İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket hakkında davalı tarafça İstanbul 8. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, müvekkili tarafından davalı banka şubesinden ... teminatlı 500.000-TL kredi kullanıldığını, yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle müvekkili şirketin taksi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1901 KARAR NO : 2025/1736 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/06/2022 NUMARASI : 2020/451 Esas - 2022/416 Karar DAVA: İstirdat DAVA TARİHİ: 20/08/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket hakkında davalı tarafça İstanbul 8. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, müvekkili tarafından davalı banka şubesinden ... teminatlı 500.000-TL kredi kullanıldığını, yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle müvekkili şirketin taksit ödemelerinde zorlandığını, ödemelerde 90 günü aşmayan gecikmeler meydana geldiğini, Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliği'nin 18. maddesi gereğince davalı bankanın yasal takip başlatabilmesi için 90 günü aşan gecikmeler meydana gelmesi gerektiğini, ancak davalının yasal şartlar oluşmadan müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlattığını,daha fazla zarara uğramamak adına dosya borcunu icra tehdidi altında davalı banka vekili hesabına 16.07.2019 tarihinde 15.000-TL, 29.08.2019 tarihinde 10.000-TL ve 29.08.2019 tarihinde 224.310-TL olmak üzere toplam 249.310-TL ödeyerek dosya borcunu kapattığını, kredi kapatma tutarı icra takip tarihinde yaklaşık 180.000-TL iken, yasal olmayan icra takibi nedeniyle müvekkili tarafından 249.310-TL ödeme yapıldığını, davalının mevzuata aykırı işlemi nedeniyle ödenen bedelin iadesi ve yapılandırma teklif edilmesi için davalıya İstanbul 28. Noterliğinin 04.09.2019 tarihli ihtarname keşide edildiğini, ancak davalının ihtara cevap vermediğini belirterek, müvekkili şirket tarafından icra tehdidi altında ödenen 249.310-TLnin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı borçlu ile müvekkili arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ve bankacılık hizmetleri sözleşmesi gereğince müvekkili banka tarafından davacı borçluya kredi kullandırıldığını, dava dışı ... ve ...'nın da sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladıklarını,kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesapların kat edilerek Kahramanmaraş 2. Noterliğinin 26.10.2018 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, kat ihtarına konu borcun ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine İstanbul 8. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, itiraz edilmemesi üzerine icra takibinin kesinleştiğini, davacının borcu kabul ettiğini ve borçtan indirim yapılması talebinde bulunduğunu, yapılan görüşmeler neticesinde belirlenen tarihlerde ödemelerin yapılması şartıyla borçtan indirim yapıldığını ve borcun indirimli olarak ödendiğini, davanın İİK'nın 72/8 maddesi kapsamında 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını,borcun vadeye bağlanması nedeniyle temerrüt için ayrıca ihtar keşidesi gerekmediğini, kredi borcunun ... garantisinde olmasının, davacının borcu ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı gibi, bankanın icra takibi başlatmasına ve söz konusu borcu davacı borçludan tahsil etmesine engel olmadığını, davacı borcu indirimli olarak ödemiş olup, aksi yöndeki iddialarının asılsız olduğunu belirterek, davanın reddi ile davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; İstanbul 8. