6. Ceza Dairesi 2024/1284 E. , 2024/8121 K. Silahla tehdit suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve.... haklarında yapılan yargılama sırasında yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 1-b maddesi uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine dair Eğil Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2013 tarihli ve 2011/211 Esas…
**6. Ceza Dairesi 2024/1284 E. , 2024/8121 K.** **"İçtihat Metni"** Silahla tehdit suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve.... haklarında yapılan yargılama sırasında yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 1-b maddesi uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine dair Eğil Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2013 tarihli ve 2011/211 Esas, 2013/9 sayılı kararına karşı ..., ... ve ... tarafından yapılan itirazın, kurulan hükümde kararın niteliği gereği sehven yargılama giderlerine hükmedilmekle birlikte yasa yolunun Yargıtay ilgili Ceza Dairesinde temyiz yasa yolu olarak belirtildiğinden bahisle kabulü ile yeniden hüküm kurmak suretiyle sanıkların üzerilerine atılı suça ilişkin kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin Eğil Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2013 tarihli ve 2011/211 Esas, 2013/9 sayılı ek kararına karşı Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin merci Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2013 tarihli ve 2013/269 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 31.10.2023 gün ve 94660652-105-21-1010-2022-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2023 gün ve 2023/117188 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinde yer alan "1) 31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun’un gerekçesinde yer alan, “Temel hak ve hürriyetlerden kabul edilen ifade ve basın özgürlüğü, çoğulcu demokrasilerde vazgeçilmez ve devredilemez bir hak olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, ifade hürriyeti, birçok uluslararası belgeye konu olmuş, Anayasamızda da ayrıntılı düzenlemelere tâbi tutulmuştur. Bu özgürlüğün kullanım araçlarından biri de basın yahut sözlü veya görüntülü yayın araçlarıdır. Bu araçların, amacına uygun olarak işlevlerini yerine getirmeleri bakımından korunmaları demokratik toplumlarda asıl olup, bu anlamda basın ve yayın özgürlüğü önündeki engeller kaldırılarak ve güvenceler sağlanarak, haber ve düşünceyi özgür kılmak hedeflenmektedir. Bu nedenle, basın yayın yoluyla işlenen suçlara ilişkin dava ve cezaların infazının ertelenmesi ilişkin bazı düzenlemeler yapılması toplumsal barışın sağlanması ve sürdürülmesi bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Önem taşıması nedeniyle basın yoluyla ya da sair düşünce açıklama yöntemleriyle işlenen suçlar yönünden erteleme imkânı getirilmiştir.” şeklindeki hüküm karşısında, sanıkların eyleminin söz konusu Kanun kapsamında basın yayın yoluyla işlenen suçlardan olmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında kovuşturmanın ertelenmesine kararı verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2013 tarihli ve 2013/269 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.