11. Hukuk Dairesi 2023/3758 E. , 2024/5945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/597 Esas, 2023/638 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü (Yeniden esas hakkında hüküm tesis etmek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/198 E., 2019/166 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddi
**11. Hukuk Dairesi 2023/3758 E. , 2024/5945 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/597 Esas, 2023/638 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü (Yeniden esas hakkında hüküm tesis etmek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/198 E., 2019/166 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 02.06.2017 tarihli duruşma ara kararıyla; 06.01.2015 tarihinde vefat eden ... ... ...'ın terekesine, tereke idare memuru atanmasına karar verildiğini, tereke mahkemesince verilen 02.06.2017 tarihli ve nezdinde SGK'lı olarak çalışan avukatları da kapsayan yetki belgesi ile ... ... ...'ın ortağı olduğu Fethiye Ticaret Sicilinde 6011 sicil no ile kayıtlı ... Turizm Sağlık Seyahat Tic. A.Ş'nin 03.06.2017 tarihinde yapılacak olan olağan genel kurul toplantısına, ... ... Terekesini birlikte veya ayrı ayrı temsilen katılmak, tereke yararları doğrultusunda oy kullanmak ve gerekirse şirket organlarında görev almak üzere tarafına yetki verildiğini, toplantıya vekili Av. ... ...'nun katıldığını, vekilinin toplantının açılmasını mütakip; gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmesinden önce, terekenin şirketin sermayesinin 1/10 undan fazla payına sahip olması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesine dayanarak, şirketin genel kurulu yapılan yıllara ait mali tablolar memurluğun veya mahkemenin incelemesine sunulmadığından toplantının 1 ay süre ile ertelenmesi yönündeki talebinin "Genel kurul üyelerinin şehir dışından işlerini bırakarak geldikleri, erteleminin Genel Kurul sonuçlarını etkilemeyeceği ve gündemde yasal zorunluluk olarak görüşülüp karara varılması gereken konular dışında bir konunun olmadığı" gerekçesi ile 10.200 kabul oyuna karşılık 49.800 red oyu ile oy çokluğuyla reddedilerek gündem maddelerine geçildiğini, gündem maddelerinin her birinin görüşülmesi sırasında da tereke temsilcisi tarafından 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi uyarınca toplantının ertelenmesi talebi yinelenmişse de yine aynı gerekçe ve oy çokluğu ile talebin reddine karar verilerek mali tabloların görüşülmesine ilişkin gündem maddelerinin kabulüne karar verildiğini ileri sürerek, davalı ... Turizm Sağlık Seyahat Tic. A.Ş'nin 03.06.2017 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların 6102 sayılı Kanun'un 420 ve 447 nci maddeleri gereğince batıl olduğundan iptaline, aynı Kanun'un 449 uncu maddesi uyarınca toplantıda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Kanun'un 447 nci maddesine göre bir genel kurul toplantısında alınan kararların batıl olabilmesi için; pay sahibinin genel kurula katılma, oy verme, dava açma gibi haklarının engellenmesinin yahut pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını kısıtlaması gerektiği; bu doğrultuda davacının 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinin; genel kurul toplantısında vurgulanmasına rağmen uygulanmayarak pay sahibinin haklarının kısıtlandığından bahisle genel kurul kararlarının tamamının butlanını talep ettiğini, anılan maddenin "finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konularla" sınırlı olmak üzere azlığa bir erteleme hakkı tanıdığını, bunun haricindeki konular hakkında davacı tarafın azlık hakkına dayanmak suretiyle genel kurul kararının tamamı yönünden iptaline karar verilmesini talep etme hakkı bulunmamadığını, 1.Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından genel kurul toplantısındaki hazirun Av. ... ...'na verilen yetki ve izin belgesine bakıldığında;"...... ... terekesinin leh ve aleyhinde açılmış ve açılacak olan dava ve icra dosyalarında terekeyi temsil etmek ve gerektiğinde idare memurluğunu temsilen; HMK ve CMK'da belirtilen ahzu kabz dahil özel ve genel dava ve takip yetkilerini kullanmak suretiyle dava ve icra dosyalarını takip etmeye ve sonuçlandırmaya yetkili kılınmak üzere..."şekli ile müstenit yetki ve izin belgesinin kapsamı ve sınırları belirtildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 415 inci maddesi tahtında genel kurula katılmaya yetkili olan pay sahiplerinin belirtildiğini; söz konusu madde kapsamında tereke temsilcisinin aslen yahut, usulüne uygun olarak tanzim edilmiş bir yetki belgesi ile toplantıya katılması gerektiğini, toplantıya katılmayan pay sahiplerinin 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince; toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin genel kurul kararlarının iptali davası açılabileceğini, dolayısı ile söz konusu durumun vaki olmaması karşısında ve usule uygun bir yetki belgesi ile genel kurula katılım sağlanmamasından ötürü; huzurdaki davayı davacının açma imkanı bulunmadığını, davada davacının kendisinin genel kurula katılma hakkı bulunmadığını; tereke adına temsilci sıfatıyla genel kurula katılmasının