16. Ceza Dairesi 2016/5927 E. , 2016/5526 K. "" Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesinin Hüküm : TCK'nın 220/7. maddesi yollamasıyla TCK'nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 35, 62/1, 58/7-9, 53, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet Suç : Silahlı terör örgütüne yardım etmek Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Dairemiz kararına karşı yapılan itirazın, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddes…
**16. Ceza Dairesi 2016/5927 E. , 2016/5526 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesinin Hüküm : TCK'nın 220/7. maddesi yollamasıyla TCK'nın 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanunun 5/1, 35, 62/1, 58/7-9, 53, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet Suç : Silahlı terör örgütüne yardım etmek Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Dairemiz kararına karşı yapılan itirazın, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar uyarınca bir bütün olarak incelenmesinde, Ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri “doğrudan doğruyalık-vasıtasızlıktır.” Bu nedenle CMK'nın 193/1. maddesinde “sanık olmaksızın yargılama olmaz” genel kuralına yer verildikten sonra istisnalar aynı Kanunun 193/2, 194/2, 195, 196, 200/1 ve 204. maddelerinde gösterilmiştir. Sanığın kabulüne bağlı olarak alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapis cezası gerektiren suçlar hariç olmak üzere istinabe yoluyla sorguya çekilebilecektir. Görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılarak sorgu yapma yöntemi CMK'nın 196/4. madde ve fıkrasının aynı maddenin ikinci fıkrasına yaptığı atıftan anlaşıldığı üzere istinabe koşullarında mümkün kılınmıştır. Somut olaydaki hukuki sorun sanık müdafiinin görüntülü ve sesli iletişim tekniğini kullanarak savunma yapmak istemediğini beyan ederek sanığın duruşmada hazır bulundurulması isteği karşısında, bu sistemle savunma alınması durumunda, savunma hakkının kısıtlanarak adil yargılama ilkesinin ihlal edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Duruşmada hazır bulunmak isteyen sanığın, duruşmada hazır bulundurulması sadece ödev değil aynı zamanda bir haktır. (Y.C.G.K. 10.06.2008, 9-148/169 s.k.) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1. maddesine göre; Cezai bir suç ile itham edilen herkesin, kendini savunma, iddia tanıklarını sorguya çekme veya çektirme, duruşmada kullanılan dili anlamadığı veya konuşamadığı takdirde bir tercüman yardımından para ödenmeksizin yararlanması haklarını güvence altına almıştır. Duruşmada hazır bulunmaksızın bu hakları nasıl kullanabileceğinin anlaşılması zordur. (Colozza v. İtalya 12 Şubat 1985) Adil bir ceza yargılaması sürecinin oluşumunda sanığın mahkeme nezdinde hazır bulunmasının büyük önemi bulunmaktadır. (Lala v. Hollanda 22 Eylül 1994) Bunun sebebi hem adil yargılama hakkının mevcudiyeti hem de beyanların doğruluğunun anlaşılması ve mağdur ile tanıkların beyanlarıyla karşılaştırılmasıdır. (Sedoviç v. İtalya) Temyiz aşamasında davalının duruşma salonunda şahsen hazır bulunması ilk derece mahkemesinde görülmekte olan duruşmalarda hazır bulunmasına nispeten daha az önem arzetmektedir. (Kamasinsıki v. Avusturya, 19 Aralık 1989)