11. Hukuk Dairesi 2009/13002 E. , 2011/14406 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN : KADIKÖY 4. ASLİYE TİCARET , 2007/116 ESAS SAYILI DOSYASI Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.06.2009 tarih ve 2007/761-2009/466 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.10.2011 gününde davacı avukatı.....ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresin
**11. Hukuk Dairesi 2009/13002 E. , 2011/14406 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN : KADIKÖY 4. ASLİYE TİCARET , 2007/116 ESAS SAYILI DOSYASI Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.06.2009 tarih ve 2007/761-2009/466 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.10.2011 gününde davacı avukatı.....ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl davasında taraflar arasında geçmişe yönelik ticari ilişki nedeniyle davalının müvekkiline cari hesap borcunun bulunduğunu, davalının Kozyatağı Vergi Dairesi nezdinde doğmuş olan KDV alacaklarını borcuna karşılık KDV virmanı şeklinde ödemek isteğini ve mahsup işlemi ile ilgili bir sorun çıkarsa ya da herhangi bir gecikme zammı ve ceza yazılırsa bu tutarlarla ilgili bütün sorumluluk ve yükümlülüklerin firmalarına ait olduğunu taahhüt ettiğini, bilahare davalının kardeş firması olan dava dışı Nektar Ltd. Şti. Kozyatağı Vergi Dairesi nezdinde doğmuş olan KDV alacaklarını, davalının cari borcuna karşılık müvekkiline temlik ettiğini, müvekkilinin temlik aldığı bedelin Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesine olan borcuna karşılık mahsup için müracaat ettiğini, ancak 18.475.000.000. TL.sı için Maliye Bakanlığı tarafından icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin anapara ve gecikme faizini hemen vergi dairesine ödediğini ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla 22.09.2003 tarihli makbuzla ödenen 18.475.000.000. TL.sı anapara ve 20.692.000.000. TL. sı gecikme zammı olmak üzere toplam 39.167.000.000. TL.sının ödeme tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, birleşen davasında da; anaparanın ödenmesi nedeniyle birikmiş faiz alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin haksız itirazla durduğunu bildirerek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 inkar tazminatının hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıya olan cari hesap borcunun, dava dışı Nektar Ltd. Şti. nin Kozyatağı Vergi Dairesinden olan KDV alacaklarının, davacının Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesindeki vergi hesabından mahsup yapılması şeklinde ödendiğini, Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi zaman zaman kendi içindeki aksamalar nedeniyle davacı hakkında mahsup yapılmamış gibi ödeme emri çıkardığını dava konusu olayında bu şekilde meydana geldiğini, davacının Vergi Dairesine yada müvekkiline müracaat etseydi durumun düzeltilebileceğini, oysa davacının ödeme emrine itiraz etmeden talep edilen miktarı ödediğini, davanın Vergi Dairesine yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davaların reddini talep etmiştir. Mahkemece, asıl davada bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dava dışı firmanın işlemlerindeki eksiklikler nedeniyle Vergi Dairesinin mahsup işlemi yapamadığı ve davacıya ödeme emri gönderdiği, işlemin özelliği gereği önce dava dışı firmanın KDV iadesinin tahakkuk etmesi, sonra üçüncü kişi konumundaki davacının vergi borcunun mahsup edilmesinin zorunlu olduğu, KDV iadesinin gerçekleşmesi aşamasında davacının müdahale etme şansının bulunmadığı, dava açıldıktan sonra eksikliklerin giderildiği, mahsup işleminin tamamlandığı, gecikmede davacının veya Vergi Dairesinin kusurunun olmadığı, ödeme emrini alan davacının ödemede bulunduğu, davacı ödemesinden davalının 20.10.2003 tarihinde haberdar olduğu, asıl alacağın davacıya ödendiği gerekçesiyle asıl davada asıl alacakla ilgili karar vermeye yer olmadığına, 18.458.92 TL temerrüt faizinin tahsiline, birleşen davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazın iptaline, % 40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Asıl ve birleşen davanın davacısı vekilinin temyiz itirazlarına gelince: Asıl davanın konusu asıl alacağın dava açıldıktan sonra ödendiği kabul edilerek bu konuda karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı bu miktar itibariyle haksız çıkmış gibi yargılama gideri ve vekalet ücretiyle sorumlu tutulmuştur. Davanın konusuz kalması halinde yargılamaya devam edilerek açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın ne ölçüde haklı olduğu tespit edilip, sonucuna göre yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir. Bu durum karşısında, asıl davanın konusu asıl alacağın ödendiği, davanın konusuz kaldığı, esasen davalının taraflar arasındaki taahhütnamenin ihlalinde kusurlu olduğu, başka bir anlatımla davacının davasında haklı bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde konusuz kalan miktar itibariyle davanın reddine karar verilmiş gibi vekalet ücreti ve yargılama gideriyle sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davanın davalısı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davanın davacısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.542,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıdan alınmasına,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.