İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 İhtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kara karşı bir kısım feri müdahiller, teminat yönünden ise davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılması üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP:Davacılar vekili; ... ...'nun oy hakkını kısıtlayan esas sözleşmenin 15. maddesini aşmak üzere haksız ve hukuka aykırı şekilde muvazaalı olarak gerçekleştirdiği pay devirleri sonucunda kendisini farklı g…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1682 KARAR NO : 2025/2188 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/10/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/631 Esas TALEP: İhtiyati tedbire itirazın reddine İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 İhtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kara karşı bir kısım feri müdahiller, teminat yönünden ise davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılması üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP:Davacılar vekili; ... ...'nun oy hakkını kısıtlayan esas sözleşmenin 15. maddesini aşmak üzere haksız ve hukuka aykırı şekilde muvazaalı olarak gerçekleştirdiği pay devirleri sonucunda kendisini farklı genel kurullarda müdür seçtiğini, ancak tüm kararların nisaba aykırılık sebebiyle iptal edildiğini, daha önceden kendisinin müdür seçilmesine ilişkin genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespit edilmesine rağmen 16.07.2025 tarihinde müdür seçimi gündemi adı altında başkaca bir genel kurul çağrısı yaptığını, huzurdaki davaya konu genel kurul hakkında yapılan çağrıların usulsüz olmasına rağmen Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, 16.06.2025 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı tutanağından anlaşılacağı üzere ... ... tarafından usulsüz ve yolsuz tesciller tekrarlanarak şirket yönetiminin ele geçirildiğini, şirketin karar alma mekanizmasının çöktüğünü, halihazırda şirkette mahkemece atanmış bir müdürler kurulu bulunduğunu, dava konusu genel kurulun yapılmasında mevcut müdürlerin kurulunun bir dahli olmadığını, genel kurulun yetkisiz kişilerce yapıldığı halde müvekkillerinin genel kurula katılmak zorunda kaldıklarını ve muhalefetlerini ileri sürdüklerini belirterek davalı şirketin 16.07.2025 tarihinde yapılan müdür seçimine ilişkin gündemi içerir Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nda alınan kararının geçersizliğinin tespiti ve iptaline ilişkin açılan davada ihtiyati tedbir yoluyla yürütülmesinin geri bırakılmasını talep etmiştir. ARA KARAR: Mahkemece 05/08/2025 tarihli ara kararla; ihtiyati tedbir talebi ve ekinde sunulan deliller ve yönetim kurulu görüşü birlikte incelendiğinde davaya konu edilen 16.07.2025 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların içeriği itibariyle ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacıların haklarını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği hususunda HMK 390/3 maddesindeki yasal koşulların oluştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbire ilişkin talebinin kabulüne, 16.07.2025 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların yürütülmesinin durdurulmasına, takdiren teminat olarak 200.000-TL belirlenmesine karar verilmiştir. İTİRAZ: Muteriz ... ..., ... ..., ... ... vekili; davaya konu genel kurul kararının şirket ortaklarının %91'inin olumlu oyu ile alındığını, davalı şirket hakkında İstanbul Anadolu 12. ATM'nin 2025/518 sayılı dosyası ile yönetim kayyumu tedbirine hükmedildiğini, şirketin organsızlığının giderilmesi halinde dahi şirketin feshi talep olunduğundan şirket yönetimine denetim kayyumu atanmasının mümkün olması ve şirketin %94 hisse oranına sahip ortaklarınca da iş bu hususun anılan Mahkemede açıkça talep edildiği gözetildiğinde davacıların haklarının zayi olacağından söz edilemeyeceğini, kararın tescili halinde şirketin organsızlık halinin sona ereceğini, davacının şirketin organsızlığını devam ettirme amacıyla hareket ettiğini, %5.83 hisseye sahip davacıların zarar tehlikesini yaklaşık olarak ispatlayamadıklarını, davacıların geçersizlik iddiasının çağrının usule aykırı yapılmasına, hazirun cetvelinde yer alan paydaşların gerçeği yansıtmadığına, oy nisabının sağlanmadığına dayandığını, TTK'nun 410. maddesi gereğince genel kurulu toplantıya çağrı hususunda yetkinin kural olarak yönetim kurulunda olduğunu, yönetim kurulunun görev süresinin dolması halinde dahi genel kurulu toplantıya çağrı yetkisi bulunduğunun kanunda açıkça düzenlendiğini, bu nedenle