T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1613 Esas KARAR NO : 2025/1570 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/439 Esas- 2025/420 Karar TARİHİ: 20/06/2025 DAVALI: HASIMSIZ DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara ka…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1613 Esas KARAR NO : 2025/1570 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/439 Esas- 2025/420 Karar TARİHİ: 20/06/2025 DAVALI: HASIMSIZ DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulmuş ve faaliyetlerini tekstil sektöründe yürüten bir ticaret şirket olduğunu, müvekkili şirketin merkezinin, halihazırda taşınma süreci içerisinde bulunduğunu, bu taşınma süreci esnasında, şirkete ait belgeleri toparlarken, ... 0579 Beşiktaş Çarşı/İstanbul Şubesi ve ... 9141 Tahtakale/İstanbul Şubesinden alınan çek defterlerindeki toplam 6 adet boş çek yaprağının kayıp olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin söz konusu boş çek yapraklarının kötü niyetli kişilerce doldurularak sahte çek düzenlenmesinden, şirketin ve 3. kişilerin zarara uğratılmasından çekinmekte olduğunu, kayıp çeklerin rızaları dışında doldurulması, imzalanması veya herhangi bir hukuka aykırı işlemde kullanılması halinde, bu fiilin suç teşkil edeceğini, bu konuda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına da gerekli başvuru yapılmış olup 2025/126305 CBS numarasıyla açılan dosyada tahkikatın devam ettiğini beyanla öncelikle ... Beşiktaş Çarşı/İstanbul Şubesine (0579) ait... numaralı çekler ile ... Tahtakale/İstanbul Şubesine (9141) ait 8950141 numaralı çekin ödenmesini engellemek amacıyla tedbiren ödeme yasağı konulmasını ve ilgili bankalara bildirilmesini, sonrasında davanın kabulü ile 6 adet çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 20/06/2025 tarih 2025/439 Esas- 2025/420 Karar sayılı kararında;"Dava; TTK.nun 818/s. maddesi yollaması ile çeklerde uygulanması gereken 757 vd. maddelerine göre açılmış, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir.Davacının iptali istenen çeklerin keşidecisi konumunda olduğu dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmaktadır. TTK'nun 651. maddesi gereğince; kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir. Aynı kanunun 652. maddesine göre de; kıymetli evrakı zayi eden kimse, iptal kararı alarak hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir. Keşidecinin senet üzerinde ileri sürebileceği bir hakkı mevcut değildir. Kaldı ki, çek iptali davası hasımsız olup, dava sonunda verilecek iptal kararı çek hamili 3. kişileri bağlamaz. Çekin iptal kararından sonra takibe konu olması halinde de, keşidecinin yine menfi tespit davası açarak bu çekten dolayı borçlu olmadığını ispat etmesi gerekir.Zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı çek hamiline tanınmış bir hak olup, keşidecinin işbu davayı açma hakkı bulunmadığından, davacının aktif husumet ehliyeti yoktur (Emsal; Yargıtay 11.HD.nin 28.02.2019 tarih ve 2017/5203 E. 2019/1679 K. İle 19/11/2018 tarih ve 2017/1677 E. 2018/7167 K.ile 18.06.2018 tarih ve 2016/13389 E. 2018/4492 K. İle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2021/1206 E. 2021/1162 K. İle 2022/1609 E. 2022/1149 K.).Kaldı ki boş çek yaprakları kıymetli evrak niteliğinde olmadığından zaten iptaline karar verilemez (Emsal:Yargıtay 11.HD.2016 / 6909 E .2018 / 777 K. T.05.02.2018)Açıklanan nedenlerle, keşideci olan davacının iş bu iptal davasını açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nun 114/1-d ve 115/1-2 maddeleri gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''Davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-d ve 115/1-2 maddeleri gereğince davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin gerekçeli kararında zayi nedeniyle iptal davası açma hakkının çek hamiline tanınmış bir hak olduğu ve keşidecinin işbu davayı açma hakkı bulunmadığını belirttiğini, ek olarak boş çek yapraklarının kıymetli evrak niteliğinde olmadığını bu sebeple de iptaline karar verilemeyeceğini ifade ettiğini, gerekçeli kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve somut norm denetimi için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını talep ettiklerini;İlk derece mahkemesi tarafından verilen usulden red kararının hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında "davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine" ifadelerini kullandığını, davanın dosya üzerinden karara çıkması ve reddedilmesi hatalı oluğu gibi, ilk derece mahkemesinin usulden red kararı vermesinin de hatalı olduğunu; Husumet diye tabir edilenin taraf sıfatı olduğunu, sıfat, bir davanın doğru tarafının kim olduğu sorusunun yanıtını verdiğini, davayı, açması gereken kişiden başka bir kişi açmışsa yahut dava açılması gerekenden farklı bir kişiye açılmışsa, dava açan veya kendisine karşı dava açılan, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin tarafı olmadığını, o hukuki ilişkide yer almayan, buna bağlı olarak hak sahibi olmayan kişinin davacı veya davalı sıfatı da bulunmadığını, söz konusu durumun maddi hukuk ile ilgili olup maddi hukuk ihlal edilerek açılan davanın da esastan reddedildiğini, sıfatın dava şartı olmamasının arka planında da temeli maddi hukukta bulmasının yattığını, ilk derece mahkemesi tarafından dava reddedilecekse bile usulden red değil, esastan red kararı verilmesi gerektiğini;Müvekkili şirketin merkezi, halihazırda taşınma süreci içerisindeyken ... 0579 Beşiktaş Çarşı/İstanbul Şubesi ve ... 