T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1705 KARAR NO : 2025/1651 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 25/03/2022 NUMARASI : 2022/218 Esas - 2022/211 Karar DAVA: Ceza koşulu alacağı (Rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle mahkemenin görev…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1705 KARAR NO : 2025/1651 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 25/03/2022 NUMARASI : 2022/218 Esas - 2022/211 Karar DAVA: Ceza koşulu alacağı (Rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının 01.10.2018 tarihinden, istifa ederek ayrıldığı 03.11.2021 tarihine kadar müvekkili şirkette ihracat satış sorumlusu olarak çalıştığını ve son brüt maaşının 16.520,00 TL olduğunu, davalının müvekkili şirkette çalıştığı pozisyon geriği, şirketin ticari sır ve gizli bilgelere vakıf olduğunu, taraflar arasında imzalanan rekabet yasağı taahhütnamesi ile iş akdinin sona ermesinden sonra belirli yerlerde ve şirketlerde çalışılmayacağının taahhüt edildiğini, ancak iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra davalının, müvekkili ile ayı alanda faaliyet gösteren ... ... ve Kimyasallar San. Ve Tic. A.Ş'de çalışmaya başladığını, müvekkiline ait müşteri bilgileri, satış stratijeleri dahil bir çok gizli bilginin bu şirkette kullandığını ve bu eylemlerin rekabet yasağı sözleşmesine aykırı olduğunu, müvekkilinin bilgi ve belgelerin kullanılmaya devam edilmesinin telafisi imkansız zararına sebebiyet vereceğini ileri sürerek, şimdilik 198.240,00 TL cezai şartın aylık %1 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda hangi mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesi için öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin vasıflandırılması gerekmektedir. Taraflar arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi akdedildiği ve bu sözleşmenin 03/11/2021 tarihinde davalı işçinin istifa ederek davacı şirketten ayrıldığı tarihe kadar devam ettiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Bir başka deyişle, davalı işçi davacı şirkette taraflar arasında akdedilen belirsiz süreli iş akdine bağlı olarak istifa ettiği tarih olan 03/11/2021 tarihine kadar işçi olarak çalışmıştır. Taraflar arasındaki hukuki ilişki hizmet sözleşmesi mahiyetindedir. O halde yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde; 7036 sayılı yasanın, 6102 sayılı TTK' dan sonra yürürlüğe girdiği ve TTK'nın 4/1-c maddesindeki düzenlemeyi değiştirdiği, özel nitelikte olan ve daha sonra yürürlüğe giren 7036 sayılı yasada, iş sözleşmesinin devamı veya sona ermesinden sonra açılan davalar yönünden herhangi bir ayırım yapılmadığı, aksine iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden doğan her türlü uyuşmazlığın iş mahkemelerinde görüleceğinin belirtildiği, bu haliyle, somut olayımızda 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5/1-a maddesine göre, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğu..." gerekçesiyle, mahkemenin görevsiz olması nedeniyle HMK'nın 115/2 ve 114/1-(c) maddesinde uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Tazminat talepli davada mahkemece verilen görevsizlik kararının hatalı olduğunu, zira uyuşmazlığın hizmet sözleşmesinden ve iş akdinden kaynaklanmadığını, rekabet yasağı sözleşmesinin, hizmet sözleşmesinin doğrudan unsuru olarak değerlendirilemeyeceğini, bu yasağın iş ilişkisinin sona ermesinden sonra hüküm doğurduğunu, iş akdinin aksine rekabet yasağının işçinin tek taraflı taahhüdüyle de kurulabildiğini, TTK'nın 4/1-c maddesinde du TBK'nın 444 ve devamı maddelerinden kaynaklanan davalarda ticaret mahkemesinin görevli olduğunun düzenlendiğini, bu durumda 7036 Sayılı İş Kanununun 5. maddesinin genel nitelikte olduğunu, uygulamada farklı görüşler bulunmasına rağmen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.12.2021 tarihli kararı ile rekabet yasağı konusunda asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunun kabul edildiğini, bunun yanı sıra bir çok Yargıtay ve istinaf kararında da bu davalarda ticaret mahkemesinin görevli olduğunun kabul edildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın görevli olan ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayalı olarak TBK'nın 444 ve devamı maddeleri uyarınca ceza koşulu alacağının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuşturİstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında 01.10.2018 tarihli iş sözleşmesi düzenlenmiş olup bu sözleşmeye göre davalı, davacı şirkette ihracat sorumlusu olarak çalışmıştır. Aynı tarihli rekabet yasağı taahhütnamesinde ise, hizmet akdinin devamı ve sona ermesinden sonra işçinin rekabet etmeme edimini üstlendiği, rekabet etmesi halinde ise cezai şart ödeyeceğini kabul ettiği görülmüştür.Rekabet yasağı, 6098 sayılı TBK'nın Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ila 447. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Öte yandan, TBK’nın 445/1. maddesi hükmüyle, rekabet yasağı kaydının işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte Kanun'un 445/2. maddesinde ise hakime, sözleşmede yer alan aşırı nitelikte rekabet yasağını kapsam ve süre yönünden sınırlayabilme yetkisi verilmiştir. İş görme ve sadakat borçları, açıkça kararlaştırılmasa bile her iş sözleşmesinde vardır. Sözleşme sona erdikten sonraki dönemde rekabet etmeme borcu ise ancak iş sözleşmesi taraflarının açıkça kararlaştırmaları halinde ortaya çıkar. İş sözleşmesi devam ederken, işçinin rekabet sayılacak davranışları ise “doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar olup” İş Kanunu’nun 25/II-e kapsamına girer ve işveren için haklı fesih nedeni oluşturur. Rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi halinde ise işçi, zararı tazmin ile mükelleftir. Bu kapsamda, iş akdinin devamı sırasında işçinin sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık halinde, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesidir (Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/27017 Esas, 2020/665 Karar sayılı kararı).Ancak, somut olayda davacının talebi, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra davalının davacı şirketlerle aynı iştigal konusunda faaliyet gösteren bir başka şirkette çalışmaya başlamasına dayanmaktadır. Yani, dava konusu eylem, davalı işçinin, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonraki rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıdır. Davacının talebinin, TBK'nın 444 ve devamı maddelerinde düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesine aykırı eylemler nedeniyle cezai şart talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Ticari davaları düzenleyen TTK'nın 4/1-c maddesi gereğince, işçinin rekabet yasağına ilişkin TBK'nın 444 ilâ 447. maddelerinde düzenlenen uyuşmazlıklar mutlak ticari dava olup, bu tür dava ve uyuşmazlıklara ticaret mahkemelerince bakılması gerekir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 07.02.2019 tarihli ve 2015/33389 Esas, 2019/2979 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.02.2015 tarihli ve 2014/19137 Esas, 2015/1379 Karar, 27.04.2015 tarihli ve 2015/4187 Esas, 2015/5893 Karar, 17.05.2018 tarihli ve 2016/11603 Esas, 2018/3697 Karar sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nun 29.02.2012 tarih ve 2011/11-781 Esas, 2012/109 Karar sayılı kararı).Bu açıklamalar ışığında, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde yapılan düzenlemenin, TTK'nın 4/1.c maddesini ortadan kaldırdığından söz edilemeyeceği, Dairemizin yerleşik kararları, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin 03.12.2021 tarih ve 2021/1534 Esas, 2021/6811 Karar ilamı ve Yargıtay İBBGK'nun 13.06.2025 tarihli kararı uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığa ticaret mahkemesince bakılması gerekirken, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.3. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 22.10.2025KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a ve 362/1.c maddeleri uyarınca karar kesindir.