11. Hukuk Dairesi 2023/5945 E. , 2024/7151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1115 Esas, 2023/1075 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/156 E., 2021/147 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın dava
**11. Hukuk Dairesi 2023/5945 E. , 2024/7151 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1115 Esas, 2023/1075 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/156 E., 2021/147 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait 2018/78598 sayılı uluslararası "..." ibareli marka başvurusunun davalı şirketin itirazı üzerine, 201507, 201249, 200731, 2004 26538, 2008/2588, 2011/62857, 2011/62860, 2011/62862, 2011/62868, 2011/62888, 2015/17331 numaralı "..." ve "..." ibareli markalara benzer olduğu gerekçesiyle 29, 30 ve 32. sınıflar bakımından reddedildiğini, müvekkilinin Almanya’da bulunan Kaufland hipermarket zincirinin sahibi olduğunu, çoğu perakende firma gibi müvekkilinin de özel etiketli-özel markalı (private label) ürünleri bulunduğunu, müvekkiline ait marka başvurusundaki “...” ibaresinin tek başına markasal bir kullanıma konu olamayacağını, “...” ibaresinin ancak çatı markası ile bütüncül bir anlam kazandığını, “...”nun sözlük anlamının “ürünün satıldığı yerden uzağa götürülüp tüketilmesi veya yenmesi” olduğunu, “...” ibaresinin tanımlayıcılığı gözetildiğinde hiçbir firmanın tekeline verilemeyeceğini, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak da birbirinden farklı olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'in 2020/M-1926 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları karşılaştırıldığında markalarda “...” ibaresinin ortak olduğunu ve çatı markaların altında esas unsur olarak yer aldığını, çatı markası bulunan marka örneklerinde markalarda yer alan ikincil kelime unsurlarının aynısının veya benzerlerinin başka bir markada yer alması halinde, markaların benzerliği değerlendirmesinde çatı markası arka planda bırakılarak inceleme yapıldığını, bu nedenle taraf markaları arasında benzerlik incelemesinin “...” ibaresi esas alınarak yapıldığını ve başvuru kapsamında yer alan 29, 30 ve 32 nci sınıf mallar ile redde mesnet markaların aynı veya benzer türden malları/hizmetleri kapsadıkları da tespit edildiğinden Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmi ret kararı verildiğini, anılan karara itirazı reddeden YİDK kararının da hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin “...” ibaresini içeren “...” ve “...” markalarının bulunduğunu, müvekkilinin markaları üzerindeki haklarının tescillerden olduğu kadar kullanımdan ve tanıtımdan kaynaklandığını, dava konusu “...” markasının müvekkilinin tescilli “...” ve “...” markalarıyla görsel, işitsel ve kavramsal açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzerlik taşıdığını, dava konusu markanın tescili durumunda tüketici nezdinde müvekkilinin “...” markasıyla birlikte seri marka olarak algılanma tehlikesi yarattığını, dava konusu markanın tescil talep edilen 29, 30, 32. sınıfların da aynı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının 2018/78598 sayılı "..." ibareli marka için 06.03.2018 tarihinde 29, 30, 31, 32.sınıf mal/hizmetleri kaplayacak şekilde başvuruda bulunduğu, dava konusu marka başvurusunun kısmen reddedildiği malların (29, 30, 32) genel olarak gıda maddeleri olduğu, , 29., 30. ve 32. sınıftaki malların kapsamı yiyecek ve içecek olup, bu kapsama sahip markaların işaret ve işitsel ifadelerinin etkisinin tüketici nezdinde büyük önem taşıdığı, dava konusu markaların ve özellikle davalı şirketin dayanak markalarının işlem dosyasında kullanımının ispatlanabildiği ürün gruplarının, günlük hayatta özellikle çocuk ve genç nesiller tarafından tüketilen ve alıcısı geniş bir halk kitlesine hitap eden çikolata ve gofret türü yiyeceklere ilişkin olan gıda maddeleri olarak tüketiciye sunulduğu, bu tür ürünlerin genellikle aynı tür hizmet veren yerlerde satıldığı, satışa sunan işletmelerin reyonlarında ya da