7. Hukuk Dairesi 2015/1451 E. , 2016/8727 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesin…
**7. Hukuk Dairesi 2015/1451 E. , 2016/8727 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, davacının iş akdinin işverence haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davalının bir miktar ödeme yaptığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının istifa ederek işten ayrıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin hizmet süresi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut olayda, davacı, davalı iş yerinde 06.04.1995-09.03.2010 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacının bu tarihler arasında çalıştığı kabul edilmiş ve davacının hizmet süresi belirlenmiştir. Ancak davacının çalışmış olduğu tarih aralığındaki hizmet süresi 14 yıl 11 ay 3 gün iken bilirkişice davacının hizmet süresinin 15 yıl 3 gün olarak hesaplanması ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücretinin de bu kıdem süresi esas alınarak hesap edilmesi hatalı olup bozma nedenidir. 3-Davacı işçinin fazla çalışma ücreti hesabı konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.