müvekkilinin görev süresinin dolması halinde dahi çağrı yetkisinin bulunduğunu, ... ...'nun 2006 yılından itibaren çeşitli genel kurul kararları ile tek başına müdür olarak seçildiğini, seçilmiş son yetkili müdür olarak dahi iş bu çağrıyı yapmaya yetkili olduğunu, görev süresi biten yönetim kurulu üyelerinin, bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine ilişkin kanunlarda bir hüküm bulunmadığını, müvekkili ... ... ile eşi ... ... arasında mal ayrılığı rejimine geçildiğini, davacılar tarafından ileri sürülen muvazaa iddiasının mahkemece kabul edilmeyerek reddedildiğini, mal rejimi değişikliği nedeniyle genel kurul onayı gerekmediğini, kaldı ki bu devrin davalı şirketin tüm ortaklarına 16.06.2025 tarihli Genel Kurul Toplantısı ile bildirildiğini ve devrin şirket pay defterine işlendiğini, toplantının kayyımların huzurunda gerçekleştiğini, davacının hazirun cetvelinin gerçeği yansıtmadığına ilişkin iddialarının doğru olmadğını, ... ...'nun ortak olmaması halinde dahi nisabın sağlandığını, davacı pay sahiplerinin oy adedi ve oranı %5.83 olup genel kurul toplantısında alınan kararın sonucu değiştirmek için davacı paydaşların oy adedi ve oranlarının yeterli olmadığı gibi hisse devri gerçekleşmemiş olsa dahi geriye kalan ortakların oy adedi ve oranının kararın alınması bakımından yeterli olduğunu belirterek tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. ... ..., ... ..., ... ..., ... ... vekili; tedbir kararının verilmesi ve devamında kar eden şirketin her ay önemli tutarda zarar uğradığı/uğrayacağını, davada hukuki yarar bulunmadığını belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. ARA KARAR: Mahkemece 03/10/2025 tarihli ara kararla; davaya konu edilen 16.07.2025 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların içeriği itibariyle ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacıların haklarını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği, bu hususta yaklaşık ispatın sağlandığı, ihtiyati tedbir koşulların bulunduğu, ihtiyati tedbire itirazın yerinde olmadığı, buna karşılık ihtiyati tedbirin teminata bağlı olarak verilmesi gerektiği, lehine ihtiyati tedbir kararı verilen tarafın haksız olması halinde zararın teminat altına alınması gerektiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili; teminatın müvekkilleri tarafından karşılanamayacak düzeyde yüksek olduğunu, teminatın miktarının tedbirin uygulanmasını engelleyici etki yaptığını belirterek teminatın kaldırılmasını ya da makul bir miktara indirilmesini talep etmiştir. Muteriz feri müdahiller ... ..., ... ..., ... ... vekili; mahkemenin kararının gerekçesiz olduğunu, davacılar tarafından sunulan delillerin somut olaya uygun olmadığını, toplantının kayyım nezaretinde yapıldığını, davalı şirket hakkında İstanbul Anadolu 12. ATM'nin 2025/518 sayılı dosyası ile yönetim kayyumu tedbirine hükmedildiğini, şirketin organsızlığının giderilmesi halinde dahi şirketin feshi talep olunduğundan şirket yönetimine denetim kayyumu atanmasının mümkün olması ve şirketin %94 hisse oranına sahip ortaklarınca da iş bu hususun anılan Mahkemede açıkça talep edildiği gözetildiğinde davacıların haklarının zayi olacağından söz edilemeyeceğini, kararın tescili halinde şirketin organsızlık halinin sona ereceğini, davacının şirketin organsızlığını devam ettirme amacıyla hareket ettiğini, kararın ölçüsüz olduğunu, ihtiyati tedbir kararı ile şirketin organsız bırakıldığını, teminatın yetersiz olduğunu, ihtiyati tedbir açısında şirketin zararının teminatla karşılanmasının mümkün olmadığını, tedbir kararının asıl dava sonucunu önce çekecek nitelikte olduğunu, TTK'nun 410. Maddesi gereğince genel kurulu toplantıya çağrı hususunda yetkinin kural olarak yönetim kurulunda olduğunu, yönetim kurulunun görev süresinin dolması halinde dahi genel kurulu toplantıya çağrı yetkisi bulunduğunun kanunda açıkça düzenlendiğini, bu nedenle müvekkilinin görev süresinin dolması halinde dahi çağrı yetkisinin bulunduğunu, ... ...'nun 2006 yılından itibaren çeşitli genel kurul kararları ile tek başına müdür olarak seçildiğini, müvekkili ... ... ile eşi ... ... arasında mal ayrılığı rejimine geçildiğini, davacılar tarafından ileri sürülen muvazaa iddiasının mahkemece kabul edilmeyerek reddedildiğini, mal rejimi değişikliği nedeniyle esas sermaye payının devri için genel kurul onayı gerekmediğini, kaldı ki bu devrin davalı şirketin tüm ortaklarına 16.06.2025 tarihli Genel Kurul Toplantısı ile bildirildiğini ve devrin şirket pay defterine işlendiğini, toplantının