raflarında bulunan çikolata ve gofretlerin, hızlı ve anlık kararlarla tüketime konu olan ürünler olduğu, çekişme konusu malların bir kısmı için ortalama seviyedeki tüketicilerin dikkate alınması gerektiği, başvuru markasının reddedildiği mallar arasında günlük ve herkesin kullanımına konu olmayan, özle nitelikli gıda maddeleri de bulunduğu, bu durumda ortalama seviyedeki tüketicilerin yanı sıra dikkat seviyesi görece yüksek olan bilinçli tüketicilerin de dikkate alınması gerektiği, davacı başvurusunun reddedildiği 29. sınıftaki “sausage casings, natural or artificial; alginates for culinary purposes; aloe vera prepared for human consumption; edible birds' nests; fatty substances for the manufacture of edible fats; gelatine; ... for food; lecithin for culinary purposes; pectin for culinary purposes; pollen prepared as foodstuff; rennet; seeds, prepared; silkworm chrysalis for human consumption; toasted laver; seaweed extracts for food; ”, 30. sınıftaki “tapioca; sago; sushi” mallarının davalı şirketin dayanak markalarının kapsamındaki mallarla aynı veya benzer olmadığı, bunların dışındaki başvurunun reddedildiği malların, davalı şirketin dayanak markalarının (özellikle 2015/17331 tescil numaralı marka) kapsamındaki mal veya hizmetlerle aynı veya benzer olduğu; “...” ibaresinin İngilizce kökenli olup, Türkçe'de “gitmek” anlamına geldiği, söz konusu ibarenin, çekişme konusu olan yiyecek-içecek mallarının özellikle hızlı tüketime konu olanları bakımından “alıp gitmek” anlamında bir algı yarattığı, davacı başvurusunda yer alan “...” ibaresinin “paket yapılabilen, ayaküstü servis edilebilen” anlamlarının yanı sıra “yemek” için “paket/paketleme; yemeği alıp götürmek üzere ısmarlama; yemeği alıp başka bir yerde yeme” anlamlarında bir deyim olduğu, “...” ibaresinin bölünmesi veya “...” ibaresi ayrıştırılarak değerlendirilmesinin doğru olmayacağı, “...” ibaresinin bir bütün olarak paketlenmiş, ısmarlanarak başka bir yerde tüketilen yiyecek/içecekler için kullanılması karşısında “...” ibaresine odaklanılarak dikkate alınmasının yerinde olmayacağı, nitekim bilindiği gibi markaların bir bütün olarak karşılaştırmaya esas alınması gerektiği; “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, başvuru markasındaki “...” ibaresinin tescil talebine konu edilen mallar için herkesin kullanımına açık olan paket servisi ifade etmesi karşısında karşılaştırılan işaretlerdeki sair hususların da özel olarak dikkate alınması gerektiği, buna göre dava konusu marka başvurusunda yer alan "şekil" ibaresi ile davalı şirket markalarındaki ... veya şekil (çeşitli oyuncak figürlerine ilişkin) ibareleri, karşılaştırma konusu işaretler arasında ilgili tüketici açısından birbiri ile ilişkilendirme veya benzerlik kurma ihtimalini ortadan kaldırdığı, kaldı ki; ayırt ediciliği zayıf olan veya herkesin kullanımına açık ibareleri münhasıran veya markasındaki unsurlardan birisi olarak seçen kişilerin de söz konusu ibarelerin başkaları tarafından da benzer biçimde kullanım veya tescillerine baştan rıza göstereceği; işaretlerin bütünsel olarak karşılaştırılması neticesinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak aynı olmadıkları gibi benzer de olmadıkları; markalar arasındaki benzerliğin hukuki sonuç doğurabilmesi için, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin de bulunması gerektiği, taraf markalarının kapsamları arasında aynılık ya da benzerlik bulunmakla birlikte aralarında işaret benzerliği bulunmaması karşısında markaların ilişkilendirilmesinden söz edilemeyeceği, YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, her ne kadar tarafların markalarını kullanmak istedikleri 29,30,32. sınıf mal ve hizmetler aynı ya da benzer ise de, davacının “...” ibareli marka tescil başvurusu ile davalı şirketin "..." ve "..." ibareli markaları arasında benzerlik olmadığı, dolayısıyla tarafların markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 07.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.