9141 Tahtakale/İstanbul Şubesinden alınan çek defterlerindeki toplam 6 adet boş çek yaprağının kayıp olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin söz konusu boş çek yapraklarının kötü niyetli kişilerce doldurularak sahte çek düzenlenmesinden, şirketin ve 3. kişilerin zarara uğratılmasından çekindiği için ilk derece mahkemesine başvurduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından davanın usulden reddedildiğini, gerekçe olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651. ve 652. maddelerinin belirtildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651. maddesi 2. fıkrası uyarınca senedin iptaline karar verilme hakkını yalnızca senet üzerinde hak sahibi olan kişiye tanındığını, kanunun lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere seçimlik hakların yalnızca TKK m.651/2'de belritilen "hak sahibine" tanındığını;Her iki kanun hükmünün de yalnızca senedi elinde bulunduranı hak sahibi olarak belirlediğini, keşidecinin mahkemeye erişim hakkını sınırladığını, davacı her ne kadar dosya kapsamında hak sahibi olarak adlandırılmasa da davacının malvarlığının tehlikeye atıldığını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, verilen kararın, müvekkilinin malvarlığı ve mülkiyet haklarını ciddi şekilde zedelediğini, müvekkilinin mevcut malvarlıkları üzerinde doğrudan bir zarar oluşmasının muhtemel olması sebebiyle açılan davanın reddedildiğini, ilgili kararın, mülkiyet hakkını ihlal edecek şekilde verilmesinin, sadece müvekkilini ekonomik açıdan zarara uğratmakla kalmadığını, aynı zamanda kişisel haklarını da ihlal ettiğini, bu nedenle, kararın yeniden değerlendirilmesi ve mülkiyet hakkına zarar veren hükümlerinin iptal edilmesi gerektiğini, müvekkilinin hakkını arayabileceği başkaca bir yol bulunmaması sebebiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvuru zorunluluğu hasıl olduğunu, bu çerçevede, mahkemeye erişim hakkını sınırlayan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651. ve 652. maddelerinin somut norm denetimine tabi tutulması amacıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmesinin talep edildiğini;Hukuki dinlenilme hakkının ilk derece mahkemesi tarafından göz ardı edildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından şikayet dilekçelerine istinaden dosya üzerinden karar verildiğini, kendilerine savunma imkanı sunulmadığını, hukuki dinlenilme hakkının, Anayasa’nın 36. maddesi gereği herkesin sahip olduğu temel bir hak olduğunu ve bu hakkın ihlalinin, kararın esasına etki etmekle kalmayıp, adil yargılanma ilkesine de aykırı olduğunu, bu sebeple, verilen kararın usul açısından yanlış olduğunu ve karara itiraz etmek amacıyla istinaf başvurusu yaptıklarını beyanla İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 20/06/2025 tarihli kararının istinaf nedenleri doğrultusunda kaldırılmasını ve Anayasa Mahkemesi'ne somut norm denetimi için başvuruda bulunulmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818/1. maddesinin atfı ile 757 vd maddeleri gereği zayii olduğu iddiası ile çekin iptali talebine ilişkindir. Mahkemece davacının çekin keşidecisi olduğu ve keşideci tarafından çekin iptalinin talep edilemeyeceğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. alep HMK'nın 382. maddesinin birinci fıkrasının e bendinde düzenlenen çekişmesiz yargı işlerinden olup, aynı Kanun'un 385. maddesi gereği çekişmesiz yargı işlerinde basit yargılama usulünün uygulanacağı ve HMK'nın 320/1. maddesi uyarınca Mahkemece dosya üzerinden karar verilmesi mümkün olduğundan, davacı vekilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair istinaf sebebi ile yerinde görülmeyen Anayasaya aykırılık iddiası kapsamında, Anayasa Mahkemesi'ne somut norm denetimi için başvuru yapılması gerektiğine dair istinaf sebebinin reddine karar verilmiştir.6102 Sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin atfı ile aynı kanunun 757/1 ve 759/1 maddeleri uyarınca; iradesi dışında çek elinden çıkan hamil, çekin kimde olduğu bilinmiyorsa, çekin ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerinden çekin iptaline karar verilmesini talep edebilir. Çekin zayii nedeniyle iptali davası açma hakkı hamile ait olup, zayi nedeniyle iptal talebinde bulunan kişi, çekin hamili olduğunu ve çekin kaybolduğunun "kuvvetle muhtemel" olduğunu ispata elverişli deliller sunmalıdır. TTK'nın 757. maddesi uyarınca ancak kıymetli evrak (kambiyo senedi) vasfında olan çek hakkında iptal kararı verilebilir. Somut dosyada davacı tarafından beyan edildiği üzere dava konusu evraklar, TTK'nın 780. maddesinde düzenlenen zorunlu unsurları taşımayan boş çek yaprağıdır. Keşideci tarafından çekin zayi nedeniyle iptali talep edilemeyeceği ve hususun davanın esasa ilişkin olarak husumet nedeniyle reddini gerektirdiği, öte yandan kıymetli evrak niteliğinde olmayan boş çek yaprakları hakkında zayi kararı verilmesinde davacının herhangi bir hukuki yararının bulunmadığı ve hukuki yarar dava şartı olmakla öncelikli olarak incelenmesi ve Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken HMK'nın 114/1-d maddesinde düzenlenen dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ İLE, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2025 tarih ve 2025/439 Esas 2025/420 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN; 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansı var ise talep halinde iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN; 6-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile karar harcının hazineye gelir kaydına,7-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-Bakiye gider avansı varsa talep halinde davacıya iadesine, 9-Kararın ilk derece mahkemesince davacıya tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/10/2025 tarihinde HMK' nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.