TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 02/03/2023 NUMARASI : 2022/1034 Esas 2023/278 Karar DAVA : İtirazın İptali (GKS'ye dayalı kredilerden kaynaklı) DAVA TARİHİ : 04/10/2022 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025 Taraflar arasındaki kefilin takibe itirazının iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/710 Esas 2025/1589 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/710 KARAR NO : 2025/1589 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 02/03/2023 NUMARASI : 2022/1034 Esas 2023/278 Karar DAVA : İtirazın İptali (GKS'ye dayalı kredilerden kaynaklı) DAVA TARİHİ : 04/10/2022 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025 Taraflar arasındaki kefilin takibe itirazının iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; banka ile dava dışı borçlu ... Asansör Makina Mühendislik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ünvanlı şirket arasında; 01/08/2012 tarihli 75.000,00-TL tutarlı, Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalı borçlu ...'ün bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, imzalanan bu sözleşmeler ile borçlu şirkete krediler tesis edildiğini, kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine borçlulara Kartal 28.Noterliği'nin 12/08/2021 tarih ve 25531 yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi keşide edilerek ihtar edildiğini, ancak borcun ödenmediğini, Adana Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün 2021/19312 E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ve borçlulara ödeme emri çıkarıldığını, ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesiyle davalı borçlu kefil ...'ün yetki itirazı kabul edilerek dosyanın Ankara Batı İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini, davalı borçlu ... tarafından tekrar borca itiraz üzerine davalı kefil açısından takibin durduğunu belirterek davalının takibe vaki itirazının iptaline, Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün 2021/36951 Esas sayılı icra takibine konu*** *** ****645019 numaralı kredi kartından ve 1043-6299138 numaralı tek hesaptan kaynaklanan 39.011,22-TL takip çıkış tutarına, banka alacağının ihtar tarihinden itibaren işleyecek belirtilen temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; Genel Kredi Sözleşmesinde imzası bulunmayıp o dönemde boş bir form imzalatılarak bu formun, davaya konu edilen GKS ile birleştirildiğinin anlaşıldığını, eşine "muvafakat" adı altında imzalatılan formun geçerli olmadığını, 02/08/2013 tarihinde borçlu şirketten ayrıldığını, bilahare 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında borçlu şirkete yeni ortaklar dahil olup davacı bankanın bu yeni ortaklarla yeniden GKS yaptığını, yeni ortakların kefil olduğunu, bu nedenle kefaletten istifa etmeye gerek duymadığını, davacı yanca talep edilen alacak kalemlerinin sorumluluğu dışında olduğunu, kendisinden yasal faiz talep edilebileceğini, davacının, HMK'da yer alan dürüst davranma ilkesine aykırı davranarak kötü niyetli olduğunu, haksız davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı ile dava dışı ... Asansör Mak. Müh. San. Tic. A.Ş.'nin kullandığı 01/08/2012 tarihli, 75.000,00-TL limitli Genel Kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefaletin geçerli olduğu ve davalının takibe konu 6299138 numaralı hesaptan kaynaklanan alacaktan müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda davacının toplam 42.248,84-TL alacaklı olduğu rapor edilmişse de davacının talebinin 39.011,22-TL asıl alacağa ilişkin olduğu gerekçesiyle; " davacının davasının kabulüne, davalı ...'ün Ankara Batı İcra Dairesinin 2021/36951 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının 1043-6299138 numaralı kredili mevduat hesabından kaynaklanan 39.011,22-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu davalı yönünden 39.011,22-TL bakımından devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı yan takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacak miktarının %20'si olan 7.802,26-TL icra inkar tazminatının, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," ilişkin karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı istinaf dilekçesinde özetle; banka tarafından talep edilen borcun, bankayla şirket arasında imzalanan 30/01/2019 tarihli GKS'den kaynaklandığını, bu GKS'ye kefaletinin bulunmadığını, eşinin de adi kefalet sanıp düzenlenen formu imzaladığını, kefaletine konu borç 01/08/2012 tarihli GKS'den kaynaklı ise davacı bankanın, borç ödenmediği halde neden borçlu şirkete yeni krediler kullandırdığını ve takip yapmak için 9 yıl beklediğini, davacının kusurlu bulunduğunu ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davacı ile dava dışı ... Asansör Mak. Müh. San. Tic. A.