(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/12564 E. , 2013/10173 K. "" Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son, 52/1-2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/12/2012 tarihli ve 2011/382 esas, 2012/325 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlı…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/12564 E. , 2013/10173 K.** **"İçtihat Metni"** Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son, 52/1-2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/12/2012 tarihli ve 2011/382 esas, 2012/325 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/03/2013 gün ve 2013/4928/20716 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/04/2013 gün ve 2013/128437 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-j-son maddesinde "Dolandırıcılık suçunun bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle islenmesi hâlinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.", anılan Kanun'un 52/1 ve 2. fıkrasında ise, "Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının bir gün kargılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.", "En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kipinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir." hükümlerinin yer aldığı, buna göre adlî para cezasının anılan hükümler nazara alınmak suretiyle öncelikle gün olarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: