11. Hukuk Dairesi 2010/16154 E. , 2013/6572 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.06.2010 tarih ve 2009/118-2010/371 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.03.2013. günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek kara
**11. Hukuk Dairesi 2010/16154 E. , 2013/6572 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.06.2010 tarih ve 2009/118-2010/371 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.03.2013. günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete ticari risk sigorta poliçesi ile sigortalı mahalde 19.03.2008 tarihinde yangın meydana geldiğini, yangının prize takılı televizyon kablosunun bağlantı yerlerinde herhangi bir sebepten meydana gelen kısa devre kontak sonucu oluşan şerarelerin kabloyu tutuşturması nedeni ile başladığının tespit olunduğunu, yangının başladığı alanın davalılar tarafından kullanıldığını, meydana gelen hasar nedeniyle 59.900,00 YTL ödendiğini ileri sürerek, şimdilik bu meblağın ödeme tarihinden itibaren banka reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, olayın meydana geldiği sırada müvekkilinin evde bulunmadığını, televizyonun yapısı itibariyle tehlikeli bir cihaz olmadığını, dürüst, makul, orta zekalı hiç kimseden sürekli televizyon kablosunda kaçak olup olmadığını kontrol etmesinin beklenemeyeceğini, üstelik söz konusu televizyonun 2 yıllık, yeni ve son teknoloji ürünü bir cihaz olduğunu, müvekkilinin kusurundan söz edilebilmesi için kullanımdan kaynaklanan bir zararın meydana gelmesi gerektiğini, oysa kullanımdan kaynaklanan bir zarar olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, yangının çıkmasına binadaki elektrik tesisatının neden olmadığı, davalının davacıya sigortalı şirketin kiracısı olarak dava konusu mecuru kira sözleşmesine uygun olarak kullanmak ve aldığı şekilde kiralayana teslim etmek yükümlülüğü altında bulunduğu, kendi kusuru ile gerçekleşen zarardan bu kiracılık ilişkisine göre sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın davalı ... ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı ... ... vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, ticari risk sigorta poliçesine dayalı tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, kısa devre kontak sonucu oluşan şerarelerin kabloyu tutuşturması sonucu çıktığı iddia edilen yangında davalı kiracının kusurlu olup olmadığı, bu bağlamda kendisine bir sorumluluk yüklenip yüklenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, içinde kimya mühendisinin bulunduğu bilirkişi kurulundan alınan rapor benimsenip hükme dayanak yapılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Oysa, davalı vekili hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı özellikle kimya mühendisi olduğu anlaşılan bilirkişinin uzmanlık alanı dahil olmak üzere sonuca etkili, ciddi ve esaslı itirazlardan bulunmuş olmasına rağmen, mahkemece, itiraz noktalarını karşılayan ek rapor alınmadığı gibi itiraz noktaları da denetime elverişli bir şekilde tartışılıp değerlendirilmemiştir. Bu durumda, mahkemece, temel uyuşmazlık konusu olan yangının iddia edilen çıkış şekli de gözetilerek içinde elektrik mühendisi bilirkişilerinde bulunduğu başka bir bilirkişi kurulundan davalı vekilinin itirazlarını karşılayan ve Yargıtay denetimine elverişli ek rapor alınmak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, yetersiz bilirkişi kurulu raporuna dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. 2- Kabule göre de, davacıya sigortalı taşınmazın tahliye edilmiş olması ve esasen kısmen de yıkılmış bulunması nedeniyle bilirkişi incelemesinin dosya üzerinden yapılmış olmasına rağmen mahkemece, hükme esas bilirkişi kurulu raporunun sanki yapılmış keşif sonucu düzenlendiğinin karar gerekçesine de yazılması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...-... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.