11. Hukuk Dairesi 2017/2859 E. , 2017/4316 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/11/2013 tarih ve 2013/193-2013/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki di…
**11. Hukuk Dairesi 2017/2859 E. , 2017/4316 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/11/2013 tarih ve 2013/193-2013/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı banka vekili asıl davada, davalılardan ...'ın, davacı banka ile dava dışı Sezginler Gıda Sanayi ve Ticareti A.Ş. arasında imzalanan kredi sözleşmesinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunu, kredi borcunun tahsili için borçlular ve kefiller hakkında yapılan takibin kesinleştiğini, takip borçlusu müflis şirket ile davalı kefilin malvarlıklarının alacağı karşılamadığını, ancak davalının borç ilişkisinin devamı sırasında ünvan değişikliklerinden sonra nihai olarak TND Gıda ve Temizlik Maddeleri Dağıtım A.Ş unvanını alan dava dışı şirketteki hisselerini muhtelif tarihlerde yakınları olan diğer davalılara devrettiğini, hisselerini devretmiş görünmekle birlikte davalının şirket müşaviri sıfatıyla birinci derece imza yetkilisi olarak şirkette söz sahibi bulunduğunu, hisse devirlerinin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla hileli olarak yapıldığını ileri sürerek, davalının dava dışı şirketteki hisselerinin devir ve satışlarına ilişkin tasarrufların iptalini, söz konusu hisseler üzerinde davacıya cebri icra yetkisi tanınmasını talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ise davalı ...'ın malvarlığını gizlemek amacıyla sermaye artırımı nedeniyle sahip bulunduğu rüçhan hakkını kanunun emredici kurallarına aykırı olarak kullanmadığını, bahsi geçen hisselerin diğer davalılarca alındığını, yapılan işlemin inançlı işlem olup, hisselerin gerçekte davalı ...'a ait olduğunu ileri sürerek davayı nam'ı müstear davası olarak ıslah etmiştir. Davacı vekili birleşen davada ise, davacı bankanın borçlusu ...'ın alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla sermaye artırımı sonucu rüçhan hakkı sahibi bulunduğu hisselerden feragat ederek, söz konusu hisselerin annesi ve kız kardeşlerine devredilmesini sağladığını, rüçhan hakkından feragatın geçersiz olduğunu, davalı şirketin de bu işlemlere taraf olduğunu ileri sürerek, borçlu hissedar ...'ın tasarruf işlemlerinin gerçekte hiç yapılmadığından hisselerin haczi ve satışın istenmesi suretiyle alacağın tahsiline imkan verilmesini talep ve dava etmiştir.