T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1465 - 2026/991 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1465 KARAR NO : 2026/991 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3- .…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1465 - 2026/991 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1465 KARAR NO : 2026/991 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3- ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 30/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle 19 koyun ve 1 koç ölmüş, 15 tane koyun kaza sebebiyle yara aldığı, Kazada yara alan koyunların 12 tanesi kazadan sonra yaşayamayacak vaziyette olduğu için çok düşük bir meblağ karşılığında kasaba satıldığı, 3 tanesi kazanın etkisinde dolayı yara izlerinin taşımakta ve sıkıntısını çektiği, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... tarihli kazadan dolayı oluşan şimdilik 1.000TL maddi zararın kaza tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesi ve Davacı ... ve davacı ...’ün her biri için 5000TL olmak üzere toplam 10.000TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte davalı ... ve davalı ....’den alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının tüm talepleri zamanaşımına uğradığı, bu sebeple zamanaşımı itirazında bulunulduğu, somut olay ... İli sınırlarından gerçekleştiğinden yetkili mahkeme ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, bu sebeple görev ve yetki yönünden itirazları olduğu, davalı ...'ın kendisine ait olan ... plaka sayılı ... marka araç ile ... tarihinde ... ili, ... ilçesine bağlı ... köyünden ... ili, ... ilçesine bağlı ... köyüne doğru ilerlerken, beklenmedik, öngörülmedik bir kaza meydana geldiği, davalı aracını konumun hız sınırı kurallarına uygun olarak sevk ettiği, davacı yanın iddialarının aksine, gerekli tedbirleri almış olmasına rağmen, söz konusu koyunlar sahibinin dikkatsizliği sebebiyle beklenmedik bir anda yola fırladığı, olay yerinde hayvan çıkabileceğine dair herhangi bir tabela veya işaret bulunmadığını beyan ettiği, kaza, aracını tüm kurallara uygun bir şekilde kullanan davalının tüm dikkatine rağmen koyunları otlatanın kusurlu davranışı neticesinde ve koyunların birdenbire yola fırlaması nedeniyle oluştuğu, dava konusu kazada koyunların sahibi asli kusurlu olan taraf olduğu, davacı tarafın olay saati konusunda itirazı mesnetsiz olduğu, olay sabah erken saatlerde (06.30) yani karanlık, gün doğmayan bir saatt olduğu, gün doğmadan hayvanları ana yola çıkartarak gezdiren davacılar tamamen kusurlu olduğu davalıya kusur izafe edilmemesi gerektiği, hayvan otlatmanın usul/esasları ve hayvan otlatanın cezai sorumluluğu "Mera, Yaylak ve Kışlaklarda Otlatma Yönetimi Uygulama Esasları" genelgesinde açıkça düzenlendiği, hayvanların sahibi genelgedeki düzenlemelere aykırı şekilde koyunları otlamaya çıkardığı, otlatma mevsimi, mera bitkilerinin zarar görmeden otlatılabilecekleri ve yeterli yem üretebilecekleri dönem olarak tanımlandığı, davalının aracında kaza sonucu hasar meydana geldiği, davacı tarafından yolun kenarında otlatılan küçükbaş hayvanların yola çıkması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bu yönden davacıdan haklarının saklı kaldığı, davacının eylemi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda düzenlenen ve idari makamlar tarafından işlem yapılmasını gerektiren bir kabahat olduğu, Yargıtay 8. Ceza Dairesi, ... E. , ... K. kararına göre, "Sanığın çobanı olduğu küçükbaş hayvan sürüsünü yolun karşı tarafına geçirmesi sırasında katılana ait aracın duramayarak çarpma sonucu 9 adet küçükbaş hayvanın telef ve 12 adet küçükbaş hayvanın yaralandığı ve aracın zarar gördüğü tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasında, sanığın eyleminin 2819 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 69/2. maddesinde düzenlenen kabahatin oluştuğu..." davalının kusuru olmamasına rağmen davacı tarafın talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat talepleri fahiş miktarda olduğu, bu durum yargılama sırasında bilirkişi incelemesiyle de sabit hale geleceği, davacının talep ettiği maddi tazminat miktarı uğradığı zararların ötesine geçtiği, kazanç elde edimi amacına dönüştüğü, bu sebeple davacının maddi tazminat talebine itiraz ettiği, koyunların İlçe Tarım Müd. 