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davalı banka tarafından, davacı aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak 202.334,28-TL asıl alacak olmak üzere toplam 208.581,03-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından 08/07/2019 tarihinde 10.000-TL, 16/07/2019 tarihinde 15.000-TL, 29/08/2019 tarihinde 224.310-TL olmak üzere toplam 249.310-TL ödeme yapıldığı, davacı şirket tüzel kişi tacir olduğundan, tüketici kredilerine ilişkisin düzenlemelerin davacı şirket lehine uygulanamayacağı, 162 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2. maddesiyle kredi garanti kurumlarına sağlanan hazine desteğinden yararlanılabilmesi için, kredi veren tarafından tazmin talebinde bulunulmadan önce, krediyi kullanan tarafa yeniden yapılandırma imkanı tanınması şartı getirilmekle birlikte, krediyi kullanan hakkında takip başlatılabilmesi için öncelikle yeniden yapılandırma görüşmesi yapılması şartının getirilmediği, davacının itirazına dayanak olan ileri sürülen kararın kredi veren bankalar ile krediye kefil olan ... arasındaki ilişkiyi düzenlediği, dolayısıyla Kararnamenin, krediyi kullananlar hakkında takip başlatılmasına engel teşkil etmediği, haksız/fazla bir tahsilata rastlanılmadığı, bu hali ile davacı iddialarının sübut bulmadığı, istirdat davasında davalının tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; mahkemenin Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanamayacağı yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu,bu hükümlerin müvekkili hakkında da uygulaması gerektiğini, ... teminatlı kredide müvekkiline yapılandırma imkanı tanınmadan icra takibi başlatılmasının, 162 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2. maddesine aykırı olduğunu, alınan bilirkişi kök raporunda bankanın asıl alacağı hesaplanmış olup,yapılan fazla ödeme ile birlikte icra takibindeki ferilerinde hesaplanması gerektiğini, faiz oranı %31,20 olması gerekirken%60 olarak uygulandığını, bu sebeple müvekkilinin fazla ödeme yaptığını, bilirkişi raporunda 28.972,57-TL fazla ödeme yapıldığı tespit edildiğinden bu tutarın müvekkiline iadesi gerektiğini,müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen ek raporda hesaplanan 27.450,64-TL'nin de müvekkiline iadesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulü ile toplam 56.423,21-TL fazla ödemenin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takip nedeniyle ödenen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı ile davalı banka arasında 21.03.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davalı bankaca davacıya 500.000-TL taksitli ticari kredi kulladırıldığı, 36 ay olarak kullandırılan kredi taksit ödemelerinin aksaması üzerine davalı bankaca kredi hesabı 24.10.2018 itibariyle kat edilerek 26.10.2018 tarihli ihtarname ile 305.352,78-TL borcun 24 saat içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, borçlu davacının sözleşme adresine gönderilen ihtarnamenin tebliğ edilemeden iade edildiği, ancak tebliğ adresi davacı şirketin sözleşmede belirtilen adresi olması nedeniyle İİK'nın 68/b-2. cümlesi hükmü gereğince bu tarih itibariyle tebligat yapılmış sayılacağından, ihtarnamede verilen 24 saatlik süre de dikkate alındığında, davalının 02.11.2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davalı banka tarafından davacı aleyhine 13.06.2019 tarihinde İstanbul 8. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında, 202.334,28-TL asıl alacak, 5.528,79-TL işlemiş faiz, 276,44-TL BSMV, 441,39-TL masraf ve 0,13-TL asıl alacak (KMH) olmak üzere toplam 208.581,03-TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, takibin ödeme emrine itiraz edilmeksizin 05.07.2019 itibariyle kesinleştiği, takip kesinleştikten sonra davacı borçlu tarafından davacı banka vekilinin hesabına dosya borcuna mahsuben 16.07.2019 tarihinde 15.000-TL, 08.07.2019 tarihinde 10.000-TL ve 29.08.2019 tarihinde 224.310-TL olmak üzere toplam 249.310-TL ödeme yapıldığı, alacaklı vekilince icra müdürlüğüne ibraz edilen 29.08.2019 tarihli dilekçe ile ödemeler belirtilerek dosyanın infazen işlemden kaldırılmasının talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan kök bilirkişi raporunda; davalı bankaca davacıya 36 ay vadeli 500.000-TL kredi kullandırıldığı, akdi faiz oranının yıllık %15,60 olduğu, davacının 17 taksit ödemesi gerçekleştirdiği, son ödeme tarihi itibariyle