12. Hukuk Dairesi 2009/8721 E. , 2009/10492 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/10/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu hakkında 26.04.2007 keşide tarihli çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine geçildiği ve borçluya örnek 10
**12. Hukuk Dairesi 2009/8721 E. , 2009/10492 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/10/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu hakkında 26.04.2007 keşide tarihli çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine geçildiği ve borçluya örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak, çekin bedelsiz olup imzanın da kendisine ait olmadığını bildirerek borca ve imzaya itiraz ettiği görülmektedir. Yargılama sırasında dosyaya sunulan Denizli .. Noterliği'nin 23.05.2006 tarih ve 1361 yevmiye numaralı vekaletnamesinde, çeklerde keşideci olarak belirtilen borçlunun, M. E.. ’i kambiyo taahhüdünde bulunmak ve çek imzalamak konusunda vekil tayin ettiği tespit edilmiş, yapılan bilirkişi incelemesine göre de imzanın vekile ait olduğu belirlenmiştir. Vekaletnamede öngörülen kapsamlı yetki nedeniyle M. E..’in borçlunun ticari mümessili olduğu kabul edilmelidir. Borçlar Kanunu'nun 449. maddesine göre ticari mümessil, bir ticarethane veya fabrika ve ticari şekilde işletilen diğer müessese sahibi tarafından, işlerini idare ve müessesenin imzasını kullanarak vekaleten imza koymak üzere sarih veya zımni kendisine mezuniyet verilen kimsedir. Aynı kanunun 450/1. maddesinde de ticari mümessilin, hüsnüniyet sahibi 3. şahıslara karşı, müessese sahibi hesabına kambiyo taahhüdüne bulunmak ve onun namına müessesenin gayesine dahil olan bütün tasarrufları yapmak selahiyetini haiz sayıldığı belirtilmiştir. Ticari senetlerin ticari işletme ile olan ilgisi iyiniyetli 3. kişilerce kolaylıkla anlaşılamayacağından ticari mümessilin imzaladığı senetlerin iyiniyetli 3. kişiler bakımından borçluyu bağlayacağı öngörülmüştür ( HGK 30.01.1980 tarih 1979/1692 Esas, 1980/170 Karar ). Kaldı ki; somut olayda keşideci tarafından vekile, açıkça çek düzenleme yetkisi verilmiştir. Çeklerin "vekaleten" imzalandığı yazılmasa dahi yukarıda açıklanan kurallara göre vekalet veren bu çekten dolayı sorumludur. O halde mahkemece şikayetin reddi gerekirken çekin vekaleten düzenlenmediği gerekçesiyle kabulü isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 12.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.