11. Hukuk Dairesi 2014/12658 E. , 2014/19476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2014 tarih ve 2013/220-2014/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belg
**11. Hukuk Dairesi 2014/12658 E. , 2014/19476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2014 tarih ve 2013/220-2014/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 2000 yılından sonra davalı şirkette müdürlük görevini yerine getirdiğini, en son 01.04.2009 tarihinde alınan kararla iki yıl için davalı şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili kılındığını, kardeş olan diğer ortakların müvekkilinin gıyabında aldıkları 03.04.2011 tarihli kararla ...'yı müdür olarak seçtiklerini, bu kararın iptali için açılan davanın derdest olduğunu, yine müvekkilinin gıyabında alınan 15.11.2012 tarihli kararla şirket müdürlüğüne 10 yıl süre ile...'nın atandığını, söz konusu toplantılar için usulünce yapılmış bir çağrı bulunamadığını, bu nedenle kararların yok hükmünde olduğunu, kararın kötüniyetli olarak alındığını ileri sürerek, 15.11.2012 tarihli ortaklar kurulu kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iddiasının toplantıya çağrının usulüne uygun yapılmadığına ilişkin olduğu, bu gerekçeyle iptal kararı verilebilmesi için eksikliğin alınan karara etkili olması gerektiğini; davacının payı % 33,37 olup, kararın % 33,37 ve 33.26 oranda hisse sahibi ortaklar tarafından alındığı, davacının toplantıya katılmasının kararı etkilemeyeceği, genel kurulun istenen kişiyi müdür olarak tayin edebileceği, şirkete ikinci bir müdür tayininin yasaya, anasözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.