mümkün olduğunu, davayı tereke sorumlusunun kendisinin açtığını, davayı tereke adına değil, kendi adına açtığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacının davasını 6102 sayılı Kanun'un 447 nci maddesine dayandırdığı; anılan maddede özellikle sayılan hallerden olarak bir genel kurul toplantısında alınan kararların batıl olabilmesi için; pay sahibinin genel kurula katılma, oy verme, dava açma gibi haklarının engellenmesinin gerektiği, yahut pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarının kısıtlanması gerektiğinin düzenlendiği, davanın aynı Kanun'un 420 nci maddesi gereği erteleme taleplerinin kabul edilmemesiyle pay sahipliği haklarının kısıtlandığı iddiasıyla genel kurul kararlarının tamamının butlanını talep ettiği, 420 nci maddedeki ifadelerden "finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konularla" sınırlı olmak üzere azlığa bir erteleme hakkı tanındığı, bunun haricindeki konular hakkında davacı tarafın azlık hakkına dayanmak suretiyle genel kurul kararının tamamı yönünden iptaline karar verilmesini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un 420’nci maddesinde anılan erteleme talebinin, gündem maddelerinin görüşülmesinden önce yapılması gerektiğini, azınlığın bu erteleme talebini sunarken bir gerekçe gösterme zorunluluğu bulunmadığını, erteleme hakkının kullanılmasının hakkın kötüye kullanımı olarak nitelendirilemeyeceğini, kanunda finansal tablolarla birlikte görüşülmesi gereken buna bağlı konular olarak ifade edilen konuların neler olması gerektiği yönünde gerek doktrin gerekse de yargı kararlarında bir görüş birliğinin mevcut olduğunu, finansal tabloların ertelenmesi ile etkilenecek gündem maddeleri olduğunun kabul edildiğini, yine aynı şekilde kâr dağıtımı ve ibranın da finansal tablolarla bağlantılı olduğunun kabul edildiğini, Yerleşik Yargıtay görüşlerine göre bilançonun tasdiki ve buna bağlı kurul gündemlerinde azınlık talebiyle genel kurulun 1 ay süreyle ertelenmesi görüşü benimsenmiş olmasına rağmen, aynı Kanun'un 447’nci maddesine aykırı hareket edilerek taleplerinin reddedildiğini ve mali tabloların görüşülmesine ilişkin gündem maddelerinin kabulüne karar verildiğini, Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anonim ortaklıklarda 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinde genel kurulda finansal tabloların ve bununla bağlantılı konuların görüşülmesinin azınlık pay sahiplerinin talebi üzerine ertelenmesine ilişkin bir düzenleme getirildiği, azınlığa bu hakkın tanımasının nedeninin, aynı Kanun'un 424 ncü maddesiyle bağlantılı olduğu, bu düzenlemeye göre, ortaklık finansal tablolarına dayanılarak çıkarılan bilançonun onaylanmasının -kural olarak- aynı zamanda yönetim kurulu üyelerinin ibrası anlamına geleceği, ayrıca finansal tabloların ortaklık kazancının belirlenmesinde de esas olduğu, bu nedenle kanun koyucunun finansal tabloların ve bunlara dayanarak çıkarılan bilançonun onaylanmasından önce, itiraz edilen finansal tablo kalemlerinin daha detaylı incelenmesine olanak tanıdığı; azınlığın 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinde yer alan hakkını kullanması halinde finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konularda genel kurulun artık bir karar alamayacağı, gündemde yer alan bu maddenin, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılacağı, azınlık pay sahiplerinin sadece finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi talebinde bulunmasının yeterli olduğu, bu istem yanında bu istemin gerekçelerini de bildirmesi ve ayrıca bunları genel kurul tutanağına geçirtmesi gerektiği, 420 nci maddenin ikinci fıkrasındaki düzenleme karşısında, azınlığın hiçbir gerekçe göstermeksizin, keyfi ve soyut olarak finansal tabloların görüşülmesini erteletemeyeceği, azınlığın bu şekilde finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesini istemesi ve bu husustaki gerekçelerini açıkça ortaya koyarak ve bunları genel kurul toplantı tutanağına geçirtilmesi halinde, genel kurulun bunların haklı olup olmadığı hususunda herhangi bir karar alamayacağı, genel kurul başkanının finansal tabloların ve bununla bağlantılı hususların görüşülmesini bir ay sonraya bırakacağı, şayet böyle yapılmaz ve genel kurul karar alarak azınlığın talebini oylar ve reddederse, bu durumda bu kararın Kanun'un 445 ve devam maddelerine uygun olarak iptal ettirilebileceği, ancak burada iptal ettirilebilecek kararların sadece finansal tabloların onaylanması ve bununla bağlantılı diğer genel kurul kararları olduğu, finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesinin sonucu olarak, belirlenmesi ve dağıtılmasına ilişkin gündem maddelerinin görüşülemeyeceği, görüşülmeyen finansal tablolara dayalı olarak hazırlanan yıllık rapor ve hem finansal tablolara hem de yıllık rapora dayalı olarak verilecek ibra kararının da henüz yeterli derecede aydınlanmamış genel kurul tarafından görüşülemeyeceği, bunun yanı sıra aynı toplantıda yönetim kurulu üyesi seçilip seçilemeyeceği hususu ele alındığında ise, Kanun'un 413 üncü maddesine göre, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi yılsonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgili sayıldığından, yılsonu finansal tablolar müzakere edilip genel kurulca kabul edilmediği müddetçe yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve yeniden seçime gidilmesinin de mümkün olmadığı, somut olayda davacı terekenin, davalı şirketteki pay sayısına göre azınlık pay sahipliği şartının bulunduğunun sabit olduğu, tereke temsilcisinin söz konusu toplantıda yıllık faaliyet raporları ile bilanço ve gelir tablolarının tereke tarafından incelenebilmesi için toplantının 1 ay süre ile ertelenmesi talebinde bulunduğu, 1 nolu alınan karar ile genel kurul üyelerinin şehir dışından gelmeleri ve gündemde yasal zorunluluk olarak karara varılması gereken maddeler bulunduğu gerekçesiyle erteleme talebinin oylanarak reddedildiği, genel kurulun 2 nci maddesinde bilanço ve gelir tablolarının; 3 üncü maddesinde yönetim kurulunun ibrasının, 4 üncü maddesinde yönetim kurulu üyelerine ücret, huzur hakkı, ikramiye ve prim hakkı verilip verilmemesinin, 5 inci maddesinde kar dağıtımının ve son olarak 6 ncı maddesinde yönetim kurulu başkan ve üyelerinin seçilmesi konularının karara bağlandığı, 6 ncı madde haricinde bütün maddelerde davacı temsilcisinin sebebini bildirerek oylamaya katılmadığı, 6 ncı maddenin ise oybirliği ile karara bağlandığı, dava konusu genel kurulun 1,2,3,4 ve 5 inci maddelerinde alınan kararların tümünün finansal tablolar ve bunlarla bağlantılı gündem maddeleri olduğu, davacı tereke temsilcisinin de gerekçesini bildirerek 420 nci maddede yer alan hakkını kullanmak istemesine rağmen genel kurulun bu konuda bir karar almadan gündemde yer alan bu maddelerin, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılması gerekmesine rağmen, genel kurul tarafından yerinde olmayan gerekçe ile oylamaya sunulup karar alınmasının doğru olmadığı, bu durumda da Mahkemece söz konusu kararların iptal edilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesini doğru olmadığı; davacı genel kurul toplantısında alınan kararların tümünün iptalini talep etmiş ve yukarıdaki açıklamalar uyarınca 6 no.lu kararın da finansal tablolara bağlı gündem maddesi olduğu anlaşılmış ise de, bu maddede yer alan kararın oybirliği ile alınmış olması sebebiyle davacının 6 no.lu karara yönelik iptal talebinin haklı olmadığı, dava terekeyi temsilen idare memuru ... tarafından açılmasına karşın Mahkemece karar başlığında davacı olarak yalnızca ...'ün gösterilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmsına ve davanın kısmen kabulüyle davalı şirketin 03.06.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 1,2,3,4 ve 5 no.lu kararın iptaline; 6 no.lu karara yönelik talebin reddine; 6 no.lu karar haricindeki tüm kararların yürütülmesinin geriye bırakılması talebinin kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, yargılama giderlerinin de kabul ve ret oranı gözetilmeksizin tamamının müvekkili üzerinde bırakıldığını, davanın tereke adına açıldığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, genel kurula katılan Avukat ... ...'nun yetki ve izin belgesinin açıkça genel kurula katılıp oy vermeyi kapsamadığını, davanın iptal davası olarak görülüp karara bağlandığını, muhalefet şerhinin de usulüne uygun olmadığını, kararların yürütülmesinin geriye bırakılması kararının teminat alınmadan verildiğini, tedbir mahiyetindeki bu karara hükümde yer verilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirketin 03.06.2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi ile 445 ve devamı hükümleri 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama giderlerinin kapsamına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un 323 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu; aynı Kanun'un 326 ncı maddesinde ise kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması halinde mahkemece yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağına yer verilmiş olup, eldeki davada davanın reddi kararının davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen yargılama giderlerinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi ve davada kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşılan davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin (e) alt bendine "Davalı şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 9.200 TL maktu vekalet ücretinin davacı ... ... Terekesinden alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin eklenmesi; aynı bendin (f) alt bendinde yer alan "...giderinin" ifadesinden sonra gelmek üzere "...davanın kabul ve ret oranı gözetilerek 115,67 TL'sinin" ifadesinin; aynı alt bendin sonuna ise "25,53 TL'nin ise davacı üzerinde bırakılmasına" ifadesinin eklenmesi; hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin (b) alt bendinde yer alan "...18,00 TL..." ibaresinden sonra gelen kısmın çıkarılmasıyla yerine "...'nin davanın kabul ve ret oranı gözetilerek 15 TL'si olmak üzere toplam 628,30 TL'nin davalıdan alınarak davacı ... ... Terekesi adına ...'e verilmesine, 3 TL'sinin ise davacı üzerinde bırakılmasına" yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.