İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından dava dışı ... Pas Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine kredi verildiğini, davalıların ise bu krediyi müşterek borçlu müteselsil …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/465 KARAR NO : 2025/1711 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/12/2021 NUMARASI : 2018/1334 Esas - 2021/971 Karar DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkinDüzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından dava dışı ... Pas Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine kredi verildiğini, davalıların ise bu krediyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını; 6 adet kredinin borçlu tarafından ödenmemesi üzerine bankaca kredi sözleşmelerinin kat edilip, kat ihtarının esas borçluya ve kefillere tebliğ edildiğini, sonuç alınamayınca da asıl borçlu ve kefiller yönünden icra takibi başlatıldığını; icra takibine davalı kefillerin itiraz ettiğini, onlar yönünden takibin durduğunu belirterek; kefillerden ... yönünden 846.032,28 TL olarak, ... içinde 86.163,64 TL olarak itirazların iptaline, takibin bu davalılar yönünden de aynen devamına karar verilmesini ayrıca davalılardan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; istenen alacakların fahiş olduğunu, kaldı ki, müvekkili ...'ın şirketteki hissesini 15/04/2015'de diğer davalı müvekkili ...'a devrettiğini, bu nedenle icra takibine konan alacaklardan hiç sorumlu olmadığını, söz konusu bu devri alacaklı bankaya da noterden bildirdiklerini; bu şekilde kefillik sorumluluğunun sona erdiğini, kaldı ki, davalı ...'ın kefaletnamesinde eşinin muvafakati bulunmadığından dolayı kefaletnamenin geçersiz olduğunu; icra takibine konu olan sözleşmelerin ve borçların pay devir tarihi olan 15/04/2015'den sonra doğduğu için ...'ın yönünden davanın reddine karar verilmesini, diğer davalı yönünden de fahiş yapılan icra takibi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini; davacıdan da %20 kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Mahkememizce öncelikle davalı ...'ın şirket hissesini diğer davalımıza devriyle ilgili savunması incelenmiş olup; davalı ...'ın da şirket hissedarı ve yöneticisi olması nedeniyle ve o şirketin kredi kullanan şirket olması nedeniyle kefaletnamesinde eş imzasına gerek bulunmadığı; bu yönden yapılan itirazın geçersiz olduğu kabul edilmiş; yine kefil ...'ın her ne kadar hissesini 15/04/2015 tarihinde ...'a devretmiş ise de, bu devri bankaya ihtar yoluyla 24/01/2018'de bildirdiği, bu nedenle 15/04/2015'den sonra kullandırılan kredilerden değil 24/01/2018'den sonra kullandırılan kredilerden dolayı borçlu olmayacağı mahkememizce tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki kredi sözleşmesi incelendiğinde, davalımız olan kefiller yönünden kefaletnamelerin geçerli olduğu, davalılarımızın kök borçlu şirketin hissedar ve yöneticileri olduğu, ...'ın şirketteki konumunun aynen devam ettiği, bu nedenle gerçek borcun tamamından sorumlu olacağı; ...'ın ise, hisse devrini bankaya tebliğ ettirdiği tarihten önceki kredilerden kaynaklanan borçlardan sorumlu olacağı kabul edilmiş; önce bilirkişi Hasan Ünal'dan rapor ve ek raporlar alınmış ancak alınan rapor ve ek raporlar mahkememizce hüküm kurmaya uygun bulunmadığından; bu bilirkişi tarafından ödenmeyen kredi taksitlerinden itibaren hesap katına kadar uygulanması gereken akdi faiz oranı ve temerrüt tarihi ile takip tarihi arasında uygulanması gereken temerrüt faiz oranlarının sözleşmeye uygun bir türlü hesaplanamaması; bilirkişi tarafından kredi taksitleri süresinde uygulansa idi, tarafların arasındaki ödeme protokolüne göre faizlerin değerlendirilmiş olması; oysa bu faiz oranlarının taksitlerin süresinde uygulanması halinde geçerli olacağı; taksitlerin süresinde ödenmemesiyle artık protokolle belirlenen faiz oranları yerine sözleşmede kararlaştırılan faiz oranlarının uygulanması gerektiği sebebiyle hükme esas alınamamış ve yok hükmünde kabul edilmiş; bu nedenle mahkememizce bilirkişi değiştirilmiş, bilirkişi bankacı ...'dan da rapor ve ek raporlar alınmış olup, mahkememizce 22/10/2021 tarihli ikinci ek rapor hükme esas alınmak suretiyle karar verilmiştir. Hükme esas alınan ikinci ek raporda, davalı müteselsil kefil ...'