kayyımların huzurunda gerçekleştiğini, davacının hazirun cetvelinin gerçeği yansıtmadığına ilişkin iddialarının doğru olmadğını, ... ...'nun ortak olmaması halinde dahi nisabın sağlandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Muteriz feri müdahiller Seyhan ..., ... ..., ... ..., ... ... vekili; taraflar arasında sulh zemini oluştuğunu, davalı şirketin aile şirketi olduğunu, hakim ortak Serdar'ın %91 oyla seçildiğini, davacıların genel kurul kararının iptalini gerektirecek herhangi bir delil sunamadıklarını, çağrı ilanının tüm ortaklara tebliğ edildiğini ve TSG'de ilan edildiğini, verilen kararın ölçülü olmadığını, davacıların hangi haklarının zayi olduğunun kararda gösterilmediğini, bahsi geçen çağrının şirketin organsız kalmaması için yapıldığını, ... ...'nun şirketin ortağı olmadığının kabul edilmesi halinde dahi kararın nisaba uygun olduğunu, ihtiyati tedbir kararının genel kurul iradesini yok saydığını, ölçülülük kuralına da aykırı olduğunu, şirketin kayyım yönetiminde olması nedeniyle davacıların zarar görebileceğinden bahsedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Talep, yönetim kurulu seçimine ilişkin genel kurul kararının yoklukla veya butlanla malul olduğunun tespiti istemi ile açılan davada TTK m.449 uyarınca genel kurul kararının icrasının geri bırakılması ve davalı şirkete tedbiren kayyım atanması istemine ilişkindir.TTK'nın 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Yine aynı kanunun 391. maddesinde, yönetim kurulu kararının batıl olduğunun mahkemeden istenebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan maddelerde hangi hallerde geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir.HMK'nın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Davalı şirketin 26/03/2009 tarihli Genel Kurul Kararı ile ortaklarından ... ...'nun şirkete müdür olarak seçildiği, Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/330 Esas sayılı dosyasında, genel kurul kararının yok hükmünde olduğuna karar verildiği, verilen kararın istinaf ve Yargıtayda temyiz incelemeleri sonucunda kesinleştiği, davalı şirketin 03.07.2014 tarihli Genel Kurul Kararı ile ortaklarından ... ...'nun şirkete müdür olarak seçildiği, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/337 Esas sayılı dosyasında, genel kurul kararının yok hükmünde olduğuna karar verildiği, verilen kararın istinaf ve Yargıtayda temyiz incelemeleri sonucunda kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davalı şirketin feshi ve tasfiyesi hususunda görülmekte olan İstanbul Anadolu 12 ATM'nin 2025/518 E. Sayılı davada 26/06/2025 tarihli ara kararla yönetim organının oluşturulamadığı, davalı şirketin yönetiminde boşluk bulunduğu gerekçesiyle davalı şirkete ihtiyati tedbir yoluyla kayyım atanmıştır.Davacılar vekili de ... ...'nun yönetici seçildiği 16.07.2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının çağrısının yetkili olmayan kişilerce yapıldığı, şirket ortağı olmayan kişilerin genel kurula katılarak oy kullandığı gerekçesiyle genel kurul kararının yokluğunun tespitini ve icrasının durdurulmasını talep etmekte olup taraflar arasındaki sonuçlanan ve görülmekte olan davalar, taraflarca ileri sürülen iddia ve itirazlar, İstanbul Anadolu 12 ATM'nin 2025/518 E. Sayılı davasında şirkete tedbiren kayyım atanmasına dair ara karar da dikkate alınarak yapılan değerlendirmede bu aşamada yaklaşık ispatın sağlandığının, genel kurul kararının icrasının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunun kabulü gerektiğinden muterizlerce ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.HMK'nın 392. maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Teminat, hukuki niteliği gereği tedbirin doğurabileceği sakıncaları ortadan kaldırmaya, ihtiyati tedbirin haksız olması halinde doğabilecek riskleri önlemeye, "menfaatler dengesi" kriterini sağlamaya hizmet eder. Somut olayda, davanın niteliği ile mevcut delil durumu, şirket menfaatleri dikkate alınarak ihtiyati tedbire teminat karşılığında karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacılar vekili ve muteriz feri müdahiller vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekili ve muteriz feri müdahiller vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacılar vekili tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Muteriz feri müdahiller vekili tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, fazla yatırılan 1.846,20-TL istinaf karar harcının istek halinde feri müdahillere iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/12/2025