'nde küpe kaydı olup olmadığının, davacıların bu işi ticari olarak yapma yetkilerinin olup olmadığının, davacıların dava konusu olaydaki hak sahibi sıfatına haiz olup olmadıklarının araştırılmasını talep ettikleri, manevi tazminat, lehine hükmedilen kişi için bir zenginleşme sebebi olamayacağı gibi, aleyhine hükmedilen için de bir ceza niteliği taşımaması gerektiği, davacının talep ettiği miktar elem ve üzüntünün giderilmesi amacından çok davalıya yüklenmeye çalışılan bir ceza niteliğinde olduğu, bu nedenle davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun ve fahiş manevi tazminat istemlerinin de reddini talep ettikleri, davacının zarar iddiası afakidir, zarar miktarını hesaplama imkanı olduğu halde, belirsiz dava açılması usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca, olayda davacıların manevi tazminat talep haklarının olmadığı, manevi tazminat talep miktarları da afaki olduğu, davacıların ticari meta olarak yetiştirdikleri koyunların kaza sonucu ölmelerinden kaynaklı ne tür bir üzüntüye girdikleri, muzdarip kaldıkları elem, üzüntü , kederin ne olduğu de anlaşılamadığı, telef olunan koyunlarla davacıların arasındaki manevi bağ, sahiplenilen ve bir yaşam tarzı oluşturarak ev içerisinde sahibi ile kalan kedi, köpek, kuş gibi evcil hayvanlar gibi değerlendirilemediği, olayda sigorta poliçesi nedeni ile sigorta şirketinin sorumlu olduğu, bu yönden de davanın reddi talebinde bulunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğu, müvekkil şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 41.000-TL olduğu, dosya üzerinde yapılan tüm ödemeler poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiği, öncelikle, mükerrer ödeme ve sebepsiz zenginleşmenin engellenmesi için konu kaza nedeniyle zarar sorumluları tarafından zarar görene ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun tespitini talep ettikleri, kabul anlamına gelmemek kaydıyla somut uyuşmazlıkta, dosyaya ödeme ve onarıma ilişkin de herhangi bir fatura sunulmadığı, Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesine göre; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Bu noktada karşı tarafın davaya konu hasarının giderilip giderilmediği konusunda bilgi sorulmasını, hasarın giderilmiş olması halinde onarıma ilişkin fatura ve diğer belgelerin dosyaya sunulmasının talep edildiği, huzurdaki uyuşmazlıkta ZMSS genel şartları kapsamında “teminat dışında kalan haller” ve ödeme sınırları ile teminat limiti gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiği, poliçe kapsamında karşılanması gereken bir hasar mevcut olduğu kanaatine varılması halinde, karşı tarafın iddiaları kabul edilmediğinden uzman bilirkişi nezdinde gerekli inceleme ve tespit talebinde bulunulmuştur. ISLAH: Davacılar vekili 10.000,00 TL olarak talep etmiş oldukları miktarı ... tarihli ıslah dilekçesi ile 12.675,00 TL'ye çıkararak ıslah etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ... TARİHLİ KARARI: Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 675,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... Anonim Şirketi yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile, davalılardan müşterek müteselsil alınarak davacıya verilmesine, davacı vekilinin manevi tazminat talebinin reddine karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; müvekkillerin koyun sürüsünün yanındayken kazanın meydana geldiğini, müvekkillerin yanında canlı hayvanların paramparça olduğunu, karınlarının patladığını, müvekkilinde ağır psikolojij travmalar meydana geldiğini ve Yargıtay'ın sahipli hayvanların ölümü sebebi ile manevi tazminata hükmedilmesine karar verdiği kararların olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirmeye alınmadığını ve yeterli bir gerekçe kurulmadan hükme elverişli olmayan bilirkişi raporu ile hüküm tesis edildiğini, kazada telef olan koyun sayısının çok daha fazla olduğunu, koyunların cinsinin güney karaman olduğunu ve cinse göre değerlendirme yapılmadan zarar tespitinin doğru olmayacağını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece ... tarihinde duruşma kısa kararının gerekçeli karar ile aynı olmadığını, mahkemece tashih şerhi adı altında karar verilirken HMK'nun 306. Maddesindeki usullere uyulmadığını, hüküm altına alınan tutara ilişkin yapılan hatanın hükmün tavzihi yoluyla düzeltilmesinin de mümkün olmadığını, müvekkilinin tali kusurlu olarak zarardan sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığının tanzim edilen tespit tutanağından da anlaşılacağını, davacı tarafın olay saati konusunda itirazının mesnetsiz olduğunu, olayın sabahın erken saatlerinde gerçekleştiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucunda oluşan zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacılar vekili ve (katılma yoluyla) davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Bilindiği