İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 25. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkiline usulsüz olarak tebliğ edildiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, takibe konu senetlerdeki im…
.T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2229 KARAR NO : 2025/2035 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/09/2022 NUMARASI: 2021/599 Esas - 2022/621 Karar DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 25. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkiline usulsüz olarak tebliğ edildiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, takibe konu senetlerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek,icra takibi nedeniyle müvekkilinin davacıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 25.10.2021 tarihli dilekçesinde; icra dosya borcunun dava tarihinden sonra haricen ödendiğini, bu kapsamda davalı vekilinin hesabına 14.09.2021 tarihinde 5.000-TL ve 24.09.2021 tarihinde 34.404,89-TL olmak üzere toplam 39.404,89-TL ödeme yapıldığını, davanın kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğünü belirterek, ödemelerinin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; dava konusu 6 adet bono ödenmediğinden icra takibi başlattıkları,davacının keşideci olduğunu, müvekkilince ...'a satışı yapılan ürünler karşılığında bonoların alındığını, borçlu tarafça hiçbir haciz baskısı altında kalmadan icra dosya borcunun tamamını ödediğini ve icra dosyasının infaz olduğundan haricen tahsil talebi ile işlemden kaldırıldığını, davacının imza itirazının kötü niyetli olduğunu, daha önce ... Türk Bankasına sunulan farklı senetleri müvekkiline ödediğini,29.02.2020 vade tarihli senet bedeli 7.500-TL'nin,,30.03.2020, 30.04.2020 ve 30.05.2020 vade tarihli senet bedellerinin de davacı tarafından müvekkiline ödendiğini, borcu ödeyen davacının menfi tespit davası açamayacağını, ancak istirdat davası açabileceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; bonolarda bulunan keşideci imzasının sahte olduğu iddiası mutlak def'ilerden olup, hamilin iyi niyetine bakılmaksızın her hamile karşı ileri sürülebileceği, alınan 19.04.2022 tarihli ATK Fizik İhtisas Dairesi raporunda, senetlerdeki imzaların mevcut mukayese imzalara kıyasla davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, dava ve takibe konu 6 adet bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle, takip konusu bonolar ve ve dava konusu takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının ödediği miktardan, taleple bağlı olarak 32.627,97-TL'nin davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; bonoların keşidecisi davacı olup senetlerin davacı tarafından lehdara ciro edildiğini, senetleri müvekkilinin lehdara sattığı mal karşılığında aldığını, davacı borçlunun haciz baskısı altında olmaksızın ve ihtirazi kayıt ileri sürmeden dosya borcunu ödediğini, davacının imza itirazının kötü niyetli olduğunu, zira davacının Albaraka'ya sunulan 4 adet farklı senetlere istinaden müvekkiline ödeme yaptığını, ödemesi yapılan 4 adet senet aslının davacıda olduğunu, ödemesi yapılan bu senetlerin en azından sureti üzerinde bir inceleme yapılması ve imza incelemesine mukayese alınması gerekmesine rağmen, mahkemece bu talebin tanık dinletme taleplerinin reddedildiğini, ihtirazi kayıt ileri sürülmeden icra dosya borcunun ödendiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davalı tarafça bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü takip nedeniyle ödenmiş olan bedelin istirdadı istemine ilişkindir. İİK'nın 72/7 maddesi hükmüne göre, “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.” Bu hükme göre , ödeme emrine itiraz etmemiş veya itiraz etmekle birlikte kaldırılması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi, maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürerek takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, menfi tespit davası açmamış ve borç da cebri icra tehdidi altında ödenmiş ise ödediği paranın iadesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir. Somut olayda; davacının keşidecisi olduğu toplam 6 adet bonoya dayalı olarak davacı aleyhine İstanbul 25. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 08.09.2021 tarihinde kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı, takibin 16.09.2021 tarihi itibariyle kesinleştiği, davacı tarafça icra dosya borcuna mahsuben davalı vekilinin hesabına 14.09.2021 tarihinde 5.000-TL ve 24.09.2021 tarihinde 34.404,89-TL olmak üzere toplam 39.404,89-TL ödeme yapıldığı,icra takibinin haricen tahsil nedeniyle kapatıldığı anlaşılmaktadır.Davacı borçlu tarafından keşideci imzası inkar edilmiş olup, mahkemece yaptırılan imza incelemesi sonucunda bonolar üzerindeki imzaların davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Mutlak defi niteliğindeki sahtelik iddiası ise herkese karşı ileri sürülebilecektir.24.09.2021 tarihli 34.404,89-TL ödeme takibin kesinleşmesinden sonra haciz tehdidi altında yapıldığından, davacının bu ödemenin istirdadını talep hakkı vardır. İmza inkarı mutlak defi niteliğinde olduğundan davacının başka senetleri ödemesi iş bu davada ileri sürülemeyeceği gibi ödenen bonolar mukayese evrak olarak incelenemeyecektir.Davanın niteliği gereği tanık da dinlenemez.Açıklanan nedenlerle, davacının başka senetleri ödemesi imza inkarına engel olmadığından takibe konu senetler ve icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 2.228,82-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 557,25-TL harcın mahsubu ile kalan 1.671,57-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 102-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025 .