Ş. arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine kefil olduğu belirtilen davalının kefaleti kapsamında başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı alacaklı bankanın; dava dışı ... Asansör ... A.Ş. ile arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan krediler nedeniyle asıl borçlu şirket ile kefaleti bulunan davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla Adana Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nde ilamsız icra takibi başlatması ve davalı kefilin, bu takipte yetkiye yönelik itirazı ile dosyanın gönderildiği Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün 2021/36951 Esas sırasından sürdürülen takipte yeniden düzenlenen ödeme emrinin davalı borçluya 13/12/2021 tarihinde tebliği üzerine, davalı borçlunun, yasal süresi içinde ödeme emrine itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptaline yönelik davanın hak düşürücü 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı yan, dava dışı şirketin kullandığı, davalı ...'ün kefil olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında ödenmeyen 5400...5019 A nolu kredi kartından ve 1043-6299138 numaralı tek hesaptan kaynaklanan asıl alacak sebebiyle alacaklı olduğunu iddia ederek takip başlatmış olup davalı yan ise kefaletin geçerli olmadığı gibi takibe dayanak borçtan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, alınan rapor kapsamına göre yazılı olduğu üzere davanın kabulü ile takibin devamına ilişkin karar verilmiştir. Davacı takip talebinde, davalıdan hem genel kredi sözleşmesi kapsamında ödenmeyen 5400...5019 A nolu kredi kartından hem de 1043-6299138 numaralı tek hesaptan kaynaklanan alacağını talep etmiş ise de dava dilekçesinde yalnızca 1043-6299138 numaralı tek hesaptan kaynaklanan alacağa ilişkin yapılan itirazın iptalini talep ettiği görülmüştür. Somut uyuşmazlığın, kefaletin geçerli olup olmadığı, takipte davalı yönünden talep edilen 1043-6299138 numaralı tek hesaptan kaynaklanan alacaktan davalı kefilin sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise sorumluluk tutarı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davacı banka ile dava dışı ... Asansör ... A.Ş. arasında akdedilen 01/08/2012 tarihli 75.000,00-TL limitli, 30/01/2019 tarihli 1.000.000,00-TL limitli, 27/09/2017 tarihli 300.000,00-TL limitli Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden taksitli krediler, ticari kredi kartı, KMH şeklinde krediler kullandırıldığı, 01/08/2012 tarihli 75.000,00-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesini davalı ...'ün 01/08/2012 tarihinde müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefilin kefalet limitinin 75.000,00-TL olarak belirlendiği, dava konusu genel kredi sözleşmesinde, kefalet limiti, kefalet türü ve tutarının, sözleşmede kefil olarak imzası bulunan davalı ... tarafından el yazısıyla yazıldığı, davalının eşi ...'ün 01/08/2012 tarihinde eşinin kefaletine usulünce muvafakat ettiği anlaşılmakta olup bu hususlara yönelik itirazların yerinde olmadığı, davalının, genel kredi sözleşmesindeki kefaletinin geçerli olduğu ve kefalet limiti kadar sorumluluğu bulunduğu anlaşılmış, bu hususa ilişkin mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dava dışı ... Asansör ... A.Ş.'nin kullanılan krediler sebebiyle borcunu zamanında ödememesi üzerine borcu 12/08/2021 tarihinde ka't edilerek borçlulara ihtarname gönderildiği, ihtarnamede davalının kefil olduğu 6299138 numaralı hesaptan kaynaklanan 39.402,14-TL borç bulunduğunun belirtildiği, ihtarnamenin davalıya 16/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği ve davalının 18/08/2021 tarihinde temerrüte düştüğü tespit edilmiştir. Mahkemece, talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporunda özetle; davacının, davalı kefilden 75.000,00-TL tutarlı 01/08/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında borçlu şirkete kullandırılan 6299138 numaralı hesaptan kaynaklanan 39.700,26-TL asıl alacak, 3.137,91-TL temerrüt