üzere, 6098 Sayılı TBK 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesi ve Borçlar Kanunu'nun 49.ve TBK 58. Maddesi gereğince kişisel değerlere saldırı halinde manevi tazminata hükmedilmesi için; kişilik haklarına saldırının bulunması; saldırının hukuka aykırı olması, kişinin haksız olan eylemden dolayı manevi zarara uğramış olması gerekir. Bu üç şartın bir arada olması halinde kişinin kişilik haklarına haksız saldırı nedeniyle manevi tazminat sorumluluğu doğabilecektir. Diğer yandan 6098 TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.” Dosya kapsamı incelendiğinde davacılara ait 9 adet küçükbaş hayvanın ... tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araçla çarpması sonucu hayvanların ölerek telef olduğu anlaşılmakla, her ne kadar davacılar vekili bundan kaynaklı olarak talep edilen manevi tazminatın reddi kararının yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de; oluşan zararın malvarlığına ilişkin zarar niteliğinde olduğu, manevi tazminatın koşullarını düzenleyen TBK hükümlerine göre, uğranan zararın kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilmekle manevi tazminat talebinin reddi kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, davacılar vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davacılar vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davacılar vekili kazada ölen koyunların cinsinin Güney Karaman olduğunu, koyunun cinsine göre fiyat değerlendirmesi yapılmadan düzenlenen raporun hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Dosyaya sunulan ... tarihli Veteriner Hekim Hesap Raporunda; hayvan değerinin iki metotla hesaplandığı, birincisinin Kasaplık Değeri/ Canlı Ağırlığı (kg) X Randımanı X Kesim Fiyatı (TL) ile formüle edildiği, bu değerin genelde damızlık değerini yitirmiş (dişi/erkek) ya da kısır olan hayvanlar için hesaplandığı, diğer metodun Damızlık Değeri olup; hayvandan ilerde elde edilebilecek et, süt, yavru, döl verimi, yapağı, gübre vb. verimleri göz önünde bulundurularak hesaplanan değeri olduğu, bahse konu kazada ölen hayvanlar için damızlık değerleri üzerinden hesaplama yapılacağı, tür, ırk cinsiyet, gebelik ve yaş aralığına göre belirlenen bu değerlerin içerisinde hayvanın ömrü boyunca vereceği döl verimi, yavru, et, süt, yapağı, gübre vb.. verimlerinin mevcut olduğu, damızlık değeri hesaplanırken Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün verilerinin dikkate alındığı, davacı vekili tarafından kazada ölen hayvan sayısının 20 adet olduğu 15 adetinin de yaralandığı belirtilmesine rağmen İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne yapılan ölüm/ kesim/ düşüm bildirimi olmadığı için hesaplama yapılırken sadece kaza tespit tutanağında kulak küpe numaraları belirtilen toplam 9 adet koyunun değer tespitinin yapıldığı, dosyadaki resimlerden kazada ölen hayvanların ırkının Güney Karaman olduğu, bu sebeple Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün verilerinde ona en yakın ırk olarak Mor Karaman ırkı üzerinden hesaplamalar yapıldığı, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden gelen verilere göre kulak küpe numaraları belirtilen 9 adet koyun ile ilgili kaza tarihinde ... ve dava tarihi olan ... tarihindeki değer tespitlerinin tabloya işlenmiş olduğu, buna göre dava konusu kaza tarihinde (...) ölen 9 adet koyunun toplam değerinin 10.700 TL, dava tarihindeki (...) değerinin ise 23.700 TL olarak hesaplandığı belirtilmiş, hesap raporunda yapılan değerlendirmeler ve tespitlerin dosya kapsamıyla uyumlu ve yerinde olduğu, ölen koyunların fotoğraflarından belirlenen cinsine göre fiyatlandırmasının yapıldığı anlaşılmakla davacılar vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davacılar vekilinin ve davalı .... vekilinin kusur oranlarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Olay tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde, kazanın oluşumunda hayvanlarını idare eden ... ve ...'ün 2918 sayılı KTK'nun Yönetmeliğinin 139/b-4 maddesindeki "taşıt yolunu kullanmak mecburiyetinde kalan hayvan sürücüsü ve kümelerini sevk ve idare edenler taşıt yolunun en sağ şeridinde bulunmak ve bu şeridin mümkün olan en az genişlikte bir kısmını işgal etmek zorundadırlar" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu oldukları, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nun 5/1-b maddesindeki "sürücüler hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar" kuralını ihlal ettiğinden kusurlu olduğu belirtilmişl, kazada 9 adet küçükbaş hayvanın öldüğünün hayvanların küpe numaralarıyla birlikte tespit edilerek tutanak tanzim edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece olay mahallinde keşif yapılmış, keşif esnasında hazır edilen davacılar tanığı ...'