7. Hukuk Dairesi 2023/3040 E. , 2023/4069 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/758 E., 2023/90 K. DAVA TARİHİ : 05.03.2015 KARAR : Asıl ve birleştirilen davanın kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahke…
**7. Hukuk Dairesi 2023/3040 E. , 2023/4069 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/758 E., 2023/90 K. DAVA TARİHİ : 05.03.2015 KARAR : Asıl ve birleştirilen davanın kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA VE BİRLEŞTİRİLEN DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacı ile davalı ... vekili ... arasında akdedilen 22.02.2012 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca davalı ...'nin Ankara ili, ... ilçesi, ... Köyü 423 ve 424 parselde bulunan hisselerinin davacıya satışının vaat edilerek tapu devir işlemlerinin en geç 31.12.2014 tarihine kadar yapılacağının taahhüt edildiğini, ancak tapuda devrin yapılmadığını, davalı adına kayıtlı olan hisselerin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleştirilen davada; davalılar ... ve ... tarafından ...'e, davalı ... tarafından da ...'a verilen vekaletnameye istinaden 22.02.2012 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin akdedildiğini, tapuda hisse devrinin yapılmadığını, asıl davada davalı ... aleyhine dava açıldığını, bu defa aynı sözleşmede vekilleri tarafından taşınmazdaki hisselerinin devrinin vaat edildiği ..., ... ve ...'ye davanın yöneltildiğini, davalılar adına kayıtlı hisselerin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ve birleştirilen davada davalılar vekili; dava konusu taşınmazların satışının ...'e verilen vekaletname uyarınca yapıldığını, davalılar ile davacı arasında yapılmış bir sözleşme olmadığından husumet itirazlarının olduğunu, davacı ile vekil ...'ün yakın akraba olduklarını, hisselerin değeri 130.000,00 TL civarında olmasına rağmen 15.000,00 TL bedel ile satımının vaat edildiğini, vekil eden vekalet görevini açıkça kötüye kullandığından satış vaadi sözleşmesinin de geçerli olmadığını, ayrıca davalı ...'nin 10.09.2012 tarihli 10802 yevmiye No.lu düzenleme şeklinde azilname ile vekil ...'ü vekaletten azlettiğini belirterek davalılar aleyhine açılan haksız davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2017 tarihli ve 2015/106 Esas, 2017/931 Karar sayılı kararıyla; "asıl ve birleştirilen davada vekil Tayip Özgür'e verilen vekaletin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2020 tarihli ve 2018/786 Esas, 2020/202 Karar sayılı kararıyla; istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 22.09.2021 tarihli ve 2021/1263 Esas, 2021/984 Karar sayılı kararıyla; ''...vekil ...'ün vekalet görevini açıkça kötüye kullandığı, vekil ile satış vaadi sözleşmesi akdeden davacının kötüniyetli olduğu dava yolu ile veya dosya kapsamı itibariyle ispatlanamadığından; davacının tapu iptal ve tescil talebi yönünden işin esasına ilişkin inceleme yapılarak bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde vekaletin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.'' şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne eski 423 parsel (yeni 127 ada 1 parsel) ile eski 424 parselde (yeni 127 ada 3 parsel) davalılar adına kayıtlı hisselerin iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen dosyalarda davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, davacının elden ödeme yapmadığını, yargılama aşamasında dosyaya sundukları önceki beyanlarını tekrar ettiklerini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 3 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 504 ve 506 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.