ın davacı bankaya yaptığı 24/01/2018 tarihli yazılı bildirimle asıl borçlu lehine olan kefaletini kaldırdığı; bu durumu kabul eden davacı bankanın sadece 11282 ve ... nolu KMH kredilerinden kaynaklanan toplam 85.174,64 TL tutarındaki alacaktan ...'ı sorumlu tutup icra takibi başlattığı; ... nolu KMH kredisinde 24/01/2018 tarihinden evvel kullandırılmış ise de, 23.563,18 TL'nin kefaletin kaldırılmasından sonra 14/02/2018 tarihinde döviz satışından kaynaklandığı ancak ...'ın bu satıştan sorumlu olmadığı; 24/01/2018 tarihinde ... yönünden 51.436,79 TL bir borcun bulunduğu nazara alınmak suretiyle rapor hazırlanmış olup, Diğer 6 sözleşme için kefil ... her bir sözleşmeden dolayı asıl alacağı, işlemiş temerrüt faizi ve BSMV'si ayrı ayrı hesaplanmak suretiyle hesaplama yapılmış olduğu görülmüş; her bir kalem yönünden mahkememizce bilirkişi raporu irdelenmiş, gerekçeleri ve hesaplama şekli yerinde bulunduğundan hükme esas alınmıştır. Davacı banka icra inkar tazminatı talep etmiş olup, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar likit alacaklar olduğundan her bir davalı yönünden haksız bulundukları miktarla sorumlu olmak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmiş; davalılar aleyhine sorumlu oldukları ortak miktar yönünden müteselsilen sorumluluk hükümlerine göre icra takibi yapıldığından icra inkar tazminatı davalılara paylaştırılırken bu husus mahkememizce nazara alınmış; ayrıca vekalet ücretleri ve yargılama giderleri yönünden de davalıların; ...'ın sorumlu olduğu miktar yönünden müteselsil sorumlu oldukları, artan kısım yönünden sadece ...'ın sorumlu olduğu nazara alınmak suretiyle hüküm oluşturulmuş; Davalılar vekili de reddedilecek kısım yönünden kötü niyetli takip tazminatı talep etmişse de; banka alacağının doğmuş olduğu, reddedilen kısmın sadece işlemiş faiz ve kefaletin geçerlilik tarihine göre hesaplanan kısımlar olduğu; senaryo alacak olmadığı ve kötü niyetli takip tazminatının şartları bu nedenle oluşmadığından bu talep reddedilmiş, Dava dilekçesinde davalı ... için 846.032,28 TL yönünden talepte bulunulduğu, bu davalı yönünden mahkememiz hükmüyle toplam 827.477,16 TL yönünden talebin kabul edildiği, davalı ... için 86.163,64 TL üzerinden talepte bulunulduğu, bu davalı yönünden de 51.799,72 TL yönünden mahkememizce talebin kabulüne gidildiği nazara alınarak vekalet ücretleri ve yargılama giderleri hesaplanmış, davanın kısmen kabulüne, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı Banka ile dava dışı ... ... Ürünleri San ve Tic Ltd Şti firması arasında ticari kredi sözleşmeleri imzaladığını, şirket yetkilileri, ... ve Gölhan Akbağ müşterek borçlu ve müteselsil-kefil olarak bu sözleşmeleri imzaladığını, söz konusu sözleşmeler uyarınca ... ... Ürünleri San ve Tic Ltd Şti firmasına ticari krediler kullandırıldığını, borçlular sözleşme hükümlerine uymayarak tümü muaccel hale gelen borçlarını davacının Banka tarafından gönderilen uyarı mektupları ve ihtarnamelere rağmen ödemeyerek, ihlal ettiğini, Borçlulara Üsküdar 24. Noterliği'nin 02.08.2018 gün ve ... Y. Sayılı 829.010,53 TL’lık, ihtarnamesi keşide edilmiş ve borçlarını ödemeleri bildirilmiş ise de borçlarının tamamını bugüne dek ödemediğini, bunun üzerine borçlular