ün de beyanı tespit edilmekle keşif neticesinde alınan ... tarihli kusur raporunda, küçük baş hayvan sürüsünü sevk ve idare eden ... ile ...'ün, kendi sevk ve idarelerinde ... yolunu takiben ... istikametinden ... istikametine sürü halinde hayvan sevk ve idare etmek için taşıt yolu kenarındaki boş alanları kullanması veya bunların bulunmadığı yerlerde zorunlu olarak taşıt yolunu kullanmalarının gerektiği durumlarda ise gerekli dikkat ve özeni gösterip sürünün önünde ve arkasında yeterli ışık sistemleri ile uygun renkte bez kullanarak kendisinin ve de karayolunu kullanan diğerlerinin can güvenli gereği, gerekli tedbirleri alması ve sürüsünün büyüklüğü oranında 30' ar metrelik uzunlukta kafilelere bölerek gidiş istikametine göre karayolunun en sağ kısımlarını kullanarak en az genişlikte kısmını işgal etmesi gerekirken, dosya kapsamıyla keşif esnasındaki beyanlar ve yapılan tespitler ışığında yapılan değerlendirmede, havanın karanlık olduğu bir zaman diliminde, kaza mahalli olarak belirtilen taşıt yolu civarında, taşıt yolu haricinde hayvan sevk ve idare ederek götürülebilecek bir alanın bulunmadığı mahalde, her ne kadar el feneriyle tedbir almaya çalışmış olsalar da, zorunlu hallerde girebilecekleri taşıt yolunun en sağ kısımları yerine karşı yöne ait yol bölümünü de kapatacak şekilde, gerekli tedbirleri yeteri kadar almaksızın sevk ve idare ettikleri, havanın karanlık oluşu ile sürünün büyüklüğü sebebiyle anlık müdahale edemeyeceklerini göz önüne almayıp yerleşim yeri dışındaki karayolunda tedbirsiz davranarak sürülerini sevk ve idare ederek kaza mahalline geldikleri esnada karşı yönden gelen ... plaka sayılı kamyonetin sürüdeki hayvanlara çarpması sonucu meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK' nın 69.maddesini düzenleyen yönetmeliğin 139/B-4 "Taşıt yolunu kullanmak mecburiyetinde kalan hayvan sürücüsü ve kümelerini sevk ve idare edenler taşıt yolunun en sağ şeridinde bulunmak ve bu şeridin mümkün olan en az genişlikte bir kısmını işgal etmek zorundadırlar." maddesinde belirtilen kuralını ihlal ettiği, sürüyü sevk ve idare edenlerin yapmış olduğu bu ihlalin kazanın ana unsurunu oluşturduğu değerlendirilmekle ... ve ...'ün olayda % 75 oranında kusurlu oldukları, ... plaka sayılı ticari kamyonet sürücüsü ...'ın kendi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetiyle ... karayolunu takiben ... istikametinden ... istikametine seyir halindeyken ... karayolunun 6+700 km'si olduğu belirtilen Tabaklar mahallesi yakınlarına geldiğinde kolluk tarafından yapılan tespitlerde belirtilen sağa viraj levhasıyla kendisinin belirtiği şekliyle, geriden gelirken gördüğünü ancak motosiklet tarzı bir araç olduğunu sandığını ışıklandırmayı dikkate alarak aracının hızını azaltması, aracının hızını yolun durumuna göre uyarlaması ve aydınlatmanın bulunmadığı mahalde, aracının kısa huzmeli farıyla etkin şekilde görebileceği 20-25m mesafeyi etkili bir şekilde görerek olası bir olumsuzluk anında gerekli tedbire başvurduğunda aracını güvenli bir şekilde durdurabileceği bir hızda seyrine devam etmesi gerekirken, kaza mahalli olarak belirtilen ... mahallesi girişine 500m mesafedeki mahale kendisine ait yol bölümünü takiben geldiğinde, karşı istikametten kendisine doğru tutulan ancak kendisinin motosiklet ışığı olduğunu sandığını belirttiği ışık ile bu ışık sisteminin bulunduğu mahalde bir olumsuzluğun olabileceğini göz önüne almadığı, kendisine hitap eden sağa viraj levhasının bulunduğu mahalli geçerek yeteri kadar hızını azaltmayıp, aracının teknik özelliği gereği etkin şekilde görerek tedbir alabileceği mesafeyi göz önüne almaksızın aracının hızını yolun durumuna göre uyarlamadan seyrine devam ettiği esnada aracının ön kısımlarıyla karayolu üzerinde, aracın gidiş istikametinde seyir eden küçükbaş hayvan sürücüne çarpması sonucu gerçeklen kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK' nın 52/B "Sürücüler hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar." maddesinde belirtilen kuralını ihlal ettiği, sürücünün yapmış olduğu bu ihlal sebebiyle % 25 oranında kusurunun bulunduğu belirtilmiştir. Mahkemece aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olduğu, aralarında çelişki bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin kusur oranına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Davalı .... vekilinin müteselsil