11. Hukuk Dairesi 2019/2408 E. , 2022/7398 K. MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 12.04.2019 tarih ve 2018/309 E. - 2019/97 K. sayılı ek kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2019/2408 E. , 2022/7398 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 12.04.2019 tarih ve 2018/309 E. - 2019/97 K. sayılı ek kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından Yurtbank A.Ş.'ye yatırılan 3.300,00 TL mevduat alacağının bu bankanın ...'ye devri ile Oyak'a satılması sonunda İng Bank olması nedeniyle davalı bankadan 3.300,00 TL alacaklarına paranın bankaya yattığı tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak tahsili edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hisse devir tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanabilecek her türlü borcun ... tarafından üstlenilmesi sebebiyle ...'nin taraf olduğu sözleşmeler uyarınca bankalarının sorumlu olmadığını, müvekkili açısından davanın husumet yönünden ve ayrıca dava süresi içinde açılmadığından zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Feri müdahil ... vekili, davacının off-shore hesaplarında 4.209,15 TL bulunduğunu, davacının bankadan tahsilini talep ettikleri alacağın Yurt Security Off Shore Bank Ltd.'ye havale edildiğini, banka ile Yurt Security Off Shore Bank Ltd.'nin farklı tüzel kişiliklere sahip olduklarını, bu sebeple bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin de geçtiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Feri müdahil OYAK vekili, müvekkili kurumun, davaya konu uyuşmazlığın Off Shore hesapları nedeniyle zarara uğrayan mudilerin açtığı tazminat davası olduğundan bu konuda daha önce verilen kararlarda ...'nin borcu üstlendiğinin kesinleşmiş olduğunu, bu nedenle esasa ilişkin beyan hakları saklı kalmak kaydıyla husumetin ...'ye tevcih edilmesini bu talebin kabul görmemesi halinde ise davanın esastan reddini ve müvekkil kurumun davaya davalı yan yanında feri müdahil olarak katılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, banka yöneticileri hakkındaki kesinleşen mahkumiyet hükmü ile Yurt Security Offshore Bank Ltd.'ne gönderilen paranın fiilen bu bankaların kurulu olduğu Kıbrıs'a gönderilmediği, davalı Yurtbank A.Ş.'nin hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlerine kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu haliyle güven kurumu olan bankanın bu durumu bilerek davacıları Offshore Bank Ltd.'ye yönlendirdiği, bu nedenle davalının, davacı zararından sorumlu olduğu, ceza mahkemesindeki davaların sonuçlanması ile zarar ortaya çıktığından zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ve pasifi ile devredilen bankayı devraldığı bu nedenle sorumluluktan kurtulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 3.300,00 TL'nin 25/11/1999 tarihinden 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesine göre değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk derece mahkemesinin 12.04.2019 gün ile aynı sayılı ek kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesi ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Ek karar, davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Davalı banka vekilinin, ek karara yönelik temyizinde: 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'ya eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2019 yılı için 3.200,00 TL'dir. Davalı aleyhine hükmedilen meblağın 3.300,00 TL olduğu ve yukarıda yazılı madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kalmadığı anlaşılmakta olup, mahkemece 12.04.2019 tarihli ek kararla kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, davalı banka vekilinin ek karara karşı temyiz isteminin kabulü ile ek kararın kaldırılması gerekmiştir. 2- Davalı bankanın asıl karara yönelik temyizine gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenle davalı banka vekilinin 12.04.2019 günlü ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile ek kararın KALDIRILMASINA,(2)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.