hakkında İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyasından haciz yoluyla ilamsız takibe geçildiğini, Borçlu kefiller tüm borca ve ferilerine itiraz ettiğini, mahkemece ilgili dosyadan yapılan yargılama neticesinde; "Dava dilekçesinde davalı ... için 846.032,28 TL yönünden talepte bulunulduğu, bu davalı yönünden mahkememiz hükmüyle toplam 827.477,16 TL yönünden talebin kabul edildiği, davalı ... için 86.163,64 TL üzerinden talepte bulunulduğu, bu davalı yönünden de 51.799,72 TL yönünden mahkememizce talebin kabulüne" karar verildiğini, davacının Bankaca kefil ... yönünden yapılan hesaplamaya itiraz edilmemekle birlikte firma ve kefil ... yönünde yapılan hesaplamada akdi faize yer verilmemesi nedeniyle Bankamıza tebliğ edilen ek rapor ile dosyada yer alan 14.10.2020 tarihli rapor arasında Bankanın aleyhine fark bulunması yönünden itiraz edilmiş olmasına rağmen Mahkemece söz konusu itirazı dikkate alınmaksızın karar verilmiş olmakla usul ve yasaya aykırı olduğunu, Taraflar arasında bulunan sözleşme hükümleri gereği akdi faiz hesaplanarak davacının Banka alacağı hesap edilmesi gerekirken akdi faiz hesaplamasının dikkate alınmamasının kabulünün mümkün olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, akdi faizin talep edilip edilemeyeceği noktasındadır.Davacı banka ile dava dışı ... ... Çelik Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. arasında 08/11/2013 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve davalılar bu sözleşmeye müteselsil kefil olmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "genel kredi sözleşmesi, hesap özeti, hesap kat ihtarı" sebebine dayalı olarak asıl alacak, temerrüt faizi ve BSMV olmak üzere toplam 846.032,28 TL alacağın tahsili istemiyle 15/08/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı banka tarafından istinaf dilekçesinde, kefil ... yönünden yapılan hesaplamaya itiraz edilmemekle birlikte firma ve kefil ... yönünde yapılan hesaplamada akdi faize yer verilmemesi nedeniyle tebliğ edilen ek rapor ile dosyada yer alan 14.10.2020 tarihli rapor arasında banka aleyhine fark bulunması yönünden itiraz edilmiş olmasına rağmen mahkemece söz konusu itirazımız dikkate alınmaksızın karar verildiği hususları ileri sürülmüştür.İlk derece mahkemesince alınan 28/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacı bankanın hesap kat ihtarnamesinde yer alan anapara tutarları asıl alacak olarak kabul edilmek suretiyle 29.07.2018 -15.08.2015 tarihleri arası için temerrüt faizi ve gider vergisi talep edilmiş olup, bankanın icra takip talebindeki hesabında işlemiş akdi faizin dikkate alınmadığı açıklanmıştır. Bu nedenle, icra takibinde akdi faize ilişkin bir talebin bulunmaması nedeniyle davacı bankanın talebiyle bağlı kalınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi 22/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda davalı ... yönünden banka alacağı 827.477,16 TL olarak hesaplanmış, davacı bankanın dayandığı 14/10/2020 tarihli raporda ise davacı banka alacağı 831.646,48 TL olarak hesaplanmış ise de, aradaki farka ilişkin somut bir itiraz ileri sürülmemiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince 22/10/2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalılar vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde istinaf harcının müvekkilleri yönünden yüksek olması ve ödenememesi sebebi ile kararın istinaf edilemediği belirtilmiş olup, herhangi bir istinaf harcı da yatırılmadığından söz konusu dilekçedeki "icra takibin devamına kararının kaldırılmasına" ve "müvekkillerim aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatına ilişkin kararının kaldırılmasına" şeklindeki talepler değerlendirmeye alınmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2025