sorumluluğa yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı vekili, dava dilekçesinde talep edilen tazminat bedellerinin "davalılardan tahsiline" şeklinde talep edilmiş olmasına rağmen, ıslah dilekçesiyle "davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin" talep edilmesinin yerinde olmadığını, ıslahla bunun genişletilemeyeceğini ileri sürmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. Maddesinde de "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Müteselsil borçluluk, birden fazla borçlunun her birinin, alacaklıya borcun tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu, borçlulardan birinin edimi yerine getirmesi halinde borcun sona erdiği ve buna bağlı olarak diğer borçluların da borçtan kurtuldukları bir birlikte borçluluk halidir. Alacaklı, müteselsil sorumlulardan her birinden tazminat borcunun tamamını veya bir kısmını ifa etmelerini talep edebilecektir. Müteselsil sorumlular ise ödedikleri miktarı kendi iç ilişkilerinde kusurları oranında birbirlerinden talep edebileceklerdir. Bu açıklamalar doğrultusunda, davacıların telef olan hayvanları nedeniyle oluşan maddi zararın trafik kazasına karışan kusurlu araç maliki/ işleteni, bu aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ve aracın sürücüsü tarafından müştereken ve müteselsilen karşılanması gerektiği, davalı ...'nin işleteni olduğu ... plaka sayılı aracın kazanın oluşumu nedeniyle tali kusurlu olduğu ve oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre; ıslah; davacı veya davalının iddianın ve savunmanın değiştirilmesi yasağı kapsamındaki usul işlemlerini, karşı tarafın iznine ve hakimin onayına bağlı olmaksızın belli kurallar çerçevesinde bir defaya mahsus olmak üzere düzeltilmesini sağlayan bir usul hukuku kurumu olup; dava dilekçesinde davalılardan tahsili talep edilen tazminat miktarının ıslah dilekçesiyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen talep edilmesinde bir hata bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı .... vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı vekili, davalı lehine hükmolunan vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin gerektiğini ve hükmün bu şekilde düzeltilmesini talep etmiş ise de; davacılar arasında HMK 57 ve 58. md.leri gereği ihtiyari dava arkadaşlığı vardır. Bu davalar davacılar yönünden ayrı ayrı açılabileceği gibi birlikte de açılabilir. İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Buna bağlı olarak, iş bu uyuşmazlıkta her bir davalı yönünden talep edilen tazminat ayrı ayrı uyuşmazlıklardır. Bu nedenle davanın reddedilen kısmı nedeniyle davalılar lehine hükmolunan yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıların müteselsil sorumlulukları bulunmadığından "davacılardan alınmasına" şeklinde kurulan hükmün yerinde olduğu kanaatine varılmış, davalı vekilinin bu yönlü istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı.... vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı vekili kısa kararla hüküm arasında çelişki bulunduğunu, bu eksikliğin tashihle düzeltilemeyeceğini, bu nedenle hükmün kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Dosya kapsamı incelendiğinde; mahkemece alınan ... tarihli hesap raporunda dava tarihi itibariyle davalıların kusurları oranında sorumlu tutulabilecekleri zarar miktarının 2.675,00 TL olarak hesaplanmış olduğu, davacılar vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde maddi tazminat talebinin 2.675,00 TL üzerinden ıslah edildiği, mahkemece ... tarihli kısa kararda maddi tazminat talebinin kabulü ile 2.675,00 TL'ye hükmedilmiş olduğu, gerekçeli kararın değerlendirme kısmında maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş olduğu belirtilmekle birlikte hüküm kısmında maddi tazminat miktarının 675,00 TL olarak yazılmış olduğu, davacılar vekilinin ... tarihli maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesi işleme alınmakla; ... tarihli tashih şerhinde "hükmün 2 nolu kısmında "675,00 TL " olarak belirtilen miktarın " 2.675,00 TL" olarak tashihine" şeklinde ek karar verilmiş olduğu, buna göre HMK'nın 304/1.maddesi gereği "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir" şeklinde düzenlenmiş olmakla ek kararın yerinde olduğu anlaşılmış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 304,40 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 304,40 TL harcın davalı ....'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar vekili ve davalı .... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 30/03/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.