11. Hukuk Dairesi 2011/8612 E. , 2012/3086 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.05.2011 tarih ve 2010/540-2011/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendik…
**11. Hukuk Dairesi 2011/8612 E. , 2012/3086 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.05.2011 tarih ve 2010/540-2011/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ile 2000 yılında evlendiğini, müvekkili ve davalı ...'in ayrı ayrı eczâne işletip, ayrı banka hesapları bulunduğunu, davalı bankada bulunan hesaplarının talimatı olmaksızın davalı ... tarafından boşaltıldığını ileri sürerek toplam 603.194,00 TL'nın faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalı ... vekili, zamanaşımı defiinde bulunduğu gibi, davacının verdiği vekalet ile bankadaki işlemlerin bilgisi dahilinde yapıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalı banka vekili, davacının eczâcı olup diğer davalı ile evli olduğunu, 10 yıllık uzun bir süreçte hesaplarından hiç haberdar olmamasının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacı ile davalı ...'in 2000 yılında evlendikleri, aralarındaki boşanma davasının devam ettiği, yanlar arasındaki sorunun Türk Medeni Kanunu 2. kitabında yer alan hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği, böylece Aile Mahkemesinin görevli olduğu ayrıca diğer davalı banka 3. kişi konumunda ise de, davanın bir bütün halinde çözümleneceği, özel mahkemenin genel mahkemenin görevine giren işlere de bakacağı belirtilerek dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Aile Mahkemeleri, 4787 sayılı "Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun" ile kurulmuştur. Medeni Kanun'un ikinci kitabının birinci kısmında düzenlenen nişanlanma, evlenme, boşanma ve mal rejimleriyle ilgili uyuşmazlıklar; ikinci kısmında düzenlenen soy bağına ilişkin uyuşmazlık (babalık davası, tanıma, evlat edinme) ile aile ile ilgili uyuşmazlıklara (nafaka, aile malları) bakmakla görevlidir. Bu açıklamadan sonra somut olaya geldiğimizde; davacı davalı bankada bulunan hesabındaki paranın davalı ... tarafından yetki belgesi olmaksızın çekildiğini ileri sürerek düvalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Bu talebin incelenebilmesi için eşler arasındaki mal rejiminin sona ermiş olması gerekmez. Mal rejimi, eşler arasındaki borçların muaccel olmasını da önlemez (TMK.md.217). Davacı davalı bankada bulunan hesabındaki parasının usulsüz çekildiğini ileri sürerek uğradığı zararının davalılardan tahsilini istediğine göre, mal rejimi dışındaki ilişkiye dayanmış olup bu talebin Aile Mahkemesinin görevine girmediği (4787 S.K. mad. 4), Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile dava dilekçesinin, Aile Mahkemesinin görevli olduğundan söz edilerek reddedilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.