil firmaya bu dosyaya ilişkin ödeme yaptığını, öte yandan davacı firma müvekkil firma tarafından kesilen ve müvekkil firmanın şirket defterlerinde gözüken ... nolu , 16/08/2024 tarih ve 244.530,00 TL'lik faturayı kendi ticari defterlerine işlememesi nedeni ile müvekkil firmadan alacaklı gözüktüğünü, yerel mahkemece davacı tarafın faturayı işlememe hususu dikkate alınmadan davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmesi usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğunu, zira davacı taraf Kayseri Genel İcra Dairesi ... e sayılı dosyasında ki senedi de haricen tahsil bildirimi üzerine kendisi giderek bizzat teslim aldığını, davacının kendilerine borcu varken alacaklı olması imkansız olduğunu, davacı taraf Kayseri Genel İcra Dairesi ... E sayılı dosyasını ödedikten sonra kendisine ödemeye karşılık makbuz kesildiğini ancak kötü niyetli olarak bu borcu ödememek için bu makbuzu işlemediğini, ancak bilirkişice fazlaca ödemenin ispat külfeti müvekkile aitmiş gibi yazılan rapora karşılık davacı tarafın bize borçlu olması nedeni ile icra dosyasına karşılık yapmış olduğu ödeme ispat aracı olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirketin davacıya icra dosyası ve işlenmeyen makbuz dikkate alındığında herhangi bir borcu kalmayacağını, yerel mahkemece bu hususlar eksik incelendiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, ayrıca bu delil (Kayseri Genel İcra Dairesi ... e ) yazılı belge niteliğinde ispat külfetine haiz olup, yine resmi icra kayıtlarına dayanmakta olup her zaman ileri sürülebilecek nitelikte olduğunu, davacı tarafın sunduğu 180.000,00 TL'lik ödeme belgesi de kendilerine vekil sıfatı ile yapıldığı açık olup davacı tarafın da ödeme aracı olarak dayandığı belgenin dosya arasında olması nedeni ile iddia ve savunmamızın genişletilmesi yasağına da tabi olmayacağını, bilirkişice 180.000,00 TL'lik ödeme vekile yapılmış olmasına rağmen ispat külfetini davalı tarafa yükletmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafın gerek faturayı işlememiş olması, gerekse yapmış olduğu icra ödemesini cari ödeme gibi göstermesi, bilirkişinin de bu ödemeyi bu şekilde algılayarak tarafımıza ispat külfetini yüklemiş olması usul ve yasaya aykırı olup. yerel mahkeme hükmünün kaldırılması gerekli olduğunu, zira arz ettiği nedenlerden dolayı yerel mahkemenin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm kurması hatalı olup, bu husuların dikkate alınması gerekli olduğunu, İİK 67'nin şartları oluşmadığı halde yerel %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmediğini, yargılamayı gerektirdiği alacağın likit olmadığı dikkate alındıdğında şartlar oluşmayan icra inkar tazminatının da kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/771 E - 2025/527 K numaralı kararının kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bulunan istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/771 E.2025/527 K.sayılı ve 06/04/2025 tarihli ilama karşı davalı şirketin yapmış olduğu istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, taraflar arasındaki ticari satım kapsamında cari alışveriş nedeniyle davacı tarafından fazla ödenen bedelin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinde borca itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, taraflar arasındaki cari ticari alım satım nedeniyle davacının davalıya fazla ödemede bulunduğunun tespiti ile davalının savunmasına konu teslim olgusunu ispat edememesi nedeniyle ispat edilen alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davalının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 04/06/2025 tarih ve 2024/771 E - 2025/527 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 18.696,44 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 4.674,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.022,34 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, 3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK'nın 362/1-f.maddesi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 02/10/2025