bankanın faiziyle birlikte toplam 305.352,65-TL alacağı bulunduğu, davacının temerrüt tarihinden sonra 25.10.2018-14.05.2019 tarihleri arasında 6 taksit ödemesi gerçekleştirdiği, yine davacıdan 12.06.2019 tarihinde 20.161,76-TL, 08.07.2019 tarihinde 10.000-TL, 16.07.2019 tarihinde 15.000-TL, 26.07.2019 tarihinde 15.000-TL, 29.08.2018 tarihinde 196.999,99-TL ve 29.08.2018 tarihinde 224.310-TLtahsilat yapıldığı, sözleşmenin 22. maddesi kapsamında davalı bankanın %15,60 olan akdi faizin %100 fazlası olan %31,20 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, davacı tarafça yapılan ödemelerin mahsubu sonucunda davacının son ödeme tarihi olan 29.08.2019 itibariyle 28.972,57-TL fazla ödeme yaptığı bildirilmiştir.Ek bilirkişi raporunda ise; davalının başlattığı icra takibindeki icra harç ve giderlerinin 17.865-TL icra vekalet ücreti, 1.093,71-TL takip açılış giderleri, 44,40-TL başvurma harcı ve 8.447,53-TL tahsil harcı olmak üzere toplam 27.450,64-TL olduğu, davacının 28.927,57-TL olarak hesaplanan fazla ödemesinden bu tutarın düşülmesi halinde davacının 1.521,93-TL fazla ödemesi bulunduğu, ancak kök raporda 16.07.2019 tarihli 15.000-TL ödemenin 26.07.2019 itibariyle mükerrer olarak yazıldığı, bu ödemenin düşülmesi sonucunda ise davacının fazla ödemesi bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.Taraflar tacir olup davacıya davalı bankaca kullandırılan kredinin de ticari kredi niteliğinde olması nedeniyle, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta tüketici mevzuatının uygulama yeri bulunmamaktadır. Davacı tarafın davada yasal dayanağı 162 sayılı Kararnameye aykırı işlemler yaptığından takibin usulsüz olduğuna ilişkindir. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile getirilen yapılandırma teklif şartı alacaklı banka ile ... arasında ki ilişkiyi düzenlemiştir.Tazmin talebiyle ilgili bankanın ... ye yapacağı başvurudan evvel yeniden yapılandırma başvurusu şartı aranmaktadır.Banka tarafından yararlanıcıya yapılandırma imkanının tanınmamış olması durumunda ,ilgili kredi için ... tazmin ödemesinin 6183 sayılı kanun ile belirlenen gecikme faizi ile birlikte Kuruma iade edilmesi gündeme gelecektir.... tarafından ödeme yapılmışsa veya yapılmamışsa sonuçda temerrüde düşen borçluların borcunun ortadan kalkmadığı ,... tarafından tazmin edilen bedel için de bankanın takip ve tahsil hakkının mevcut olduğu ; yapılandırma teklifinde bulunma yükümlülüğünün ihlalinin ... tarafından tazmin edilmeme veya tazmin edilen tutarın gecikme zammı ile iadesi sonucuna yol açabileceğinden davacı vekilinin aleyhlerinde takip yapılamayacağına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Davalı banka tarafından icra takibinde yıllık %60 oranında temerrüt faizi talep edilmiş ise de bilirkişi tarafından sözleşmenin 22. Maddesine uygun olarak dava konusu krediye yıllık %15,60 oranında akdi faize %100 ilavesiyle bulunan temerrüt faizi oranı yıllık %31,20 olarak tespit edilerek bu orandan hesaplama yapılarak borç miktarı belirlenmiştir. Kök raporda sonuç olarak davacının 28.927,57-TL fazla ödeme yaptığı belirlenmiştir. Ancak ek bilirkişi raporunda, dayanak takipte icra harç ve giderlerinin toplam 27.450,64-TL olduğu, ayrıca kök bilirkişi raporunda davacının yaptığı 16.07.2019 tarihli 15.000-TL ödemenin 26.07.2019 tarihinde mükerrer olarak yazıldığı tespit edilmiştir. Davacı borçlunun aleyhine başlatılan ve kesinleşen takipteki icra harç ve giderleri ile icra vekalet ücretinden de sorumlu olduğu dikkate alındığında, bu tutarların dahil edilmesi ,kök raporda mükerer ödemenin düşülmesi sonucunda davacı tarafça fazla ödeme yapılmadığı belirlendiğinden davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle,... tarafından yapılan ödeme sonrası da davalı bankanın takip ve tahsil hakkı olduğu ;davacı tacir sıfatını haiz olup tüketici mevzuatının uygulanamayacağı,davacının fazla ödemesi bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 30/10/2025