faizi, 156,90-TL BSMV olmak üzere toplam 42.995,07-TL alacağı olduğunun tespit edildiği, ancak taleple bağlı kalınarak 39.011,22-TL asıl alacak, 3.083,45-TL temerrüt faizi, 154,17-TL BSMV olmak üzere toplam 42.248,84-TL alacak talep edilebileceği rapor edilmiş, mahkemece düzenlenen rapor denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır. Ne var ki davacı bankadan getirtilerek dosyaya konulan dava dışı şirkete ait hesap hareketlerinin ve cari hesap ilişkisinin Dairemizce yapılan tetkikinde; 05/09/2013 tarihi itibariyle borç ilişkisinin sıfırlandığı ve bunun üzerine dava dışı borçlu şirkete 06/09/2013 tarihinde yeni bir kredi kullandırılmış olduğu görülmüştür. Hal böyle olunca davalı kefilin, anılan 01/08/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca TBK'nın kefalete ilişkin hükümleri kapsamında geçerli bir kefaleti bulunmakta ise de anılan sözleşme uyarınca dava dışı borçlu şirkete kullandırılan kredilerin, Dairemizce, bankaca gönderilen kayıtlar kapsamından yapılan tespitine göre en son 05/09/2013 tarihi itibariyle ödenerek sonlandırıldığı, kefilin, sonraki tarihli kredilere(12/08/2013 - 30/01/2019 tarihli GKS'ler) ilişkin kefaletinin bulunmadığının tarafların kabulünde olduğu, davacı bankaca, 01/08/2012 tarihli GKS uyarınca kullandırılan kredilerin ödenmesi sonrası bu kez borçlu şirketle yeniden 12/08/2013 tarihinde imzalanan GKS kapsamında olmak üzere 06/09/2013 tarihinde ve sonrasında dava dışı şirkete başka krediler kullandırıldığı, bu kredinin kefilinin ise dava dışı ... olduğunun banka kayıtlarında yapılan inceleme ile rapor kapsamında açıkça tespit edilmiş olduğu anlaşılmakta olup alacaklı bankanın, davalı kefilden sorumluluğu bulunan sözleşme kapsamında talep edebileceği bir alacak tutarı bulunmadığı, bir başka ifadeyle davalı kefilin kefaletinin bulunmadığı sözleşmelerden kaynaklanan alacağın davalı kefilden talep edildiği anlaşıldığı halde mahkemece, davanın reddine yönelik karar verilmesi gerekirken davanın kabulü ile takibin devamına karar verilerek davalı aleyhine inkar tazminatı takdir edilmesi isabetsiz olmuştur. Taraflar arasında akdedilen 01/08/2012 tarihli kefalet sözleşmesi ile davacı ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen 01/08/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden doğmuş ve doğacak borçların teminatını teşkil etmek üzere 75.000,00-TL limit ile davalı kefil olmuştur. Kefalet limitine ve kefil olunan sözleşmeye rağmen davacı banka tarafından, davalının kefaletinin bulunduğu sözleşmeden kaynaklanan borç sıfırlandığı ve dava dışı şirkete yeni sözleşme uyarınca yeni krediler kullandırıldığı, davalının kefaletinin bulunmadığı sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle işbu davanın dayanağı olan icra takibinin başlatılması, davacının takipte haksız ve kötüniyetli olduğunu göstermektedir. Bu durumda Dairemizce, davalının takipte haksız ve kötüniyetli olduğu ve davalının talebi de bulunduğu gözetilerek İİK'nun 72. maddesi uyarınca takip toplamı üzerinden taktiren %20 oranında, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilerek tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine yönelik karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2023 tarih ve 2022/1034 Esas 2023/278 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, B)1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı banka aleyhine, İİK'nın 72. Maddesi kapsamında ve toplam alacağın (39.011,22-TL) % 20 si oranında takdir edilen 7.802,24-TL kötüniyet tazminatı takdiri ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 689,94-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 74,54-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen ve daha fazla olamayacağından 39.011,22-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödemesine, 6-Arabuluculuk Tarifesine göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.320,00-TL arabulucu ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, C)1-İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 666,21-TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı tarafa iadesine, 2-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan 492,00-TL istinaf başvuru gideri ve 30,00-TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 522,00-TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 11/12/2025 Başkan - Üye - Üye Zabıt Katibi -